Halk cahil, eğitim şart

MHP’nin değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez genel başkanı Devlet Bahçeli her seçimden önce bir takım gizemli hesaplara başvurur. Bulunduğu mekânın eni ve boyunu çarparak buğday taban fiyatına böldüğünde, elde ettiği sonuç partisinin bin sonraki seçimde alacağı artı eksi bir puan güvenlik payıyla kesin sonucu verir ve aynı zamanda iktidara geleceklerinin mutlak garantisidir.

Toprağı bol olsun. Pek uyunmaz, ama gene de gözlerini yumarak ışıklar içinde uyumaya çalışsın,Aydınlanma felsefesinin Türkiye’deki yerel peygamberi İlhan Selçuk bu konuya çok daha bilimsel yaklaşırdı. CHP’nin her seçim yenilgisinden sonra bilimsel veriler, örneğin liseye giden kızların etek boyu ve ayın dünya etrafındaki dönüş hızı gibi değerler üzerinden tek parti zihniyetinin bir sonraki seçim başarısını müjdelerdi. O kadar bilimsel fal döktürüyordu ki, insanlar bunun için Cumhuriyet denen varakpareyi bile satın almak ve okumak zahmetine katlanıyorlardı.

Bir zamanlar kocasının gücü ile gazete yazarlığı yapan yaşı geçkin, bir hanım kızımız vardı. Büyük Kurucunun ülkemize demokrasi getirdiği gibi inciler yumurtlamayı pek severdi. Bilgi teknolojilerinden hiç, ama hiç anlamazdı, fakat girilen seçim tutanaklarının seçim kuruluna aktarılırken hacklendiğine inanıyordu. Ham hum, şorolop. Bunun nasıl yapıldığına veya yapılabileceğine dair hiçbir fikir kırıntısı bile ileri süremedi. Artık büyü veya sihir mi, misafirlerine dolma sararken bunu daha fazla düşünme fırsatı olacaktır.

Tüm bu çabaların ortak noktası şudur. Halk cahildir ve ona kime oy vermesi için eğitim verilmesi gerekir. Eğitim, pedagojik anlamda kişiye şartlı refleksler zinciri kazandırma işlemidir. Bunu yapmanın iki yolu bulunur. Birincisi eğitilecek kişiye bu davranışın sevdirilmesidir. İkincisi ise kişinin üzerinde baskı uygulanması ile bu seçeneğe zorlanması, yani kişinin sıkıştırılmasıdır. Bu ikilemeye baş harflerinden esinlenilerek ve Alman gizli polis teşkilatına atfen SS taktiği adı verilir. Tabii hiçbir somut başarısı olmadığı için partinin icraatlarını sevdirmek imkânı yoktur, geriye sadece sıkıştırma, yani sopalama taktiği kalır.

Türkmenistan’da sonradan tüm Türkmenlerin “en bibaşı” anlamında Türkmenbaşı adını alacak olan devlet başkanı Saparmurat Nazarbayev ilginç bir kitap yazmıştı. Geçmiş, bugün ve geleceği bir araya getiren Ruhname isimli bu eser dünyanın her tür sorununa çare bulan bir eserdir, ota bota faydalıdır. Çaya, çorbaya sıkılır. İstanbul şehir hattı vapurlarında (ve Marmaray’da) satışa sunduğumuz bu kıymetli eser kansere, vereme ve tabii ki mayasıla da iyi gelir. Ha bu arada, trafik kazalarını önlemede de birebirdir. Bu nedenle ehliyet almak isteyen kişilerinRuhname’yi yeterince bilip bilmediklerinin test edilmesibilimsel kriterlere uygundur.

İşte Kamalist ideologlarımız ne yazık ki bunu akıl edememişlerdir örneğin ölmekte olan hastaya Nutuk isimli eserin hangi sayfasının okunması gerektiğinde bir türlüittifaka varamamışlardır. Çocukların doğumunda Mustafa’nın Zübeyde hatundan doğuşunu anlatan Behçet Kemal Çağlar’ın “Ger dilersiz bulasız oddan necât” diye başlayan o az birazcık değil tamamenaparma, kutlu eseri yeterince terennüm edilmemektedir. Muallimlerimiz, her dersten önce talebelere “Kâbe Arap’ın olsun, bize Çankaya yeter” diye talim ettirmeyi asla ve kata ihmal etmemelidirler. Fırkadan gönderdiğimiz müfettişler bu hususa azami gayret ve itinayı göstermekle mükelleftirler. Buradan soru çıkar. Ona göre.

İlkokuldan liseye kadar her vesile ile okullarımızda inkılap tarihi ve ilkeleri okutulur, ama gene de mezun olan her gencin kayıtsız şartsız ‘otoriteye’ itaat etmesi bir türlü sağlanamamıştır. Bu açıdan gelmesi mukadder bir sonraki darbede ülkenin sınırları 30 sene boyunca giriş ve çıkışlara kapatılmalıdır. Bu süre içerisinde halka rejime sadık sanatçılar, örneğin heykeltıraş ve edebiyatçılarile kabzımallar (bizim kayınbirader işsiz, garip o da boşta kalmasın) tarafından eğitim verilecek, yani rejime bağlı vatandaş olmaları sağlanacaktır. Tabii bu arada seçim, parti veya demokrasi gibi münafıklıklara da asla mahal verilmeyecektir. Ancak eğitimi tamamlandıktan sonra halkın hür iradesi ile mevcut rejimi onaylamasına izin verilebilir.

Kamalizm’in nasıl iyi bir sistem olduğunu bilemeyen halk cahildir, bilinçsizdir. Bu eksikliğini gidermek için ona doğru oy verme eğitimi verilmesi gerekir. İşte her seçimden sonra duyduğumuzu yavenin aslı astarı budur. Haydi hep bir ağızdan: “Kıro, hırbo, zonta, maganda.” Halk sahilleri doldurdu, vatandaş denize giremiyor, canım.
Halk cahil, eğitim şart Halk cahil, eğitim şart Reviewed by Habersizim on 09:50:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: