Yasin Suresi Tefsiri - 13 - Mehmet Akar

15-Elçilere dediler ki:

Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

Peygamberler melek olmalı dediler. ‘Allah melekler dururken sizi mi gönderdi? Allah ile iletişim için melek olunmalıdır. Peygamberler beşer üstü bir şey olmalıdır. Bizim gibi beşersiniz, insansınız. Allah katından gelmediniz. Bizden ne farkınız var? Böylesi peygamberlik iddiasına nasıl hak kazandınız. Nasıl peygamber oldunuz’dediler.
Dinin emirlerinden kurtulmak için mazeret arıyorlar, tavırlarını haklılaştırmaya çalışıyorlar. Ayrıca Adem’e secde etmeyen İblis gibi peygamberleri küçümseme yolunu tutuyorlar.
Hani Rabbin meleklere demişti ki: “Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.” “Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın! Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler. Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı. (Allah:) Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmayışının sebebi nedir? dedi. (İblis:) Ben kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim, dedi. Hicr 28-33
Peygamberlerle ve getirdikleriyle alay ediyorlar.
(Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit “(Biz  de) iman  ettik” derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler. Bakara 14
Ne yazık şu kullara! Onlara bir peygamber gelmeye görsün, ille de onunla alay etmeye kalkışırlar. Yasin 30
Müşriklerde sığ ve basit bir algıdan bahsedilebilir. Peygamberlikte gizemli, sırlı, mitolojik özellikler ararlar. Sade, açık ve gizemden uzak olmasını yadırgarlar. Onlara göre çarşıda, pazarda rastlanan, yorulan, uyuyan normal bir kişilik olmamalıdır.
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Furkan 20
Kavminden ileri gelen kafirler dediler ki: “Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. Bizden, basit görüşle hareket eden alt tabakamızdan başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Bilakis sizin yalancılar olduğunuzu düşünüyoruz. Hud 27
Bunun üzerine, kavminin inkarcı ileri gelenleri şöyle dediler: “Bu, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık. Mü’minun 24
Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, “Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?” demeleri engellemiştir. İsra 94
Peygamberlere ‘sizin bizden üstün bir meziyetiniz yoktur, iddia ettiğiniz vahiy ve elçilikle ilgili bir şey indirmiş değildir’derler.
Peygamberlik ilahi sistemin somut örneğidir. İnsanları uymaya çağırdığı örnek olmak için, bizzat kendilerinin insan olması gerekir.
Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik. İsra 95
Bir insan olarak Rasullullah sav. in kişisel ve aile hayatı gözümüzün önündedir ve bu şekilde bize örnektir. Böylece insanların mazereti kalmaz. Yeme, içme, giyim, kuşam, miras, nikah, talak, namaz, oruç gibi nice konularda örnek olsun diye bir beşer peygamber olarak gönderilir. Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak dinlerler. Kalpleri hep eğlencede(gaflette),hem o zalimler şu gizli fısıltıyı yaptılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz? Enbiya 2-3
Onlara    peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi, fakat onlar: Bir beşer mi bizi doğru yola götürecekmiş? dediler, inkâr ettiler ve yüz çevirdiler. Tegabün 6 Peygamberleri dedi ki: Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? Halbuki O, sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi muayyen bir vakte kadar yaşatmak için sizi  (hak  dine)  çağırıyor. Onlar dediler ki: Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Siz bizi atalarımızın tapmış olduğu şeylerden döndürmek istiyorsunuz.  Öyleyse  bize, apaçık bir delil getirin! İbrahim 10
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı” Aramızdan bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz” dediler.”Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır o, yalancı ve şımarığın biridir” (dediler.) Kamer 23-25
Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı! Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yiyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler. Furkan 7-8
Müşrikler Allah inancına sahiptirler. Müşriklerde ortak nokta peygamberliği inkar etmektir. Bu nedenle elçilere, siz yalancısınız, sadece yalan söylüyorsunuz derler.
Allah azze ve celle kimlere vahiy indireceğini elbette en iyi bilir.
Ehl-i Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Bakara 105
Onlara bir ayet geldiğinde, Allah’ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız, dediler. Allah, peygamberliğini kime vereceğini daha iyi bilir. Enam 124
‘Rahmanı kabul ediyoruz. Her şeyi yaratıp her şeyi veren Allah’ı rahman olarak kabul ediyoruz. Fakat Rahman niye yediğimize, içtiğimize, giydiğimize karışsın. O böyle basit konularla ilgilenmeyecek kadar yüce bir varlıktır. Hayata karışmaz. Bizi serbest bırakmış. Dilediğimiz gibi yaşarız ‘derler. Geçmiş ve günümüz rasyonalistleri (akılcılar) ‘Allah dünyadaki işlere karışmaz, bu insanlara kalmış bir husustur’deyip dururlar. Sonuçta kendi arzularına göre bir ilah bulmuş olurlar.
Allah’ı inkar etmediler. Uluhiyeti kabul ediyorlar. Allah vardır ve bizi var edendir diyorlar. Yerleri gökleri yaratanı, her şeyi verenin Allah olduğunu söylüyorlar. Ama bu kadar diyorlar. Başka hiçbir şeye karışmaz. Yani Allah’ın kendi istedikleri gibi olduğunu veya olması gerektiğini iddia etmiş gibidirler. Peygamber göndermez deyip nübüvveti inkar ederler. Bir insanın peygamberliğini inkar ederler. Mekkeli müşrikler de benzer cehaletin içerisindeydi. Cehaletin bir tarafında elçilerin insan olmasını öne sürüp sığınma mekanizması oluşturarak reddetmek, diğer yanda ise Allah vahiy göndermez deyip İslam’dan sıyrılmaya çalışmak vardır.
Aslında yeryüzü işlerini düzenleyen, yine kendileri gibi insan olan sözde tanrılara alan açmış olurlar. Bir insanı sınırsız güçte ve tamamen sorumsuz kabul edebilirler. Yani ilahlaştırırlar. Fakat yine kendileri gibi sorumlulukları olan bir insan olan Allah’ın peygamberini kabul etmezler.
‘Ne vahiy ne kitap ne peygamberlik.  Allah  insanlara vahiy ve hidayet göndermez. Hepsi yalan. Sizin bizi çağırdığınız davanın aslı yoktur.’Diyorlar. Peygamberlere yanlış yoldasınız diyorlar.
Allah’a inanmalarına rağmen yine Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmıyorlar. Çünkü Allah’ın aktif hayata müdahale etmesini kabul etmiyorlar. İnancın pratik hayata müdahale etmesine karşı çıkanların söylemi bu şekildedir. Dine hatları belirgin olmayan bir rol verirler. Vahyin elle tutulan gerçeklerini işe yaramaz hale getirirler.
Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Şura 13
Sonuçta yeryüzünde kimin hakim olacağına yine yeryüzündekilerin karar vermesini istiyorlar. Esasen vahiy insanın Allah’a tam teslimiyetini gerektirir. Dünyayı ve ahireti gülistana çevirmek isteyenler ile dünya ve ahreti zindana çevirmeye çalışanların mücadelesi bu hal üzere devam ediyor.
Yasin Suresi Tefsiri - 13 - Mehmet Akar Yasin Suresi Tefsiri - 13 - Mehmet Akar Reviewed by Habersizim on 09:00:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: