Bahar geldi yaz geldi, evler bize az geldi. Günler geceler derken, kermes sezonu geldi. Gelmesine geldi de; Anadolu’nun küçük kasabalarından metropolün varoşlarına, alanlardan sokaklara, cadde üzerlerinden, parklara sarkan bu kermeslerin faydası ne? Esnaftan alınan tapon mallardan, evlerde yapılan börek ve çöreklerden oluşturulan bu ekonominin büyüklüğü nedir bilmiyorum ama kermes ekonomisinin verimliliğinin çok düşük olduğunu, etkinliğinin ve etkililiğinin zayıf olduğunu gözlemleyebiliyorum. Yani olay nedir? Hayır mı? Alışveriş mi? Tamam bazıları parmaklarının ucuna yükselip patlatacak “Hayırlı Alışveriş” sloganını da gel gelelim kazın ayağı öyle değil, perdeli. Hayır istediğiyle, alışveriş gerçekliği örtüşmediğinde -ki çoğunlukla olan budurne edeceğiz? Neresinden bakarsan kermes üstü forma, altını sorma babından karışık bir organizasyon işi. Bu hakikate rağmen nedir bu kermes merakı? Yani sadakasını, zekâtını, yardımını yapacak olan Müslüman kişiler araya bu işleri sokmadan doğrudan infaklarını yapsalar daha kolay, daha akılcı olmuyor mu?
Tesbihattan, sarık boyu uzunluğuna kadar her konuyu bidat, sünnet denkleminde irdeleyen cemaatlerin kermes merakı da ayrı inceleme konusu olur. Çünkü mesele bu bağlamda ele alındığında kermes işi düpedüz bidat! Kermes organizasyonları ne geleneğimizde ne asrısaadette mevcuttur. Epi topu 30 yıllık mazisi vardır bizde. Kelime(kermesse) doğrudan Fransızcadan dilimize geçivermiş. Dahası iki kelimenin terkibinden oluşmuş bir bileşik kelimedir ki, manası evlere şenliktir. Kerk (church), kilise mis(mass), topluluk kelimelerinden oluşur, kilise kalabalığı anlamını taşır. Kelimenin köklerinden de anlaşılacağı üzere kermes kelimesi bizatihi kilise ile irtibatlı bir kelime olup, kiliseye yapılan toplu bağış törenidir. Hatta tarihsel verilere göre kermes organizasyonlarının ilk ortaya çıkışı 1370 yılında Yahudilere yapılan Brüksel Katliamı olarak bilinen katliam sonrası yapılan festivallere dayanmaktadır.
Öyle başlamış, böyle başlamış, çok da umurumda değil. Ancak nazarımda kulağı tersten gösterme, hayrı şova dönüştürme işidir; kermes. Bu sebeple, kermes organizasyonları sosyetik hayır balolarına da benzetir. Hani daha büyük balo organizasyonları yapabilmek için, yapılan yardım baloları var ya! Hah işte onlara benzer bir şey.
Şimdi bu Müstakil Gazete de işler iyi gitmiyor ya demem o ki; “böreğini, çöreğini, satılmayan çorabını, plastik Japon çiçeğini al da gel”, diyesim var. Evcilik tadında kermescilik oynayasım geldi.
Dostla Kalın Efendim.
Tesbihattan, sarık boyu uzunluğuna kadar her konuyu bidat, sünnet denkleminde irdeleyen cemaatlerin kermes merakı da ayrı inceleme konusu olur. Çünkü mesele bu bağlamda ele alındığında kermes işi düpedüz bidat! Kermes organizasyonları ne geleneğimizde ne asrısaadette mevcuttur. Epi topu 30 yıllık mazisi vardır bizde. Kelime(kermesse) doğrudan Fransızcadan dilimize geçivermiş. Dahası iki kelimenin terkibinden oluşmuş bir bileşik kelimedir ki, manası evlere şenliktir. Kerk (church), kilise mis(mass), topluluk kelimelerinden oluşur, kilise kalabalığı anlamını taşır. Kelimenin köklerinden de anlaşılacağı üzere kermes kelimesi bizatihi kilise ile irtibatlı bir kelime olup, kiliseye yapılan toplu bağış törenidir. Hatta tarihsel verilere göre kermes organizasyonlarının ilk ortaya çıkışı 1370 yılında Yahudilere yapılan Brüksel Katliamı olarak bilinen katliam sonrası yapılan festivallere dayanmaktadır.
Öyle başlamış, böyle başlamış, çok da umurumda değil. Ancak nazarımda kulağı tersten gösterme, hayrı şova dönüştürme işidir; kermes. Bu sebeple, kermes organizasyonları sosyetik hayır balolarına da benzetir. Hani daha büyük balo organizasyonları yapabilmek için, yapılan yardım baloları var ya! Hah işte onlara benzer bir şey.
Şimdi bu Müstakil Gazete de işler iyi gitmiyor ya demem o ki; “böreğini, çöreğini, satılmayan çorabını, plastik Japon çiçeğini al da gel”, diyesim var. Evcilik tadında kermescilik oynayasım geldi.
Dostla Kalın Efendim.
Kermesse Var Gidelim, Neşvü Sefa İdelüm
Reviewed by Habersizim
on
07:24:00
Rating:

Hiç yorum yok: