Yasin Suresi Tefsiri- 5

7- Andolsun ki onların çoğunun üzerine (azap) sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
Allah-u Teala bildirdiği hakikatleri yeminle kuvvetlendiriyor. Bu yeminle beraber inkarcıların son mevzileri de darbe alıyor. Onlar da biliyor; yalan yere yapılan yemin alemi harap eder.
Hüküm sabitleşmiş, vaat edilen azabın doğru çıkması, gerçekleşmesi kaçınılmaz olmuştur. Çünkü onlar imana gelmezler.
Bu söz (kavil) nedir? Sürekli uyarı var ama yine de kulk vermeye niyeti yoksa ‘azap vaadi’ sözü hak oluyor. Hak etmişlerdir. Gerçekleşecek. Allah’ın azabı olacak. Kitabında bu azap yasasını haber vermiş. Kitaba ve peygambere uymayan, şeytanın yoluna uyan cehenneme gider ve azap görür yasası. Bu yasa gerçek oluyor.
Bu yasanın diğer tarafında iman edip salih amel işleyenler için cennete gider yasası var. Kur’an-ı Kerim’in tümüyle amel eden, kıssalardan ibret alan, nasihatten yararlanan, harama helale dikkat eden, peygamber ahlakıyla ahlaklanan, onun yolundan giden cennete gider. Bu kurutluş yasasıdır. Bu söz de hak olacak.
Azap sözü çokları üzerine hak olmuştur.
İblis: senin mutlak kudretine andolsun ki, onların hepsini mutlaka azdıracağım. Ancak onlardan ihlaslı kullar hariç. Sad 82-83
Demişti. Allah azze ve celle ise şöyle buyurdu ve azap sözü hak oldu:
Mutlaka sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım! Sad 85
İblis sözüne, tavsiyelerine, yönlendirmelerine ısrarla uyanları, şeytanlarımızdan ayrılmayız diyenleri cehenneme dolduracağı hak olmuştur. Tıpkı Secde Suresi 13. ayet , Hud Suresi 119. , Yunus Suresi 96. ayetlerde olduğu gibi:
Fakat benden: ‘bütün insanlardan ve cinlerden cehennemi elbette dolduracağım’ sözü hak olmuştur. Secde 13
Ve Rabbinin ‘Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım’ sözü böylece tamam oldu. Hud 119
Doğrusu, aleyhlerinde Rabbinin sözü kesinleşmiş olanlar imana gelmezler. Yunus 96
Ayrıca bu yasa kafirlerin pek çoğu iman etmeyecek yasası da olabilir. Pek çoğu, Hz. Peygamber sav. in her dediğine karşı çıkmışlar, haset, inat, kibir, menfaat ve yaşam tarzlarından dolayı kesinlikle iman etmemeye karar vermişler. Hayatları boyunca küfürde ısrar edecekler. Güzelce tefekkür etmeye yanaşmayacaklar. Delil istemişler, delilleri açıkça görmüşler fakat yine de imanı tercih etmemişlerdir. Israrla ve inatla verilen öğütten yararlanmayacaklar. Küfür üzere ölecekler. İster inanın ister inanmayın fark etmez, sonuç aynı olur diye bir durum yok. Dünyada belki fakat ahrette küfür üzerine ölenlere muhakkak bir azap hak olmuştur. İşte bu yasa Allah koyduğu için değil Alah azze ve celle onların tercihlerini onayladığı için var. Yarabbi beni neden kafir yaptın diyecek durumları sözkonusu değildir. Zorlama değil kendi serbest iradeleri ile Allah’ı ve Rasülünü inkar ediyorlar. Kitaba ve sünnete uymak yerine şeytana uyuyorlar. Azgınlığa ve taşkınlığa ısrarla devam etiler. Allah’da onların bu durumunu ezeli ilmiyle tesbit etti. Ezeli hüküm gerçekleşti. Azap sözü onlar üzerine hak oldu ve kitabına yazdı. Allah azze ve cellenin ilminde falancan ın iman edeceği falancanın iman etmeyeceği vardır ve bu söz hak olmuştur. Bu kişilerin gerçek yüzlerini, duygularını Allah, elbette çok iyi bilmektedir. Allah’ın bilmesinde eksiklik, yanılgı söz konusu olamaz. Onlar hakkında azabın hak oluşu onlar bir şey yapmadan olmuş bir şey değildir. Açıktır ki kafir olmak bir kader olmaktan öte bir tercihtir. Aksi halde kafirler masum olurlardı.
Onların çoğunu cezalandırmak farz olmuştur. Zira kendilerini ısrarla istemiş, Allah’da oonların kalbini mühürlemiştir.
Davetçiler bilmelidirler ki, İslam’a davet edilen kimselerin çoğu iman etmeyeceklerdir. Bunları görüp ümitsizliğe kapılmamalıdır. İnsanların pek çoğu iman etmez.
İnsanların çoğu iman etmez. Hud 17
Çoğunluk gerçeği duyduğu halde iman etmeyebilir. Tebliğin doğasında, davetin yasalarında böyle bir durum vardır. Çoğunluk iman etmez. Yığınlar, kalabalıklar hemen gördükleri maddi şeylere yönelirler. Manevi şeylere gönül vermezler. Dikkatlerini yeterince celb etmez.
İnsanların çoğu akletmez. Ankebut 63
Davetçiler peygamberlerin yolundadırlar. Peygamberler tevhidi hak olarak ortaya koydular. Kendilerine tastamam tebliğ yapılanların büyük çoğunluğu öğüde sırtını döndü. Kulağını tıkadı. Alıştıkları atalar, babalar yaşam tarzına yani atalar babalar dinine körü körüne uymaya devam ettiler. Artık uyarılsalar da uyarılmasalar da birdir. Fakat yine de peygamberler, insanların hidayete erip, müslüman olabileceklerine dair ümidi kaybetmediler. Davetçilerin bu tutuma sahip olması gerekir.
Hidayet kendi irade, akıl ve diğer yeteneklerini ortaya koymayı gerektirir. Bu konudaki sağlam anlayış ve tavır istikrar kazanırsa Allah azze ve cellenin o kişiye hidayet etmesi beklenebilir. Hidayet kapısı ısrarla çalanlara çılmaktadır.
Hidayet Hz. Peygamber sav. e ve onun mesajını taşıyan davetçilerin elinde değildir. Onlara düşen uyarmaya devam etmektir. Fakat unutulmamalıdır ki, insanların çoğu hidayet kapısını olması gerektiği gibi yeterince çalmaz. İmanı terk ederler. Kendileri ile iman ve hidayet arasına engeller koyarlar.
Yasin Suresi Tefsiri- 5 Yasin Suresi Tefsiri- 5 Reviewed by Habersizim on 08:57:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: