Bir vesileyle Savunma Sanayi Müsteşarlığında (SSM) üst düzey mühendis olarak çalışan biriyle tanışmıştım. Ben, savunma sanayinin yerlileşmesi hususunun ne kadar önemli olduğunu vurgulayan bir kaç cümle söyleyince eleman coşmuş, yaklaşık 2 saat beni 'esir almış', yapılanları tek tek anlatmıştı. 2002 yılından bu yana savunma sanayinin yerlileşmesi için canla başla çalıştıklarını, çok değil 5 yıl önce telsizleri bile ithal ederken şimdi savaş uçağı yaptığımızı; asıl meselenin yazılım olduğunu, ve savunma sanayindeki yazılımların hızla yerlileştiğini fakat bu arada donanımı da es geçmediklerini gözleri parlayarak anlatmıştı. Savunma sanayinin yerlileşmesi meselesinin bir ülke için ne denli hayati olduğunu iliklerine kadar hissediyordu ve beni esir aldığı o iki saat süresince bunu bana da hissettirmişti.
Konya sanayisinde tanıdıklarımı savunma sanayine yönlendirmemi istemiş, devletin savunma sanayinin yerlileşmesi hususunda ciddi yatırım yaptığından bahsetmişti. TAI'den, ASELSAN'dan, TUSAŞ'tan bahsetmişti. Kahraman mühendislerden, kafayı bu meseleye 'takmış' yiğit gençlerden bahsetmişti. Tüm konuşma boyunca ağzından tek bir AK Parti lafı çıkmamıştı. (Lafın bir yerinde Tayyip Erdoğan'dan övgüyle bahsetmişti elbette. Bizzat onun yerli savunma sanayine ilgisi olmasaydı bu yerlilik oranını yakalayamazdık dedi)
Saf bir vatanseverlik, saf bir memleket sevdasıyla konuşuyordu. Apolitikti. Tam olması gerektiği gibi.
Yanından ayrıldığımda kendimi nasıl iyi hissetmiştim, son derece 'kritik' bir kurumun 'emin ellerde' olduğunu gözlerim yaşararak fark etmiştim.
İşin teorisini, başını sonunu, dış politkaya, savunma startejisine yansımasını da anlamış analitik bir zeka idi karşımdaki. Vatanperverlik timsaliydi.
Milli Piyade Tüfeği MPT76'nın çizimlerini Amerikalılara satmaya çalışan MKE silah fabrikası müdürüne bakıp "Bize bir şey yaptırmazlar" psikolojisine girmeyin lütfen.
İhanetin çapı ne kadar büyük olursa olsun, vatanperver mühendislerimizin sayısı onlardan kat be kat fazla.
İyi örneklere odaklanalım. Bu türden ihanetler, bizi "büyük resmi görmekten" alıkoyup, şevkimizi kırmasın.
Başyazıda bu kadarla yetinelim, ama bu konuyu ilk fırsatta uzun uzadıya yazmak isterim.
Konya sanayisinde tanıdıklarımı savunma sanayine yönlendirmemi istemiş, devletin savunma sanayinin yerlileşmesi hususunda ciddi yatırım yaptığından bahsetmişti. TAI'den, ASELSAN'dan, TUSAŞ'tan bahsetmişti. Kahraman mühendislerden, kafayı bu meseleye 'takmış' yiğit gençlerden bahsetmişti. Tüm konuşma boyunca ağzından tek bir AK Parti lafı çıkmamıştı. (Lafın bir yerinde Tayyip Erdoğan'dan övgüyle bahsetmişti elbette. Bizzat onun yerli savunma sanayine ilgisi olmasaydı bu yerlilik oranını yakalayamazdık dedi)
Saf bir vatanseverlik, saf bir memleket sevdasıyla konuşuyordu. Apolitikti. Tam olması gerektiği gibi.
Yanından ayrıldığımda kendimi nasıl iyi hissetmiştim, son derece 'kritik' bir kurumun 'emin ellerde' olduğunu gözlerim yaşararak fark etmiştim.
İşin teorisini, başını sonunu, dış politkaya, savunma startejisine yansımasını da anlamış analitik bir zeka idi karşımdaki. Vatanperverlik timsaliydi.
Milli Piyade Tüfeği MPT76'nın çizimlerini Amerikalılara satmaya çalışan MKE silah fabrikası müdürüne bakıp "Bize bir şey yaptırmazlar" psikolojisine girmeyin lütfen.
İhanetin çapı ne kadar büyük olursa olsun, vatanperver mühendislerimizin sayısı onlardan kat be kat fazla.
İyi örneklere odaklanalım. Bu türden ihanetler, bizi "büyük resmi görmekten" alıkoyup, şevkimizi kırmasın.
Başyazıda bu kadarla yetinelim, ama bu konuyu ilk fırsatta uzun uzadıya yazmak isterim.
Yerli savunma sanayi ve ihanet
Reviewed by Habersizim
on
12:07:00
Rating:

Hiç yorum yok: