Yirminci asrın ikinci yarısı içinde dahi milyonlarca insanın kan ve ateş içinde istiklâl ve hürriyetlerinden mahrum olarak yaşadığı, yaşatıldığı acı bir hakikattır. İstiklâl ve hürriyet edebiyatlarının büyük cazibesine ve sihrine inananların, hak ve hukuk kaidelerinin tahakkukuna başlarını adayanların, ömürlerini vakfedip sebil edenlerin nasıl bir hüsran içinde olduklarını, nasıl kahredici bir isyan ve dehşet içinde kaldıklarını kestirmek güç değildir.
Yeni bir anlayışın sancıları içinde bulunan gebe bir dünya karşısındayız. Dört bir yandaki memnuniyetsizlik krizleri meydandadır. Cezayir vatanseverlerini hergün garp emperyalizminin modern silâhları inletmektedir. Macaristan’da kahraman bir halk kızıl emperyalizmin kanlı yumruğu altında ezilmektedir.
Keşmir trajik ve haksızlıklarla dolu bir mücadeleye sahne olmaktadır. İrlanda’da inatçı ve devamlı milliyetçi hareketler kendilerine has zecrî yolların hepsini seferber etmişlerdir. Vietnam, Kore ve Endonezya’daki kardeş kavgalarının biri bitmekte, diğeri başlamaktadır. Bu tipik halk hareketleri dünyanın her köşesinde her gün mazlumların, mağdurların, hak dostlarının değişmez huzur ve sükûn iştiyakı olarak, yenilmez davaları olarak yaşamaktadır. Kan ve gözyaşı ile beslenen ve doyan bu tohum gelecekte muhakkak yeşerecektir.
Kendi insanlarını, kendi çocuklarını Türkiye’nin muhtelif şehirlerine ekmek peşine salmış, hasretli, gurbetli türkülerin yurdu olan küçük ve kıraç bir Anadolu kasabasında mübarek ve muazzez bir halkın yaşama sevincini ve şevkini terennüm etmeyi kendisine şiar ve dert edinmiş bir gazete olan “Arapgir Postası”nın daha önceki sayılarında, istiklâl hareketlerini ve mes'ut bir dünya ülküsünü nasıl dostça, nasıl kardeşçe ve insanca karşıladığı ayan beyan meydandadır.
Yukarıda kısaca arzetmeye çalıştığımız dünyanın korkunç ihtilâçları arasında yeni ve hür bir devlet müjdesi, bir teselli ve beşaret haberi gibi görünmüş ve bizi ümitlendirmiştir. Güney-Batı Afrika’da halkının büyük bir kısmı Müslüman olan “Altın Sahilleri” bölgesinde GANA adlı bir devlet kurulmuştur.
Yeni başkent Akra’dan günlerdir birbiri peşi sıra mesut haberler gelmektedir. Uzun yıllar İngilizlerin kolonisi olarak sömürülen bu insanlar, mücadelelerinin ilk kısmını başarı ile bitirmişler ve şimdilik İngiliz Milletler Camiası içinde hür ve müstakil olarak yaşama hakkını kazanmışlardır. Mücadelelerinin ikinci safhası, siyasî istiklâllerinin iktisadî istiklâlle teminat altına alınması ve temel hürriyetlerinin hukukî müesseselere kavuşturulması olacaktır.
6 Mart 1957 günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Gana Devleti’nin aza olmak hususundaki haklı talebini ittifakla kabul etmiştir. Artık Gana Devleti Birleşmiş Milletler'in 81’inci üyesidir ve bağımsız bir devlet olarak yaşayacaktır.
Uyanan Afrika’yı sağlam inanç ve ideallerin idare ettiği yakın bir gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. Akra’da yapılan bir beyanat, Altın Sahilleri’nde yaşayan halkların, kendileri gibi zenci olan kardeşlerine şimdiden bağırlarını nasıl şefkatle açtıklarını, dünyanın muhtelif bölgelerinde yapılan haksızlıklardan ve düşmanlıklardan ne derece iğrendiklerini, onları ve onların davalarını ne kadar dostça kabullendiklerini göstermesi bakımından gelecek için güvenilir bir teminat olarak görünmek istidadındadır. Mücerret olarak bu kanaat, hür ve aydınlık bir dünyanın gerçekleşmesinde en sağlam fikrî istinadgâhlardan biri olmak haysiyetindedir.
Gana Devleti'nin idealist Başvekili Dr. Kvame Nkrumah, Akra’da Sunday Times Gazetesi’nin muhabirine verdiği beyanatta, “Gana devleti bazı müstemlekelerde ve diğer medenî memleketlerde cari olan ırk tefriki yüzünden ızdırap çekmekte olan zencileri mülteci sıfatı ile sinesine basmağa hazırdır” demiştir. Gana Başvekili, sözlerini yeni devletin Amerika Birleşik Devletleri ve Antiller de dahil olmak üzere bütün dünya zencilerini kabule hazır olduklarını ve Gana’nın bir çok yerlerde ızdırap içinde inleyen zenci ırkı için bir kurtuluş limanı olacağını belirterek bitirmiştir. Bu yeni devlet ve bu yeni kanaat, uyanan Afrikayı vuzuhla göstermesi bakımından da ibret ve dikkatle takibe yetecektir. Ganalıların bu mukaddes inançlarını kafalarında ve gönüllerinde, mekteplerinde ve işlerinde, bütün ibadethanelerinde ve eğlence yerlerinde, hattâ uzak kabilelerin acayip sihirbazlarının sözlerinde bile yaşatmalarını ve uyanık tutmalarını dileyelim.
Akra'da yapılan şenliklerde Hükümetimizin de bir büyükelçimizle temsil edildiğini memnuniyetle belirtmek isteriz.
(Arapgir Postası, 22 Mart 1957)
Yeni bir anlayışın sancıları içinde bulunan gebe bir dünya karşısındayız. Dört bir yandaki memnuniyetsizlik krizleri meydandadır. Cezayir vatanseverlerini hergün garp emperyalizminin modern silâhları inletmektedir. Macaristan’da kahraman bir halk kızıl emperyalizmin kanlı yumruğu altında ezilmektedir.
Keşmir trajik ve haksızlıklarla dolu bir mücadeleye sahne olmaktadır. İrlanda’da inatçı ve devamlı milliyetçi hareketler kendilerine has zecrî yolların hepsini seferber etmişlerdir. Vietnam, Kore ve Endonezya’daki kardeş kavgalarının biri bitmekte, diğeri başlamaktadır. Bu tipik halk hareketleri dünyanın her köşesinde her gün mazlumların, mağdurların, hak dostlarının değişmez huzur ve sükûn iştiyakı olarak, yenilmez davaları olarak yaşamaktadır. Kan ve gözyaşı ile beslenen ve doyan bu tohum gelecekte muhakkak yeşerecektir.
Kendi insanlarını, kendi çocuklarını Türkiye’nin muhtelif şehirlerine ekmek peşine salmış, hasretli, gurbetli türkülerin yurdu olan küçük ve kıraç bir Anadolu kasabasında mübarek ve muazzez bir halkın yaşama sevincini ve şevkini terennüm etmeyi kendisine şiar ve dert edinmiş bir gazete olan “Arapgir Postası”nın daha önceki sayılarında, istiklâl hareketlerini ve mes'ut bir dünya ülküsünü nasıl dostça, nasıl kardeşçe ve insanca karşıladığı ayan beyan meydandadır.
Yukarıda kısaca arzetmeye çalıştığımız dünyanın korkunç ihtilâçları arasında yeni ve hür bir devlet müjdesi, bir teselli ve beşaret haberi gibi görünmüş ve bizi ümitlendirmiştir. Güney-Batı Afrika’da halkının büyük bir kısmı Müslüman olan “Altın Sahilleri” bölgesinde GANA adlı bir devlet kurulmuştur.
Yeni başkent Akra’dan günlerdir birbiri peşi sıra mesut haberler gelmektedir. Uzun yıllar İngilizlerin kolonisi olarak sömürülen bu insanlar, mücadelelerinin ilk kısmını başarı ile bitirmişler ve şimdilik İngiliz Milletler Camiası içinde hür ve müstakil olarak yaşama hakkını kazanmışlardır. Mücadelelerinin ikinci safhası, siyasî istiklâllerinin iktisadî istiklâlle teminat altına alınması ve temel hürriyetlerinin hukukî müesseselere kavuşturulması olacaktır.
6 Mart 1957 günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Gana Devleti’nin aza olmak hususundaki haklı talebini ittifakla kabul etmiştir. Artık Gana Devleti Birleşmiş Milletler'in 81’inci üyesidir ve bağımsız bir devlet olarak yaşayacaktır.
Uyanan Afrika’yı sağlam inanç ve ideallerin idare ettiği yakın bir gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. Akra’da yapılan bir beyanat, Altın Sahilleri’nde yaşayan halkların, kendileri gibi zenci olan kardeşlerine şimdiden bağırlarını nasıl şefkatle açtıklarını, dünyanın muhtelif bölgelerinde yapılan haksızlıklardan ve düşmanlıklardan ne derece iğrendiklerini, onları ve onların davalarını ne kadar dostça kabullendiklerini göstermesi bakımından gelecek için güvenilir bir teminat olarak görünmek istidadındadır. Mücerret olarak bu kanaat, hür ve aydınlık bir dünyanın gerçekleşmesinde en sağlam fikrî istinadgâhlardan biri olmak haysiyetindedir.
Gana Devleti'nin idealist Başvekili Dr. Kvame Nkrumah, Akra’da Sunday Times Gazetesi’nin muhabirine verdiği beyanatta, “Gana devleti bazı müstemlekelerde ve diğer medenî memleketlerde cari olan ırk tefriki yüzünden ızdırap çekmekte olan zencileri mülteci sıfatı ile sinesine basmağa hazırdır” demiştir. Gana Başvekili, sözlerini yeni devletin Amerika Birleşik Devletleri ve Antiller de dahil olmak üzere bütün dünya zencilerini kabule hazır olduklarını ve Gana’nın bir çok yerlerde ızdırap içinde inleyen zenci ırkı için bir kurtuluş limanı olacağını belirterek bitirmiştir. Bu yeni devlet ve bu yeni kanaat, uyanan Afrikayı vuzuhla göstermesi bakımından da ibret ve dikkatle takibe yetecektir. Ganalıların bu mukaddes inançlarını kafalarında ve gönüllerinde, mekteplerinde ve işlerinde, bütün ibadethanelerinde ve eğlence yerlerinde, hattâ uzak kabilelerin acayip sihirbazlarının sözlerinde bile yaşatmalarını ve uyanık tutmalarını dileyelim.
Akra'da yapılan şenliklerde Hükümetimizin de bir büyükelçimizle temsil edildiğini memnuniyetle belirtmek isteriz.
(Arapgir Postası, 22 Mart 1957)
Afrika’da yeni bir devlet: Gana
Reviewed by Habersizim
on
11:15:00
Rating:

Hiç yorum yok: