Abdest Nedir Bilmeyen Tevbeyi Anlayamaz

İyi ki abdest diye bir şey var diye kendi kendime söylendiğim çok olmuştur.
Yorgun bir günün sonunda, sıcak bir öğle vaktinde ya da Temmuz’da oruca durmuşken ne iyi gelir şu abdest.
Abdest Müslümanın vücudundaki iyilikleri ve güzellikleri artıran, kötülükleri, pislikleri, yorgunlukları alıp götüren bir şeydir, bilen bilir.
Adest suyu dirseklerinden, parmak uçlarından, çenenden aşağıya doğru süzülürken bir arınma haline yakalanıverirsin, derin bir nefesle nihayet bulan bu anla yenilenmiş olduğunu hissedersin. Kirli bir çağ akıp gider ve yepyeni bir vakti kuşanırsın.
Ve kıbleyi ararsın süreci tamamlamak için.
Sonrası Allah-u Ekber, O’nun Resûlü Muhammed (sav) ve elbette felah!
***
Bildiğiniz şeylerden bahsettiğimin farkındayım. Olsun. Tekrarın faydalı bir şey olduğuna inanırım her zaman.
Dünya kirli bir yerdir. Burada kirlenilir. Burada steril olmak mümkün değildir. Önemli olan bu kirlenmişliğin farkına varmak ve kirlenmişlikten temizlenmenin mümkün olduğuna inanmaktır.
Hani şimdilerde belediyelerimizin çöp kamyonlarına, ya da elektrik direklerine iliştirilmiş çöp kutularına hapsedilen bir hadis-i şerif vardır, Efendimiz (sav) “temizlik imandandır” diye buyurur. Kimbilir belki de doğru olan bu hadisi abdestten tevbeye kadar uzanan bir zeminde düşünmektir.
Potansiyel olarak insan kirlenmeye müsait olarak yaratılmıştır. Yine potansiyel olarak kirlenmişlikten temizlenmek de bir imkân olarak verilmiştir insanoğluna. Biz kirlenmişlikten temizlenmenin mümkün olduğuna iman etmiş insanlarız. Teslimiyetimiz böyle başlar bizim. Bize bu yüzden Müslüman derler.
Kirlenmişlikten temizlenme halinin imkansızlığına inanan biri neye yapar sizce?
Lafı uzatmadan kendi cevabımı vermek isterim; içinde bulunduğu mevcut durumu, başlangıçta yanlış olduğunu bilse de realize etme yoluna gider ve içine düştüğü hali normalleştirir.
Abdest almak her an nasıl mümkünse tevbe kapısının da her daim açık olduğunu bilmemiz gerekiyor ki kirlenmişliğimizden kurtulabilelim.
Şu Hadis-i Şerifi bilmeyenimiz yok gibidir; “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” Yine bir başka hadiste Efendimiz (sav) “Bütün âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir” ifadesini kullanmıştır. Unutulmamalıdır ki, hiç kimse bir başkasının yerine bu iki eylemi (abdest ve tevbe) gerçekleştiremez. Ne bizim yerimize bir başkası abdest alabilir ne de bizim adımıza tevbe edebilir. Bu tamamen bir Müslümanın kendi kararınızı yürülüğe sokması ile iligli bir husustur. Son zamanlarda neredeyse hiç kimseden “yanlış yaptım”, “hata ettim” gibi bir cümle duymadığımız gibi, nadiren de olsa hata yaptığını kabul edenleri de en iyi ihtimalle şu cümleleri kurarken görüyoruz; “yanlış yaptım evet ama bir sor niye yaptım”, “hatalıyım ama bu hatayı yapmış olmamın şöyle şöyle şöyle sebepleri var, dolayısıyla hatalı olsam da haklıyım”… Yanlış yaptığını kabul edip boyun bükerek özür makamına doğru yükselen birini göreniniz varsa benim de haberim olsun isterim doğrusu.
Bir hayırlı işe mi soyundun pat diye eskiden kalma ve içinde eser miktarda da olsa günah, hata, yanlış barındıran bir fotoğrafını, yazdığın bir yazını, kurduğun bir cümleyi koyuveriyorlar önüne. “Ya işte bak gördün mü, bu adam şöyle, bu adam böyle laflar etmiş, şunları söylemiş, bu haltları yemiş..” falan filan…
Allah affeder ama modern zamanlar ve modern zamanların sakinleri asla! Ve ancak tevbe etmenin imkansızlığına inananlar başka insanların günahlarını biriktirirler. Bu yüzdendir dinlemeler, kaydetmeler, izlemeler, arşivlemeler, depolamalar, fişlemeler filan. Çünkü kullanıma en elverişli bir zamanda kamuoyunun önüne servis edilerek günahlarından herkesin haberdar edilmesi sağlanacaktır ve itibarsızlaştırma eylemi başarıyla nihayet bulacaktır.
Peki, bir Müslüman yaptığı bir hatanın sonunda tenizlenmeyi tercih etti ise ne olacak? Tevbe kapısından geçtiğinde yaratıcısının nezdinde itibar kazanan bir Müslümanın geçmişinde olanı biriktirerek, onun en savunmasız anında günahlarını ilâ ahir toplumun ağız suyunun hizmetine sunmak İslam’ın hangi yanına düşmektedir?
Tevbenin hala bir şey ifade ettiği kimseler için söylüyorum; bir kimsenin günahından haberiniz olabilir ama ya tevbesinden haberiniz yoksa? Tevbe, çağın kirlenmişliklerine maruz kalmış Müslümanlar olarak bizim tek çıkış yolumuzdur. Tevbe bizim için nasıl mümkünse bir başkası için de öyle mümkündür. Bunu da unutmamak lazım gelir. Müslüman diye abdestle yola çıkıp tevbeye varanlara denir. Evet hiçbir şey için geç kalınmış değildir.
Öyleyse şimdi abdest alma vaktidir, şimdi tevbe etmenin tam da zamanıdır. Haydi!
Abdest Nedir Bilmeyen Tevbeyi Anlayamaz Abdest Nedir Bilmeyen Tevbeyi Anlayamaz Reviewed by Habersizim on 07:14:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: