Nabi Avcı’yla yazı başına 13 TL’ye anlaştık

Telefonum acı acı çaldı.  Açtım.  Karşıdaki ses ciddiyetle “Merhaba ben Nabi Avcı, Şahsi Fikir ile mi görüşüyorum.” Gazetenin 1400 metrekarelik ofisindeki klimalı odamdaki deri koltukta gevşek gevşek oturuyor, özel sekreterimin benim için tasnif ettiği yüzlerce hayran mektubuna göz gezdirirken gerçek fincanda kahvemi yudumluyordum.
-Buyurun Sayın Bakanım. Nasıl yardımcı olabilirim? Yalnız hemen belirteyim efendim ismim Şahsi Fikrim. “Şahsi Fikir” çok edilgen durduğu için meseleye bir iyelik eklemek istedim. Herkesin bir şahsi fikri olabilir ama bu benim bizzat benim, şahsi fikrim demeye getirdim. Bakan, konuyla ilgili yaptığım izahı yersiz bulduğunu ima edercesine direkt konuya girdi.
-Şahsi Bey, yazılarınızı kitaplaştırıp tüm ilk ve orta dereceli okullarda tavsiye listesine almak istiyoruz. Hatta eğer sizin için de uygunsa bağlamsız bir şekilde bu kitabı zorunlu ders kitabı olarak herkese okutmak da istiyoruz.
-Tüm yazılarımı mı kitaplaştıracaksınız sayın Bakanım.
-Hayır, seçeceğimiz en vurucu yirmi yazıyı koyacağız kitaba.
-On binlerce yazı arasından seçim yapmak zor olacak, desenize. Bir de hangi birinden vazgeçebilirsiniz sayın Bakanım Allah aşkına. Gülüştük.
-Siz o işi bize bırakın. Konu ile ilgili bir ekip oluşturduk.
Yılların verdiği örselenmişlikle rahat rahat sordum.
-Sayın Bakanım, IBAN’ımı sekreter arkadaş ilgili arkadaşlara iletir. Yazı başına 13 lira alıyorum. Sizin için bir sakıncası yoktur herhalde? Telefonun    bekleme düğmesine  basmış  olmalı  ki  etraftaki  hafif uğultu kesildi. Birkaç saniyelik boşluktan sonra:
-Arkadaşlar 10 lira olarak bildirmişlerdi ama. Dedim “Sayın Bakanım, doğrudur. Fakat takdir edersiniz ki ne işe yaradıklarını bilmediğim EFE-TÜFE rakamları bir miktar zam yapmamı gerektirdi, ben de yaptım. Tam olarak 12,70 gibi bir şey çıktı aslında ama küsuratla uğraşmak istemedim. Anlayışla karşılarsınız inşallah”
Anlayışla karşıladı. “Yalnız o efe-tüfe değil, tefe-tüfe” demeyi de ihmal etmedi. Hatta “Sanırım eften-püften ikilisiyle  karıştırıyorsunuz. O başka bir şey” diye de ekledi. Bildiğiniz kültürüyle dövmüştü beni. Ortada enformatik cehaletimle kalakalmıştım. Yine de ücret konusunu anlayışla karşılamasından aldığım cesaretle mevzuyu gereksiz bir alana taşıyarak daha da sıkıcı olmaktan çekinmedim.

Sayın Bakanım, Ankara’ya sık geliyorum. Takdir edersiniz ki bizim gazetenin Ankara ofisi, pek Ankara’da sayılmaz. Üstelik ofisi sadece Ankara ofisi olarak değil, misafirhane olarak  da kullanmak gibi bir anlayış var. Beni oradaki çekyattan kurtarıp, ne bileyim bakanlığın bir misafirhanesi olur, bir şey olur.
Nabi Avcı :
-Anladım Şahsi Bey, dedi. Gelince lütfen arayın arkadaşlar size...
****
Daha da yazardım ama sıkıldım. Al işte mis gibi Hayali Hikaye. Yok Hakan Albayrak’ın Hayali Hikayeler’i Şahsi’nin yazılarının önüne geçmişmiş de yok Şahsi eskisi kadar komik değilmişmiş de. Al. Yazdım işte. Ben de yazdım bir hayali hikaye. Çok mu zor yani konuyu bir şekilde Tayyip Erdoğan’a getirmek. Değil. Bu noktadan sonra Nabi Avcı “Bir  saniye Şahsi bey, sayın Cumhurbaşkanımız görüşmek istiyor” diyerek telefonu Tayyip Erdoğan’a veremez mi? Verir. Hayal çünkü. Yaz yaz dur.
Getir konuyu bir şekilde Erdoğan’a. Yaz bir iki iç gıcıklayan diyalog. Dövdür birini Erdoğan’a. Kırdır ağzını burnunu. Acıma. Oooh anında paralel Fetullahçı sitelerin manşetindesin.
Yap çatır çatır ironini. Giydir ince ince adamlara. Anlamazlar nasılsa.
Var mı böyle bir dünya.

Hayali hikayelermiş. Peh.
Nabi Avcı’yla yazı başına 13 TL’ye anlaştık Nabi Avcı’yla yazı başına 13 TL’ye anlaştık Reviewed by Habersizim on 10:10:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: