8- Biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
İmana gelmeyenlerin hesap günündeki görüntüleri: Azap olsun diye boyunlarında halkalar, laleler, boyunduruklar. Elleri çenelerinin altında boyunlarına raptedilmiş, atın dizginlerini çekince atın kafasının kalkması gibi kafaları yukarı kalkmış, boyunlarını bir tarafa döndürecek halde değiller. Köleler gibi, deliler gibi bağlanmışlar. Gözleri aşağı sarkmış. Somurtuyorlar. Cehenneme böylece götürülüyorlar.
Dünya hayatındaki görüntüleri de böyledir. Allah’a boyun eğemez, secde edemez. Peygamberin yoluna girmeyi kendine münasip görmez. Etrafına bakamaz, baksa da anlayamaz. Hemen önündeki İslam hakikatini göremez. Fıratlarına kelepçeler geçmiş durumda. Buna rağmen kibirli, müstekbir. İnsanlara tepeden bakıyor. Başları dik, küstahça böbürleniyorlar.
Başlarını hakka döndüremiyor. Bakışını hakka yöneltemiyor. Hakkı göremiyor. Görse bile hakka boyun eğemiyor. Hayır işleyemiyor. Ne yaptığını bilmez haldeler.
Zira temiz yaratılışlarını zayi ettiler. İradelerini kötüye kullandılar. Hakikati bilinçli bir şekilde reddettiler. İman etmemeleri nedeniyle sapık inanışlar, çirkin alışkanlıklar, kötü davranışlar kazandılar. Kendi akıllarını beğenip, akıllarının koyduğu kurallara uydular. İçgüdülerine, şehvetlerine, benliklerine, nefislerine, şeytana kul oldular. Çağdaş ve modern hayatın gereği olarak gördükleri taklide, taassuba, küfür ve günaha alışa alışa geri dönülmez derecede yaratılış kabiliyetlerini bozdular. Nihayetinde kalpleri mühürlendi.
Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Bakara 7
Kendi boyunlarında, kendi elleriyle manevi kelepçeler oluşturdular. Bu köle halleriyle Allah’a kafa tutarcasına yaşamaya devam ediyorlar. Boyunlarındaki ipleri Allah’tan başkalarına teslim ediyorlar.
Biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar. Yasin 8
Ayet; kafirlerin, müşriklerin Allah’a başkaldırmadaki ısrarlarını ifade ediyor. Ayetlerle uyarı onlara fayda vermemektedir. Hidayete uzak kaldıkça kalpleri katılaştı. Vicdanları köreldi. Küfür ve şirk zincirine vurulmuş haldeler. Selim duygularını toplayamaz haldeler. Düşünce ve duyguları paramparça. Bir de hakkı kabule engel inatları belirgin vasıflarındandır. İnatçılıkları nedeniyle boyunlarına kibir ve büyüklenme halkası geçirilmişir. Hakkı ikrar etme kabiliyetleri neredeyse kalmamıştır. Apaçık delilleri bile kabul edemezler. Hakikatı tanıyamazlar.
Önlerine ve arkalarına kendi kendilerine barikatlar koymuşlar. Geçmişi ve geleceği değerlendiremezler. Daha önceki toplumların başına gelenleri özümseyecek durumda değiller. Kendi bireysel geçmişlerini de ele alıp sorgulayamazlar. Gelecekle ilgili çaresizlikleri daha büyük. Akıntıya kapılmışlar. Sürüklenip gidiyorlar. Ölüm, yeniden dirilmek, hesap, cennet, cehennem onlar için düşünebilecek şeyler değildir. Onları bu hale getiren nedir? Dünya tutkusu, hırs, doyumsuzluk, ekonomik büyüme derdi, küçülme korkusu, alışkanlıklar, hayatın vazgeçilmez gerekleri diye boyunlara geçirilen halkalar, esaret zincirleri. Boyunlarında çeşit çeşit halkalar. Boyunduruk tamam. El kol bağlanmış. Allah’ın emirlerine boyun eğilemiyor. Kibir ve inat ile de her şeye kör olunuveriyor. Hakikat görülemiyor. İnsan boynuna görünür- görünmez halkalar, ipler, bağlar takılabilen bir varlık. Örfün, adetin, toplumsal yapının, nice kurum ve kuruluşun ipleri, yönetim ve köleleştirme araçları insanların boyunlarına musallat olmaktadır. İnsan huzur, sükun bırakmayan kölelik tehditleri altındadır.
Her insanın boynuna işlediklerini dolarız. İsra 13
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin? O geçit boyun bağını çözmektir. Beled 12-13
İnsan neredeyse boynunu, yani şahsiyetini sürekli kontrol etse yeridir. İnsan boynundaki bütün bağlardan kurtulmalı, sadece Allah’ın ipine (hablullah) boynunu teslim etmelidir.
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, İslâm’a) sımsıkı yapışın, parçalanmayın. Al-i İmran, 103
Allah’ın ipi Kur’an ipidir. Ona bağlı olunmalıdır. Allah ve Rasül’ünün çektiği yöne gidilmelidir.
Ayet aynı zamanda imandan mahrum olanın zelil halini tasvir ediyor. Boyunlarında nice tasmalarla yaşıyorlar. İnatçılık, kibir ve büyüklenme insanı dibe yuvarlayan sakatlıklar boyunlarında gururla gezdirdikleri gerdanlık olmuş.
Müslümanlar, İslam’ı bu zavallılara da yeniden götürmelidirler. Kendilerine İslam anlatılınca burunları havaya kalkar. Kibirleriyle dik kafalıdırlar. İmana, hidayete, hayra yanaşmayabilirler.
İmana gelmeyenlerin hesap günündeki görüntüleri: Azap olsun diye boyunlarında halkalar, laleler, boyunduruklar. Elleri çenelerinin altında boyunlarına raptedilmiş, atın dizginlerini çekince atın kafasının kalkması gibi kafaları yukarı kalkmış, boyunlarını bir tarafa döndürecek halde değiller. Köleler gibi, deliler gibi bağlanmışlar. Gözleri aşağı sarkmış. Somurtuyorlar. Cehenneme böylece götürülüyorlar.
Dünya hayatındaki görüntüleri de böyledir. Allah’a boyun eğemez, secde edemez. Peygamberin yoluna girmeyi kendine münasip görmez. Etrafına bakamaz, baksa da anlayamaz. Hemen önündeki İslam hakikatini göremez. Fıratlarına kelepçeler geçmiş durumda. Buna rağmen kibirli, müstekbir. İnsanlara tepeden bakıyor. Başları dik, küstahça böbürleniyorlar.
Başlarını hakka döndüremiyor. Bakışını hakka yöneltemiyor. Hakkı göremiyor. Görse bile hakka boyun eğemiyor. Hayır işleyemiyor. Ne yaptığını bilmez haldeler.
Zira temiz yaratılışlarını zayi ettiler. İradelerini kötüye kullandılar. Hakikati bilinçli bir şekilde reddettiler. İman etmemeleri nedeniyle sapık inanışlar, çirkin alışkanlıklar, kötü davranışlar kazandılar. Kendi akıllarını beğenip, akıllarının koyduğu kurallara uydular. İçgüdülerine, şehvetlerine, benliklerine, nefislerine, şeytana kul oldular. Çağdaş ve modern hayatın gereği olarak gördükleri taklide, taassuba, küfür ve günaha alışa alışa geri dönülmez derecede yaratılış kabiliyetlerini bozdular. Nihayetinde kalpleri mühürlendi.
Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Bakara 7
Kendi boyunlarında, kendi elleriyle manevi kelepçeler oluşturdular. Bu köle halleriyle Allah’a kafa tutarcasına yaşamaya devam ediyorlar. Boyunlarındaki ipleri Allah’tan başkalarına teslim ediyorlar.
Biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar. Yasin 8
Ayet; kafirlerin, müşriklerin Allah’a başkaldırmadaki ısrarlarını ifade ediyor. Ayetlerle uyarı onlara fayda vermemektedir. Hidayete uzak kaldıkça kalpleri katılaştı. Vicdanları köreldi. Küfür ve şirk zincirine vurulmuş haldeler. Selim duygularını toplayamaz haldeler. Düşünce ve duyguları paramparça. Bir de hakkı kabule engel inatları belirgin vasıflarındandır. İnatçılıkları nedeniyle boyunlarına kibir ve büyüklenme halkası geçirilmişir. Hakkı ikrar etme kabiliyetleri neredeyse kalmamıştır. Apaçık delilleri bile kabul edemezler. Hakikatı tanıyamazlar.
Önlerine ve arkalarına kendi kendilerine barikatlar koymuşlar. Geçmişi ve geleceği değerlendiremezler. Daha önceki toplumların başına gelenleri özümseyecek durumda değiller. Kendi bireysel geçmişlerini de ele alıp sorgulayamazlar. Gelecekle ilgili çaresizlikleri daha büyük. Akıntıya kapılmışlar. Sürüklenip gidiyorlar. Ölüm, yeniden dirilmek, hesap, cennet, cehennem onlar için düşünebilecek şeyler değildir. Onları bu hale getiren nedir? Dünya tutkusu, hırs, doyumsuzluk, ekonomik büyüme derdi, küçülme korkusu, alışkanlıklar, hayatın vazgeçilmez gerekleri diye boyunlara geçirilen halkalar, esaret zincirleri. Boyunlarında çeşit çeşit halkalar. Boyunduruk tamam. El kol bağlanmış. Allah’ın emirlerine boyun eğilemiyor. Kibir ve inat ile de her şeye kör olunuveriyor. Hakikat görülemiyor. İnsan boynuna görünür- görünmez halkalar, ipler, bağlar takılabilen bir varlık. Örfün, adetin, toplumsal yapının, nice kurum ve kuruluşun ipleri, yönetim ve köleleştirme araçları insanların boyunlarına musallat olmaktadır. İnsan huzur, sükun bırakmayan kölelik tehditleri altındadır.
Her insanın boynuna işlediklerini dolarız. İsra 13
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin? O geçit boyun bağını çözmektir. Beled 12-13
İnsan neredeyse boynunu, yani şahsiyetini sürekli kontrol etse yeridir. İnsan boynundaki bütün bağlardan kurtulmalı, sadece Allah’ın ipine (hablullah) boynunu teslim etmelidir.
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, İslâm’a) sımsıkı yapışın, parçalanmayın. Al-i İmran, 103
Allah’ın ipi Kur’an ipidir. Ona bağlı olunmalıdır. Allah ve Rasül’ünün çektiği yöne gidilmelidir.
Ayet aynı zamanda imandan mahrum olanın zelil halini tasvir ediyor. Boyunlarında nice tasmalarla yaşıyorlar. İnatçılık, kibir ve büyüklenme insanı dibe yuvarlayan sakatlıklar boyunlarında gururla gezdirdikleri gerdanlık olmuş.
Müslümanlar, İslam’ı bu zavallılara da yeniden götürmelidirler. Kendilerine İslam anlatılınca burunları havaya kalkar. Kibirleriyle dik kafalıdırlar. İmana, hidayete, hayra yanaşmayabilirler.
Yasin Suresi Tefsiri- 6
Reviewed by Habersizim
on
11:47:00
Rating:

Hiç yorum yok: