Yenildiniz

Geçtiğimiz yüzyılın 30lı yıllarında dünyada üç yönetim seçeneği vardı. Demokrasi, faşizm ile komünizm.1923 ila 1950 yılları arasında ülkemizi yöneten iktidar anlayışı faşizme asker yazılmayı tercih etti. 1942 yılına kadar Cumhuriyet Gazetesi “Türkiye, dünya nazizmi içerisinde yerini almalıdır” diye manşetler atıyordu. Bizim de bir Ebedi Şefimiz ve Milli Şefimiz vardı. Gerçi Führer dememiştik, ama bilen biliyordu.
Ne zaman ki, savaşın galipleri Berlin kapılarına dayandı, biz de Almanya’ya savaş açmak gereğini hissettik. İleride kurulacak ittifaklarda yer alabilmemiz için bu gerekiyordu.
Amerika Birleşik Devletleri, mallarını satabilmek için Avrupa’nın ayağa kalkmasına ihtiyaç duyuyordu. Bu amaçla Marshall Yardımı devreye sokuldu. Bize de bundan pay ayrılmıştı. Savaşa girmemiştik, ama ayrılan bu fon ile kalkınabilirdik. Oysa CHP zihniyeti savayı kazanan irade ile dalga geçmeyi denedi. Onları kandırabileceğini düşündü ve 1946 seçimi adı verilen komediyi sergiledi. Tabii bunu kimse yutmadı. Bize ayrılan fon miktarı başka ülkelere dağıtıldı ve biz bu pastadan payımızı alamadık. 1950 yılına geldiğinde ise fonda para kalmamıştı, yani treni kaçırmıştık.
1950 seçimleri sırasında İsmet İnönü ve onun başkanlığındaki CHP, 27 yılda yaptığı somut bir şey bulunmadığı için o zamanki tabiri ile İstiklal Harbi’ndeki askerlik anılarını aktarmayı tercih etti.
Demokrasi kahramanı ve CHP’yi sandığa gömen Adnan Menderes, İstiklal Harbi’ne katılmıştı, ama yaşı büyük bir başarı kazanmaya yetmiyordu. Celal Bayar ise başına sarık bağlayıp Galip Hoca adıyla bir fotoğraf çektirmişti, ama doğrusu İsmet Paşa ile baş etmesi mümkün değildi. Önce İsmet Paşa’nın asker kaçağı olduğunu iddia etmeyi denediler, ama tabii ki tutmadı.
Sonucu biliyoruz, 5816 sayılı kanın bu çaresizliği atılan bir can simididir. İstiklal Savaşı’nın kahramanı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya kimsemin itiraz etmesi mümkün değildi. 1953 yılına kadar mumyalanmış halde, bir aşağı kırık bir sehpada Etnografya Müzesi’nde tutulan Atatürk’ün cenazesi Anıtkabir’e gömüldü, ama bu sefer mumyalanma sırası Atatürk’ün fikirlerine, fikriyatına gelmişti.
Mumyalanan fikirler ve 30lı yılların faşizmine dayanan ideolojiye halk asla iktidarı teslim etmedi, çünkü sicili çok kötüydü. Ancak buna inananlar askeri darbelerle iktidar kapılarını zorladılar. Tabii yapılan ilk serbest seçimlerde de halk tarafından tepelendiler.
Senato gibi üst yönetim kadroları, yüksek yargı, üniversiteler ile tabii ki askeriye gibi kurumlarda adacıklar halinde de olsa iktidarlarını sürdürdüler.
Demirel’i devşirdiler, halkın seçtiği lideri kendilerine benzettiler. Oysa Rahmetli Turgut Özal çok çetin ceviz çıktı. Zehirlediler. Erbakan Hoca’ya iktidarı vermediler, ama o da bir gençlik hareketi örgütledi. Son derece donanımlı, halkın içerisinden gelen kadrolar yetiştirdi. Alparslan Türkeş de 14’ler hareketinin intikamını aldı ve o da kendi talebelerini yetiştirdi.
Kemalist zihniyet ise yerinde saydı. Atam yetiştiremedi. Yapabildiği tek şey onların tabiriyle iti ite kırdırmak oldu. Bu ülke 70li yılların sonunda sağdan ve soldan 5.000 yurtsever gencini toprağa verdi. O zamanki tabiri ile faşizmin o dönemdeki karşılığı olan Sev-Genç bundan pek etkilenmedi. Niye alet olduğunu bilmekten aciz Netekim Paşa ise gençleri depolitize ederek faşist, Kemalist zihniyeti sürdürebileceğini umdu.
İslamcı Gençlik anarşik olaylara fazla yüz vermedi. Kitap okumayı ve kendini yetiştirmeyi tercih etti. Gelişti ve etrafını aydınlattı.
Turgut Özal, Türk inşasına kendine güvenmeyi aşılamıştı. Erbakan Hoca bize 6 ay gibi kısa bir sürede ekonominin düze çıkabileceğini gösterdi.
1994 yılında Uzun Adam, İstanbul Belediyesi’nde kentin kemikleşmiş sorunlarına neşter atabileceğini ortaya koydu.
28 Şubat suları tersine çevirme girişimidir. Tutmadı ve altında kaldılar. Yenildiler.
2002 yılından beri bir dev uyanıyor. İslam Dünyası’na umut veriyor.
Ve artık, Avrupa Birliği’ne girersek, fakir Belçikalılar veya Bulgarlar ülkemize gelip çalışmaya kalkarlar mı diye dertleniyoruz Sahi, İslam Ordusu 200.000 asker ile tatbikat yaptı. Stalin’in Papa için söylediği bir söz vardır: “Kaç tümen askeri var?” Avrupa Birliği’nin – tabii birlik denirse – askeri gücünü bilen var mı? Askeri gücünü bir kenara bırakın, kendi idealleri doğrultusunda mobilize edebileceği bir gençliği var mı?
Beyaz Türklere duyurulur. Efendileriniz bile bu halkın uyanışı karşısında diz çökmek üzere. Ey hayat süren leşler, sizi kim kurtaracak?
Yenildiniz Yenildiniz Reviewed by Habersizim on 07:49:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: