Yazıhane günlükleri: Başıma bu da mı gelecekti!

Dün sabah hafta sonu tatilimin bana sunduğu hürriyetle Cnr Expo Kitap Fuarı’na gitmek üzere yola koyulmuşken telefonumun titremesiyle bu yolculuğumdan vazgeçmek zorunda kaldım. Arayan Ertuğrul Fındık idi. Yani küçük patron. Kesin yazı filan ister, yazarız ne var dedim.
Daha beteri oldu. Biz çalışmak istemiyoruz, gel sen çıkar gazeteyi dedi. Yok daha neler!
Bir de duraksamam üzerine işten atmakla tehdit etti beni. Hayır, sigortam da yok maaşım da. IBAN no ne demek zaten hiçbir fikrim yok. Yine de korktum işte.
İlk gelen otobüse atlayıp koştur koştur gazeteye geldim. Yoldayken büyük patron Hakan abiyi aradım “Abi başbakan kimdi, bari başyazıyı sen yaz Allah aşkına! Neredesin sen?” gibisinden sesler çıkardım. O da “Nabi Avcı” dedi “arka sayfa” dedi “yok, bıktım” dedi bir şeyler daha dedi ve kapattı telefonu.
Zaten bir önceki akşam da arayıp bağıra çağıra Arapça konuşup kapatmıştı telefonu. Valla anlamak güç bu patronları. Hayır, maaş da almıyorum alsam aylık akbil filan yapardım. Neyse.
Nabi Avcı muhabbeti de şu işte bunlar I. Zaman döneminde yazıhanede çalışırken (Fethullah Gülen’in gazeteyi ele geçirmesinden önceki dönem, şu an III. Zaman’dayız anlayacağınız. Present continuous tense.)
Nabi Avcı’nın bi’ işi çıkmış, o zamanlar 18 yaşında olan Hakan Albayrak’ı arka sayfa ile baş başa bırakıp çekip gitmiş.
Hakan abi de güya kendince rövanşını alıyor şimdi de. El insaf. 19 yaşındaki abç’ye de koskaca 8 sayfalık gazete de bırakılmaz yani.
Resmen işi yıktılar üzerime, iyi mi? Değil.
Hayır, bir de kapanıyor muyuz, açılıyor muyuz, ne yapıyoruz belli değil. Ortada tarihler fır dönüyor. Yok, “PDF devam ederiz” yok “Ama ben gazetenin o matbaa kokusunu seviyorum.” muhabbetleri gırla gidiyor.
Kapalı bir kapının ardında Nihat Nasır ve Ertuğrul Fındık’ı da yanına alarak bunları konuştu durdu Albay. Ne oluruz bir fikrim yok.
Tüm bu hikayeden de anlayacağımız üzere işte bugün mecburen ben yazdım ne varsa gazetede. Bu seferlik idare edelim.
Bir dahakine olmadı karşılıklı olarak istifa ederiz sevgili okur. “Hülâsa” dış haberler kaldı bi’. Şimdi onu yazacağım. Herhalde kıtaların isimlerini yazarım oraya. Bir şey bildiğim yok çünkü.
Gerçi Hakan abi yazıhaneyi terk etmeden önce cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Bununla bu gazetede epeyce yol alabilirim sanıyorum.
Hadi hayırlısı.
Yazıhane günlükleri: Başıma bu da mı gelecekti! Yazıhane günlükleri: Başıma bu da mı gelecekti! Reviewed by Habersizim on 17:46:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: