Çağdaş gericilik(!)

Son zamanlarda sosyal içerik platformu adı altında bazı sitelerde insanlara dayatılan testler söz konusu. Dayatılıyor, çünkü alakasız ortamlarda kışkırtıcı bir formla karşınıza çıkıyor ve merak duygunuzu tetikleyerek sizi sonu gelmeyen testler girdabına sürüklüyor. Yok, ‘sen hangi yazarsın’, yok ‘sen hangi romanın kahramanısın’, yok ‘nerede tatil yapmalısın’, hatta ‘hangi üniversiteden mezunsun” başlıklı testlere muhatap oluyor insanlar bu sitelerde.
OKS, YGS VE LYS’nin, analitik düşünceyi öldüren tornasından geçmiş insanlara biçilmiş kaftan olan bu testler, hiçbir şey söylemiyor dersem subliminal mesajı icat edenlerin kemiklerini sızlatmış olurum. Zira çok şey söylüyorlar.
Ama sinsice ve ahlaksızca.
Olabildiğince sığ, insanlar arasındaki ince farkları dikkate almayan ve ortalama sürü anlayışına uygun sorularla insanlara bazı mesajlar ekilmeye çalışılıyorbu testlerle.
En azından ben öyle düşünüyorum.
Nasıl mı?
İzleyin ☺
Masum gibi görünen ama derinlere inildiğinde, ideolojik çarpıntıların hissedildiği ve propagandist yaklaşımın söz konusu olduğu bu testlerden birine hasbelkader ben de muhatap oldum. Dün akşam olağan gerçekçilikle evimin salonunda otururken eşim, kendisinin uyguladığı “Sen Türkiye’nin bir şehri olsaydın, neresi olurdun?” testini benim de uygulamamı istedi. Ben de uyguladım. Çoktan seçmeli 8 soruya verdiğim gerçekçi cevaplar sonunda benim şehrimin ‘Erzurum’ olduğuna kanaat getirdi sosyal içerik platformumuz. İzmirli olup İstanbul aşığı olmama karşın, Erzurum olmaktan şeref duydum.
Çünkü insanı ve mimarisiyle beni hep hoşnut etmiş bir şehirdir Erzurum. Çifte Minareli Medresesi’nden Erzurum Ulu Camii’ne, Üç Kümbet’lerden kırlangıç çatılı muhteşem konaklarına... Erzurum paha biçilemez bir şehirdir. Bir de cağ kebabı vardır ki, kebapların şahıdır desem yeridir.
Erzurum olmaktan şeref duydum ama, sitenin Erzurum üzerinden bana söylediklerine de, tabir-i caizse kıl oldum. Çünkü, sosyal içerik platformumuz (ya da testi hazırlayan işgüzar) Erzurum hakkında pek de iyi şeyler düşünmüyordu.
Peki ne yazıyordu bu satırlarda?
Erzurum hakkında yazılanları hiç değiştirmeden aşağıya alıyorum. “Doğu’nun mert şehri: Erzurum! Sen tıpkı Erzurum gibisin.
İçinde gram yalan, sahtekarlık, kötülük yok senin: Adeta ne ise osun, için dışın bir yani. Bu yüzden de dürüstlük senin için çok önemli, doğrucu Davut deseler de umurunda değil, yalan söylememek için gerekirse en acı doğruları bile söylersin sen. Diğer yandan az biraz sabit fikirli olduğunu söylememiz lazım; yani senin fikrini değiştirme, ikna etme çabaları hep boşa gitmiştir ve gidecektir. Bu böyle biline!
Yalnız şunu söylememiz lazım:
Sen tam bir düz adam/kadınsın.
İmalarla, dolaylı anlatımlarla işin yok senin; Düzsün işte, Düz adam Sami’nin akrabası olacak kadar düz hem de!”
İyi cümlelerle başlayan Erzurum güzellemesi, birden kötü cümlelerle Erzurum tenkidine dönüşüyor. Bir yandan nüktedan, diğer yandan dümdüz değerlendirmelerle Erzurum üzerinden bir zihniyet okuması/tenkidi yapılıyor.
Mert ve dürüst olan Erzurum, sabit fikirli, yeniliğe kapalı, müsamahadan uzak ve düz adam Sami’liğe indirgeniyor. Halbuki, Erzurumlu Emrah başta olmak üzere nüktedan aşıkları, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın başını çektiği ilim erbabı, derin muhabbetlerin yapıldığı sohbet meclisleri ve Naim Hoca gibi esprinin küpü imamlarıyla Erzurum’un Düz Adam Sami’nin akrabası olması mümkün değil.
Bu düpedüz bir algı yönetimidir.
Bütün Anadolu, tarih boyunca farklı din, ırk, mezhep, meşrebe yataklık yapmıştır. Müsamaha ve tevazunun binbir görünümü nam salmıştır bu topraklarda. Fikirleri, tekamülün/evrimin ruhuna uygun olarak devamlı değişmiş ve devamlı yeniliğe açık olmuştur bu topraklar. O kadar ki bütün medeniyetlere kucak açmış ve bütün insanlık nasibini almıştır bu topraklardan. Farklılığa olan açıklığı bugün de sürmektedir bu toprakların. Modern ve çağdaş kabul edilen hiçbir şehir ve ülke, bugün Anadolu’nun yaptığını yapamamaktadır mesela. Milyonlarca Suriyeli kardeşimize hanelerini açan ve onlarla rızıklarını paylaşan bu topraklardır bugün.
Ali Ural’ın, Anadolu’nun tapusu dediği şehirlerden Erzurum’la ilgili yapılan bu operasyon hiçbir zaman tutmayacaktır. Bu toprakların müsamaha ve açık fikirlilik özelliğini alamayacaktır hiçbir propaganda.
Hiçbir ideolojik kusmuk, yenilenmenin ve kendini gerçekleştirmenin yatağı olan bu coğrafyayı kurban edemeyecektir.
Bahusus, ‘bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’dur Onedio.com?
Not: Birileri diyecektir muhtemelen. “Düz adam Sami’sin işte. Bir sitedeki öznel değerlendirmeyi gereğinden ciddiye alıp, yazına konu etmişsin” diye. Eyvallah derim onlara ve haklı olduklarını tevekkülle ummak isterim!
Çağdaş gericilik(!) Çağdaş gericilik(!) Reviewed by Habersizim on 11:11:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: