Pakistan’da bir lunaparka canlı bomba saldırısı yapıldı. Lunapark olduğuna göre ölenlerin çoğunun çocuklardan oluştuğunu anlamak güç olmasa gerek. Ölenlerin çocuk olması bu vahşeti gerçekleştirenlerin potansiyel izahatını tamamen boşa çıkarıyor ama ölenler çocuk olmasa da boşa çıkar izahat.
Lunaparktakilerin ‘paskalya bayramını kutlayan hristiyanlar’ olduğu iddiasıyla yapılan aklanmaya çalışılıyor. Ve maalesef müslümanlar arasında ‘gebersin kafirler’ kafasıyla bu türden eylemleri hoş gören insanlar türemiş durumda. Böyle bir damar var yani, kabul etmek lazım. Ve bu damarı bünyemizden söküp atmak zorundayız. Yapılan her eylemi ‘batılıların bir oyunu’ gibi görme konforundan uzaklaşmak gerekiyor.
Biz yazmaktan anlatmaktan usanmayacağız. Her seferinde bunu dile getirmekten kaçmayacağız.
Savaşın bir ahlakı vardır. Savaşmanın bir usulü vardır. Çocukları öldüremezsin, kadınları öldüremezsin, silahsız insanları öldüremezsin. Bunun adı cihad değildir. ‘Onlar da bize yapıyor’ diyemezsin. ‘Onlardan’ farkın olmalıdır. Böyle bir savaş biçimi dini mübini İslam’ın hiçbir yorumunda yok. Hangi kutsal dava için çocuk öldürmeyi kendine helal edebilirsin? Bunu yapanların, yaptıranların suçu günahları bir tarafa, asıl sözümüz bu yapılanları tasvip edip, gizli gizli olan bitene hak verenlere. Ne elde edilebilir böyle bir saldırıyla? Ölenlerin tamamının gayri müslim olması da bir şey değiştirmez. Cihadın hiçbir cüzünde ‘canlı bomba’ diye bir metot yoktur. Bu, ‘cihad’ kavramını kirletmekten öte anlam taşımaz.
Bu türden bir eylemi bütün kalbimizle reddetmek zorundayız. Tüm sivil etki unsurlarımız bu meseleyi ciddiye almalıdırlar. Cemaatler, âlimler, STK’lar, abiler, anneler, babalar bu vahşi metodun cihatla alakası olmadığını, böyle bir tebliğ metodunun bulunmadığını her fırsatta ama her fırsatta haykırmak zorundadırlar. Bunu, saldırıyı gerçekleştirenlerin duyması için değil, bu eyleme en kötü ihtimalle ‘kalbiyle rıza gösterenleri’ ikna etmek için yapmalılar. Sürekli, önümüze canlı bombayı kutsayan ve bunun teorisini kurgulayan simalar değil, İslam’ın ve cihadın izzetini temsil eden insanlar çıkmalı. Her seferinde bunu bıkmadan usanmadan söylemek zorundayız. Zihnimizde kalan son kırıntıları temizlemek, bu türden eylemlerle aramıza kesin bir mesafe koymak için.
Her canlı bomba saldırısından sonra, Aliya posteri dağıtmak geliyor içimizden. Çocuk öldüren o bombacılar değil, bizi Aliya temsil ediyor diye her seferinde haykırmak için.
Lunaparktakilerin ‘paskalya bayramını kutlayan hristiyanlar’ olduğu iddiasıyla yapılan aklanmaya çalışılıyor. Ve maalesef müslümanlar arasında ‘gebersin kafirler’ kafasıyla bu türden eylemleri hoş gören insanlar türemiş durumda. Böyle bir damar var yani, kabul etmek lazım. Ve bu damarı bünyemizden söküp atmak zorundayız. Yapılan her eylemi ‘batılıların bir oyunu’ gibi görme konforundan uzaklaşmak gerekiyor.
Biz yazmaktan anlatmaktan usanmayacağız. Her seferinde bunu dile getirmekten kaçmayacağız.
Savaşın bir ahlakı vardır. Savaşmanın bir usulü vardır. Çocukları öldüremezsin, kadınları öldüremezsin, silahsız insanları öldüremezsin. Bunun adı cihad değildir. ‘Onlar da bize yapıyor’ diyemezsin. ‘Onlardan’ farkın olmalıdır. Böyle bir savaş biçimi dini mübini İslam’ın hiçbir yorumunda yok. Hangi kutsal dava için çocuk öldürmeyi kendine helal edebilirsin? Bunu yapanların, yaptıranların suçu günahları bir tarafa, asıl sözümüz bu yapılanları tasvip edip, gizli gizli olan bitene hak verenlere. Ne elde edilebilir böyle bir saldırıyla? Ölenlerin tamamının gayri müslim olması da bir şey değiştirmez. Cihadın hiçbir cüzünde ‘canlı bomba’ diye bir metot yoktur. Bu, ‘cihad’ kavramını kirletmekten öte anlam taşımaz.
Bu türden bir eylemi bütün kalbimizle reddetmek zorundayız. Tüm sivil etki unsurlarımız bu meseleyi ciddiye almalıdırlar. Cemaatler, âlimler, STK’lar, abiler, anneler, babalar bu vahşi metodun cihatla alakası olmadığını, böyle bir tebliğ metodunun bulunmadığını her fırsatta ama her fırsatta haykırmak zorundadırlar. Bunu, saldırıyı gerçekleştirenlerin duyması için değil, bu eyleme en kötü ihtimalle ‘kalbiyle rıza gösterenleri’ ikna etmek için yapmalılar. Sürekli, önümüze canlı bombayı kutsayan ve bunun teorisini kurgulayan simalar değil, İslam’ın ve cihadın izzetini temsil eden insanlar çıkmalı. Her seferinde bunu bıkmadan usanmadan söylemek zorundayız. Zihnimizde kalan son kırıntıları temizlemek, bu türden eylemlerle aramıza kesin bir mesafe koymak için.
Her canlı bomba saldırısından sonra, Aliya posteri dağıtmak geliyor içimizden. Çocuk öldüren o bombacılar değil, bizi Aliya temsil ediyor diye her seferinde haykırmak için.
Her canlı bomba sonrası, Aliya posteri dağıtasımız geliyor
Reviewed by Habersizim
on
14:59:00
Rating:

Hiç yorum yok: