Son Şam / Kıyametten en bir önceki sûret

Son dört beş senedir ismini sadece bombalarla, parçalanmış cesetlerle, birtakım kan emici ülkelerin çıkarlarıyla andığımız/anabildiğimiz Suriye özelinde Şam’a gidemeyenler için fevkalade bir gezi kitabı Son Şam. Gezilebilecek her yerin yerle yeksan olduğunun farkındayız, okumakla iktifa edeceğiz mecburen. O eski günleri Şam’a yazılmış şiirlerde, şarkılarda, kitaplarda buluyoruz artık. Öykücü Mehmet Harmancı iki binlerin ilk iki senesinde Şam’da yazmış Şam yazılarını. Şam yazılarının kitaplaşması ise iki bin on dört senesini bulmuş. Her ne kadar yazılar başta gidip gezecekler için rehber olsun, yoldaş olsun diye yazılarak yola çıkılmış olsa da, geçmişten geleceğe mektup ehemmiyeti taşıyor gözümüzde yine de bu yazılar.

Şam’ın sokakları, kitapları, şiirleri, nargileleri, kapıları, erkekleri, kadınları, Nizar Kabbani’si, Ramazan El Buti’si bizi selamlıyor Son Şam’da. Kitabın sonunda küçük bir fotoğraf albümü de var o günlere ait. En çok da Resim Dersi şiiriyle sevdiğimiz Kabbani diyordu ya: “Aranızda bir bilen var mı / Nerede Şam?” işte O Şam’ı aramış durmuş Mehmet Harmancı. Bulmuş mu bilmiyoruz, okuyunca göreceğiz.
Son Şam / Kıyametten en bir önceki sûret Son Şam / Kıyametten en bir önceki sûret Reviewed by Habersizim on 10:13:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: