Trol imparatorluğu derken… - HÜLASA

Geçen gün bu sütunda çıkan “Karar gazetesinde yazmak” başlıklı yazımda Sabah ve Star gruplarının kurduğu “trol imparatorluğu”ndan bahsettim. Bu ifade tabii ki tepki çekti. Tepkilerin bir kısmına katılıyorum. “Mezkûr gruplardaki gazetelerin bütün yazarlarını trol ilan etmiş gibi oldun ve ayıp ettin” deniliyor mesela. O intibaı hemen sileyim: Hepsine “trol” nazarıyla bakmak şöyle dursun, fevkalade beğendiğim ve takdir ettiğim birçok yazar var Sabah ve Star gruplarında. Ne yazık ki o yazarlar Sabah, Star, Takvim, Güneş, Akşam, A Haber, 24, Aktüel vs’nin genel yayınına tesirde bulunamıyorlar. Serhat Albayrak (Sabah Grubu) ve Ethem Sancak (Star Grubu) ile bir grup ‘ayrıcalıklı yazar / TV yorumcusu’nun damgasını vurduğu genel yayında maalesef 28 Şubat’çıların yahut “Paralel”cilerin tarzını aratmayan bir anlayış ve üslup hakim. Siyasi rakiplerle mücadelede (rakip olarak görülen camia mensuplarıyla mücadele dahil) Makyavel’in vazettiği “Gaye vasıtayı meşru kılar” prensibine göre hareket ediliyor; bel altı-bel üstü ayrımı yapılmıyor, şeref-haysiyet gözetilmiyor, mahremiyete riayet edilmiyor, ‘işe yarayan’ her dedikodu muteber kabul ediliyor (veya ‘ihtiyaç halinde’ o tür dedikodular üretiliyor), yalan ve iftiradan sakınılmıyor. ‘Ramazan günü sigara içerken yakalandı’, ‘Plajda sevgilisiyle sefa sürerken görüntülendi’, ‘Bilgisayarından porno video çıktı’ gibi esas kavga sebepleriyle alakasız haberlerle muarızların kamuoyunu ilgilendirmeyen / ilgilendirmemesi gereken ayıpları hiç tereddütsüz ifşa ediliyor. AK Parti hareketi içindeki tartışmalarda seçilen tarafın hatırı için ‘karşı taraf’a akıl almaz ithamlarda bulunuluyor; mesela Paralel Devlet Yapılanması’yla mücadelenin önde gidenleri “Paralelci” diye yaftalanıyor, 17-25 Aralık sürecinde Erdoğan ve ailesine siper olan kimseler en ufak bir delil kırıntısı bile gösterilmeden “Erdoğan ve ailesinin altını oymak için sinsice plan yapmak”la suçlanıyor. Mezkûr yayın organlarının resmi internet sitelerinde daha aşağılarda seyreden bu seviyesizlik yetmezmiş gibi, şimdilik “Sabah Grubu’na yakın görünen” demekle yetineceğim ‘bağımsız’ kılıklı ifsat siteleri de kuruldu ve bu sitelerde birçok Müslüman’ın şeref ve haysiyetine vahşice kast edildi, ediliyor. Bir tanesinde ben de -geçen senenin mart ayında, “Yapma Reis, Allah aşkına!” başlıklı yazım üzerine- Erdoğan’sız Türkiye için paralel ihanet şebekesiyle ortak hareket etmekle suçlanıp “safra” ilan edildim.
(İftira ve hakarete bağışıklığım var, fakat o sitenin görünürdeki yöneticisi “Reisçilik” namına hareket ettiği için ve siteyi perde arkasından Erdoğan’a çok yakın bir kardeşimizin idare ettiği yönündeki işaretler yüzünden bu sefer müteessir oldum ve ‘Eleştiri filan değil iftira ve sövgü bu. Yapmayın. Kaldırın o yazıyı. Millet birbirimize girdiğimizi zanneder, o kadar da değil yahu!’ demek üzere o kardeşimize ulaşmaya çalıştım. Telefonlarıma çıkmadı, mesajlarıma cevap vermedi. Mektup yazarak veya telefonla konuşarak meramımı anlattığım ilgili, etkili ve yetkili kimselerden de anlayış görmedim. O yazı orada kaldı. Bugün, bir sene sonra, hâlâ orada duruyor. Korkunç bir kırılma noktası benim için.)
Dahası var: Sabah Grubu, kendi bünyesinde olmayan popüler haber sitelerine de karışır; kestiği raconla Haber 7’den ‘trollere isyan’ mahiyetindeki bir haberi kaldırtır mesela.
“Trol imparatorluğu” derken bunlardan bahsediyorum vesselam.
Trol imparatorluğu derken… - HÜLASA Trol imparatorluğu derken… - HÜLASA Reviewed by Habersizim on 12:51:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: