Yasin Suresi Tefsiri - 19 - Dr. Mehmet Akar

22 - ‘Bana ne olmuş ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim!    Hepiniz O’na  döndürüleceksiniz’

Soru sormak veya sorarak akli delillere ulaşıp konuyu aktarmaya çalışmak tebliğde uygun bir metottur. Peygamberlere yardıma koşan yiğit olgun bir düşünce, sağlam bir imandan kaynaklanan ifadeler kullanıyor. Tebliğe bir soruyla devam ediyor. Kavmini uyandırmak için yumuşak bir uslubu ve hikmetli  bir  tarzı var. İlkin kendine soruyor. Sorusunu sorarken herkesin kendi durumunu, kendi hayatını sorgulaması gerektiği hatırlara getiriyor. Sorusu yaratılış ve yaratıcı ile alakalı. Tebliğinin hemen başlarında Yüce Yaratıcı ile ilişkiyi gündeme getiriyor.
İrşat konusunda nezaket sahibi. Kırıcı olmayan, kibar bir dil kullanıyor. Size ne oluyor ki demiyor. Bana ne oluyor ki diyor. Başkasını irşat ederken sanki kendi nefsine nasihat ediyor. Söyledikleri öğütten ibaret değil. Tercihi böyle. Kendisi de bu yoldan gidiyor. Kendisi için istediğini diğer insanlara da istemiş oluyor. Hz. Peygamber sav. şöyle buyuruyor:
Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için istemedikçe hakkıyla iman etmiş olmazsınız. Buhari
Peygamberlere yardıma koşan yiğt müslüman‘Benim neyime? Benim ne salahiyetim var ki beni yaratan Allah’a kul köle olmayacakmışım? Beni icat edip, bir örneğe bakmaksızın, yoktan yaratana kulluktan alıkoyan nedir? Benden Allah’a kulluk istenirken neden yapmayacakmışım? Rabbim beni yaratandır. Fıtratımı, yaratılışımı kendisini tek olarak tanıyacak şekilde var etmiştir’ dedi.
Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler. Rum 30
Akıl ve fıtratın gereği bütün mahlukatın yaratıcısı Allah’a itaat ve kulluk etmesidir. Bütün insanlar yaratıcısına kulluk etmelidir. Yaratıcıya yönelmek her şeyden daha uygun ve önceliklidir. İnsan doğası başka şeye muhtaç değildir. Allah azze ve celle her şeye sahiptir, maliktir. Malik olana ikram ve tazimde bulunulmalıdır. Nimetleri verene şükür gerekmez mi? Yaratıcı ibadete layık olandır. İnsan bunu en derin şekilde zaten hisseder. Kendini yaratmamış varlıklara kulluk etmek akıl ve fıtratın dışına çıkmaktır. O’na ibadet etmekten kaçınmaya kimin ne hakkı olabilir?
Kulların kimisi Allah azze ve celle nimet versin veya vermesin sadece Allah onu yarattığı için Allah’a ibadet ederler. Kimisi nimetlerden dolayı ibadet eder. Bir kısmı da korkudan ibadet eder. İşte bu yiğit Müslüman nimetlerden veya azap tehdidinden dolayı değil Allah onu yarattı diye Allah’a kul olmaktadır. Bir çıkar veya korku onu etkileyen esas unsur olmamıştır. Yaratılmış olmayı şükretmeyi gerektiren bir nimet olarak görmüştür.
Elbette Allah yarattı diye Allah’a kulluk edilir. Elbette Allah nimet veriyor diye Allah’a kulluk edilir. Elbette azap korkusundan dolayı Allah’a kulluk edilir. Hepsi güzel olmakla birlikte yiğit müslümanın tutumunun daha kıymetli olduğu açıktır.
Gerçek yaratanı bırakıp başkasına kulluk edenlerin dikkatini çekiyor. İnsanları kendi içinde uyanan fıtratın, yaratılışın sesini duymaya davet ediyor. İnsanın kendini hiç yoktan yaratana ve her şeyini verene sırtını dönmesi ahlaksızlık ve nankörlük değil midir?
Allah’tan başkasına kul köle olunmaz derken eksik anlamaya müsait bir durum var. dikkat edilirse insanlar Allah’tan başkasına namaz kılmıyorlar. Allah’tan başkasına el açıp dua etmiyorlar. Peki buradaki Allah’tan başkasına ibadet yani kulluk ne anlama gelmektedir? İnsanlar çok önem verdikleri vazgeçmeyi hayal dahi etmedikleri çok şeyin peşinde koşuyorlar. Eşya, makam, mevki vs. gibi şeylere hayatlarını adayanlar, hayatlarını bu şekilde doldurup anlamlandıranlar eşyanın, makamın, mevkinin, olmazsa olmaz saydıkları şeylerin kulu, kölesi olmuyorlar mı? İnsanı çeken çeviren, insanın hayatını yöneten, onu yönlendiren etken kişinin ilahı olabiliyor mu?
Yiğit davetçi suçlayıcı olmaktan ziyade hatırlatıcı bir dil kullanıyor: ‘Allah’a kul olmak için iki gerekçe var. o beni yarattı. Hayatımın sebebi O’dur. Kullukda O’nun hakkıdır. Bir diğer gerekçe ise ölünce nereye gidilecek ve hayatın faturası kime ödenecek? Kim sorgulayacaksa ona kulluk edilmelidir. Öldükten sonra nereye gideceksiniz? Biliyor musunuz? Her kesi yaratan Allah’tır ve her şeyin sonunda varacağı yer Allah’ın huzurudur. Sizler eninde sonunda ölecek, kendisinden yüz çevirdiğiniz dünyada kul olmaktan kaçtığınız yaratıcınız Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Ölüm kapısından geçince O’nun manevi huzuruna  çıkacaksınız.
İsteseniz de istemeseniz de dönüş ve varış O’nadır. Varılacak yer Allah’tır. Korkun. Varılacak yer Allah’tır. Ümit var olun.
Allah’a korkarak ve (rahmetini)  umarak  dua  edin. Araf 56
‘Sonunda huzuruna varacağınız Allah azze ve celle ye neden dünya hayatında yaşarken ibadet etmiyorsunuz? Neden şimdiden hazırlık yapmıyorsunuz? Tüm yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Bu sonu düşünmelisiniz’
Yasin Suresi Tefsiri - 19 - Dr. Mehmet Akar Yasin Suresi Tefsiri - 19 - Dr. Mehmet Akar Reviewed by Habersizim on 09:57:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: