Ölü Ozanlar Twitter'ı

Çoktan ahirete göçen şairlerin Twitter takipçileri, dünya hayatına devam edenlerin takipçilerini ezip geçiyor. “Cemal Süreya”nın takipçi sayısı 600 bine yaklaştı.

Muhafazakar ve aristokratik Welton Akademisi’nde öğretmenlik yapan edebiyat öğretmeni John Keating’in öğrencileriyle kurduğu sıradışı ilişkiyi ele alan 1989 yapımı kült film Ölü Ozanlar Derneği; edebiyatın, hayatlarının başlarında olan öğrencilere nüfuz ederek onları nasıl farklı insanlara dönüştürdüğünün destansı hikayesiydi. Tom Schulman’ ın yazdığı filme hakim olan dil, temelde edebiyatın dönüştürücü tarafına vurgu yapıyordu.

Edebiyat, yüzeysel olarak her zaman popülerdir aslında. Evet yüzeysel olarak. Bir çok şair yazdıklarından daha meşhurdur. Bir çok edebiyatçının adları kitaplarından daha çok bilinir. Edebiyatçıların bazen isteyerek bazen istemeden “pr”larını “kitaplarıyla” değil de söz gelimi siyasi duruşlarıyla yapmaları da bundandır. Ya da tersi: bir çok edebiyatçı yazdıklarıyla gündeme gelemediği için farklı bir alanda öne çıkar. Çok örneği var.

Şimdilerde sosyal medya özellikle yazı ehlinin bir reklam vasıtasına dönüşmüş durumda. Her türden insanın toplaştığı bu ortamlarda kitapların, yazıların, dergilerin hatta şiirlerin, öykülerin “reklamını” yapmak çok kolay. Daha enteresan olanı da ölmüş gitmiş kalem ehlinin adına açılan hesapların da bugün sosyal medyanın popüler hesapları arasında olması. Bir çok takipçinin ilgili kalem ehlini halen yaşıyor zannettiğimizden neredeyse şüphemiz yok. “Güzel şeyler söyleyen bir adamı takip edelim, ismini de bir yerlerden duymuştum zaten” refleksiyle takip ediyor insanlar bu hesapları. Neden bu hisse kapıldığımı anlatmak için size şimdi sayılar vereceğim. Yaşayan ama sosyal medyadan inatla uzak duran bazı yazar şairler adına açılan hesapların da benzer bir durumla karşı karşıya kaldığını söyleyebiliriz. Yaşayan ve sosyal medya hesabını kendi yöneten yazar-şair takımından daha fazla takipçiye sahip, ölmüş edebiyatçılara mahsus sahte Twitter hesapları. Ölü seviyoruz işte. Tespit edebildiğimiz kadarıyla en az 12 popüler “Cemal Süreya” hesabı var Twitter’da. Bir de “Cemal Süreyya” (İki "y" ile) hesapları var. Onları geçiyorum. En popüler Cemal Süreya hesabının 591 Bin takipçisi var. Hesap açıklamasına: Reklam ve iletişim için diye bir e-posta adresi koymuş. Şiir beyitlerinin arasında 591 bin kişiye bir sucuk ya da yoğurt reklamı vermek isterseniz bu eposta ile yazışıyorsunuz. Cemal Süreya absürd ekolün bir temsilcisi olsaydı anlardık bu durumu ama değil. Bildiğin şair adam. Bu hesapları yöneten arkadaşların edebiyatla uzaktan yakından ilgilerinin olmadığı neredeyse hiçbir “de-da” ve “ki” kullanımını düzgün yapamamış olmalarından anlaşılıyor. Cemal Süreya’nın Facebook grubunu ise yine 70 bine yakın kişi “beğen”miş. Lütfetmişler.

İkinci Yeni’den devam edelim. Turgut Uyar adına açılmış hesabın da yaklaşık 90 bin takipçisi var. 9 bin kişi bu ülkede Turgut Uyar okumuş mudur, şüpheliyim. Ama hap gibi gelen mısraları “fav”lamak için bulunmaz nimet bu hesaplar.

Adına fazlasıyla farklı sahte hesap açılan Sezai Karakoç’un en popüler sahte hesabının 90 bin takipçisi var. Üstad’ın “10 bin satan bir gazete, Türkiye’yideğiştirmeye yeter” dediğini anımsıyorum. 90 bin takipçiyle hiçbir şeyin değişmediğini söyleyebiliriz.

70 bin takipçili sahte İsmet Özel hesapları da “İsmet Özel’e ait değildir” diye açıklama düşmek zorunda kalmış. 70 bin kişiden kaçının sahiden İsmet Özel’i okuduğunu bilemiyoruz tabi. Kapağında “İsmet Özel’e aittir” yazan onlarca kitabı bu kadar insanın okumadığı aşikar. 162 Bin takipçisi olan Mehmet Akif Ersoy hesabında ise neredeyse Akif’le ilgili hiç paylaşım yok. Bütünüyle reklam için kullanılıyor hesap. Edebiyatı ticarete alet etmenin sosyal medyadaki karşılığı bu olsa gerek.

Cep telefonu dahi kullanmayan Mustafa Kutlu’nun sahte hesabını 10 bin kişi takip ediyor.

Adına belki de en çok hesap açılan Necip Fazıl’ın en popüler sahte hesabının 272 bin takipçisi var. Diğer birçok hesap gibi bu hesabı yöneten arkadaşın dil bilgisi seviyesi de yerlerde sürünüyor doğal olarak. Bu edebiyatçıların sahte hesapları takipçilerini artırmak için önce bir çok kişiyi takip ediyor, sonra takip ettikleri kişiler kendilerini takip etmeyi başlayınca yavaş yavaş takibi bırakıyorlar. Dolayısıyla arada sırada telefonunuza şu tarz bildirimler gelmesi kuvvetle muhtemel: “Cemal Süreya seni takip ediyor” Çok absürd biliyorum ama vaziyet bu.

Bir de bu sahte hesaplar da kendi içlerinde “sahtelerini” türetmişler. Mesela Cemal Süreya adına açılmış 10 hesaptan sadece ikisi 50 bin takipçiyi aşmış, diğerleri takipçi bulamamışlar. Enteresan. Sahte hesapların en sahtesi olduğu için kimse takip etmiyor onları demek ki. Bir de ülkemizin hakkını yemeyelim. Yurt dışında da durum farklı değil. Sadece bir örnek verelim. William Shakespeare ‘e ait hesabın 100 bini aşkın takipçisi var mesela. Ya da Borges’in 563 bin takipçisi.

Hap gibi cümleleri olmadığı için romancılar 140 karakterle sınırlı bu alanda şairlere göre daha “şanssızlar”. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un hesabını 13 bin kişi takip ediyor “sadece”. Takdir edersiniz ki 85 bin takipçisi olan Edip Cansever’e bakarsak bu, romancıların şairler karşısındaki kısmen küçük çaplı bir hezimetidir. Gerçi hakkını yemeyelim romancıların. Turgut Cansever gibi büyük bir mimar düşünürün adına açılmış hesabın neredeyse hiç takipçi bulamadığını düşünürsek bu başarı bile sayılabilir.

Ölü Ozanlar Derneği filminde bir grup öğrencinin hayatını dönüştürmeyi başarmıştı öğretmen John Keating. Sahte sosyal medya hesaplarının “dahi anlam ındaki de’leri” bitişik yazan twitleri kimi neye dönüştürür Allah bilir.

Ölü Ozanlar Twitter'ı Ölü Ozanlar Twitter'ı Reviewed by Habersizim on 14:05:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: