Yasin Suresi Tefsiri - 11

13 -Onlara peygamberler    gönderdiğimiz şehir halkını misal olarak anlat.
Yasin Suresinin 13. ayetiyle birlikte yeni bir bölüm başlıyor. Bu bölümde Allah azze ve celle rahmeti ve merhameti gereği bir misal verir. Misal, aralarında benzerlik bulunan iki şeyden birinin diğeri için kullanılmasıdır. Yüce Allah Kerim Kitabında bir çok misaller verir.
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruyla hidayete iletir. Allah insanlara (işte böyle) misal verir; Allah her şeyi bilir. Nur 35
Onların (münafıkların) durumu, (karanlık gecede) bir ateş yakan kimse misalidir. O ateş yanıp da etrafını aydınlattığı anda Allah, hemen onların aydınlığını giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (artık hiçbir şeyi) görmezler. Bakara 17
Allah, inkar edenlere, Nuh’un karısıyla Lut’un karısını misal gösterir. Tahrim 10
İşte biz bu misalleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir. Ankebut 43
Yasin suresinin başından 12. ayete kadar anlatılanların bir insan şahsında nasıl uygulanacağı, pratize edileceği örnek verilerek anlatılır. Bilgiye yönelik olmaktan ziyade, amele uygulamaya dönük bir anlatım için örnek vermek gayet uygundur.  Kur’an’a  iman edip amel isteyenler için surenin bu bölümünde bir örnek zikredilir. Bu örnek 13. ayet ile 32. ayet arasında yer alan, adım adım olaylar zincirini içeren bir kıssadır. 13 ile 32 ayetler arasında anlatılacak enteresan kıssada, Allah azze ve celle adı edilen karyeye(kasaba, kent ve benzeri büyükçe yerleşim yeri) tıpkı Hz. Musa ve Hz. Harun gibi aynı anda iki peygamber birden gönderir. Karye halkı gelen peygamberleri yalanlar. İnkarcılıkta direnen bu halka bir üçüncü peygamber  gönderilir.  Üç peygamberde davalarını anlatır. İslami çağrıyı yeniden duyurur. Allah’ın birliğinden, kıyametten, cennetten, cehennemden  bahsederler. Şuurlu bir Müslüman peygamberlere destek olur. Bu yiğit halkını peygamberlere inanmaya çağırır. Halk ise o yiğidi    katleder. Öldürülen o sadık mü’minin kalanlar hakkında temennisi ve o inkarcı halkın helak edilmesi ile kıssa tamamlanmış olur. Azgınlık,    kafirlik ve peygamberlere isyan konusuyla ilgili olarak örnek bir kent  seçilmiştir.  Bir  kavmin ibret verici tarihi anlatılıyor. Kur’an uslubuna uygun olarak, bu olayın hangi şehirde, nerede, ne zaman yaşadığı  ve  kahramanlarının kimler olduğu bildirilmemiştir. Demek ki  o kadar önemli değildir. Söz konusu şehrin Roma kasabalarından biri veya putperest döneminde Antakya olduğu, kente gelen elçilerin ise İsa as. ın havarileri olduğu (Allah’ın elçisinin elçisinin elçileri de Allah’ın elçisidir diye hayli zorlama çıkarımlar yapılmıştır), elçilere yardım eden yiğit kişinin Habibi Neccar (sevgili marangoz, Yasin suresine Habibi Neccar suresi diyenler vardır) olduğunu iddia edenler olmuştur. Güvenilir dayanakları olmayan bu söylemler şiddetli eleştiriler almıştır. Bilinen tarihte Antakya’da bir helakin yaşanmadığını, Yahudi olmayanların Hıristiyanlığı kabul ettiğini, dolayısıyla bunun toplu bir helake mani olacağını söyleyenler olmuştur. Bahsedilen rasullerin yani elçilerin İsa as. ın elçileri değil Allah’ın rasulleri olan peygamberler olduğu görüşü daha uygundur. Tebliğ ederken söyledikleri sözler ve aldıkları cevaplar ile bizzat kendilerinin peygamber oldukları anlaşılmaktadır. Doğrusunu Allah bilir. Neresi olduğu Alah ve Rasulü tarafından belli edilmemiş ise birtakım rivayetlerin ardına ısrarla takılmaya gerek yoktur. Kıssada cereyan eden olayların, içinde taşıdığı ibret dolu mesajların özünün ve esasının daha önemli olduğu açıktır. Surede anlatılan vasıfları taşıyan her şehir, kent, kasaba için bu örnek geçerli olacaktır. Herkes kendi yaşadığı yere odaklanmak, kendi toplumuyla buluşmak durumundadır.
Nice surede peygamber isimleri gündeme gelir. Kur’an özü ve özeti olan Yasin Suresinde ise peygamber ismi zikredilmez. Sanki Adem as. dan Muhammed as. a kadar Allah’ın bütün peygamberlere verdiği görevlerin hepsi görev kapsamı olarak üzerimize yüklenmektedir.
Daha az taraftarı olan bir başka görüş ise şöyledir. Kıssadaki üç rasul, Allah’ın üç büyük peygamberi olan Musa as., İsa as., ve Muhammed as. dır. Musa as. Mısır’ı firavnlardan kurtardı. İsa as. Romalılar arasına İslam kıvılcımını bıraktı. O kıvılcım giderek büyük bir ateşe döndü. Hz. Muhammed sav. onların ardından geldi. İslam önce arap yarımadasına derken bütün kıtalara yayıldı.
Bu örnek toplumda peygamberler, peygamberlere destek olanlar ve peygamberlere karşı gelenler olmak üzere üç grup insan yer alıyor. Uyaranlar,  uyarılanlar ve uyarıya olumsuz cevap verenler olmak üzere üç grup. Bu manzaranın Kureyş’e tarif edilmesi gerekmektedir. Sanki Muhammed as. a şöyle denilmektedir:
‘Peygamberlere uğursuz diyen, öylece muamele eden kavmin tarihi hallerini hikaye et. Ey peygamber! Benim uyarım fayda vermez diye dertlenme. Sen görevlendirdiğimiz ilk peygamber değilsin.
Ey Muhammed! De ki: “Ben Peygamberlerin ilki değilim. Ahkaf 9
Senden önce de aynı şeyler oldu. İman etmeyenler oldu. O peygamberlere nice eziyetler yaptılar. Peygamberler sabrettiler. Ey peygamber! Sen ise bütün alemlere görevlendirildin.’
Kıssada Hz. Peygamber sav. e, seni yalanlayan duyarsız Kureyş’e o kent halkını  misal  getirmesi  söylenmektedir. O kent halkının durumunu ibret verici bir misal olarak anlat. Darbı meselde, kıssada bahsedilecek kent halkı tıpkı Kureyş gibi bir insanın peygamber olmasını kabul etmiyor. Hırıstiyanlık karşısında müşrik Roma nasıl yenildiyse, Muhammed as. karşısında da o belde ile aynı yolu takip eden müşrik Mekke aynı sonuçla karşılaşacak, öylece yıkılıp gidecektir.
Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini, doğruluk rehberi Kuran ve hak din ile gönderen O’dur. Fetih 28
Hz. Peygamber sav. e vaat edilmiş büyük değişimleri haber veren bir örnek olarak ve ayrıca üzerine azap sözü hak olanları korkutmak, Kur’an’a uyanları müjdelemek üzere bu örneği aktar.
Hz. Peygamber sav. sünnetine tutunmak isteyen İslam davetçileri de sorumluluklarının farkında olmalıdır. Eğer içinde yaşadıkları toplumda kendilerinden önce Allah’ın mesajı duyulmadı ise peygamberlerin görevi ile görevlidirler. Peygamberlerle aynı pozisyonun, aynı resmin içinde olmalıdırlar. Allah’ın dininin sözcüleriyle beraber olmalılar. Kendilerinden önce bu şekilde çalışanlar varsa onlara destek olmalıdırlar. İman esaslarını, iyi ve kötüyü orta koymaları gerekir. Peygamberlerin sabrını ve teslimiyetini tanıtmalıırlar. Davetçilere karşı gelenler mutlaka olacaktır. Allah yardımını mutlaka gönderir. Hakla batılın mücadelesinde tarafsız kalanların veya karşı grupta yer alanların sonu yıkım olacaktır.

Yasin Suresi Tefsiri - 11 Yasin Suresi Tefsiri - 11 Reviewed by Habersizim on 08:47:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: