Bir dem, bir de telve gerek gönle! - Tuba Yekeler

Şemsiyemin ucu baston, söyle yarim kimdir dostun? Öldürmeye var mı kastın...
Dilime gayri ihtiyari pelesenk olmuş bir zamanların en nadide ezgisi.
Bir yandan telvesine hatır koyulmuş kahveyi hazır ederim, diğer yandan baş tacı edilmiş, her demine bir deva gizlenmiş çayı. Hemen söyleyeyim çay benim tacım değildir başıma koyduğum. Çayın memleketi Kaçkar’ı, Ayder’i, derelerini, kalbime bıraktığı yarelerini bile severim de bi sevemedim ataştan indirip daha kaynarken ince belliden bir yudum içmeyi. Ha bir de severim demini verirken sabırla bekleyeni, bekleyene kıtlama ile servis etmeyi. Daha demliği ateşe koymadan ilk bardağının dibini getireni.
Sevgim az gelmiş olacak ki bir de fırçasını yerim; çay sevmeyen insan olur muymuş, hayatın tadını bilmezmişim, başımda mı ağrımazmış içmeyince. Ağrımaz efendim, ağrımaz. Çayı da dalında severiz; gelincik gibi.
Aslında hayatı kahve ile çayın arasına sıkıştırmış özümde iyi bir hava akışmetre satıcısıyım. İyi bilirim hangi şase numarasına hangi hava akışmetrenin bağlandığını, kaçıncı kilometrede balatanın sıyırdığını. Daha saymıyorum bile buji ile buji başlığının arasındaki ulvi görevi.
Zaman zaman karıştırsam da debriyaj teli ile toka telini yine de iyi bilirim en iyi marka kar zincirini. Kâfi midir? Değildir. Ademoğlu her şeyden evvel haddini bilmelidir.
Bir şeyi daha çok iyi bilmek gerekir. Nevruz’u!
Düşende cemre toprağa; baharın ilk çiçeği açanda ve sırasını gelincik çiçeğine bırakanda taze bir abdest kuşanıp şükrünü eda etmeyi bilmelidir.
Ömre yeniden başlamak demektir nevruz, birilerine ömür biçmek değil.
Tomurcuklanmak demektir, fidanlara kıymak değil.
Maharet bir bombanın teline bahar çiçeklerini dizmek değil, nefsimizi asıp iman ipine hesap vereceğimiz günü bilmektir. Düşün ki her bir mahlukatın hakkı var üzerimizde, kul hakkının hesabı nasıl ödene?
Duamızdır; kara kış örtüsünü kaldırırken bahçemizden kimimizin de kaldırsın yüreğinden bu kiri pası.
Ve insanoğlu “ya Hak” desin bir etsin âlemi İslam’ı.
Bir dem, bir de telve gerek gönle! - Tuba Yekeler Bir dem, bir de telve gerek gönle! - Tuba Yekeler Reviewed by Habersizim on 10:29:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: