Sebahaddin Dedenin düşündürdükleri

Geçen pazar (14 Şubat) gazetemizin ikinci sayfasında bir haber okudum. Haber aşağı yukarı şöyle bir şeydi: 71 yaşındaki Sakaryalı Sebahaddin Dede üniversite sınavlarına hazırlanıyormuş.

İlahiyat okuyacakmış. İşte önünde açıköğretim kitapları, bir yandan kredisini tamamlayıp liseyi bitirmeye gayret ediyor. Dedemin evindeki örtülerin tıpatıp aynısıyla örtülmüş bir çekyatta dedeme benzeyen bir dede, Sebahaddin dede, önünde açıköğretim kitapları, başında mavi takkesiyle iki büklüm bir şekilde ders çalışıyor. Yok daha neler!

Bir önceki sene üniversite sınavlarına hazırlandığımdan habere “Vay be, dedemin azmine bak sen. Maşallah!” diyerek yaklaşamadım. Açıköğretim kitaplarına takıldım ben. O kitaplarla açıköğretimi rahatlıkla bitirir; ama üniversite kazanması çok zor. Açıköğretim sınavları, normal okul sınavlarına nazaran epeyce kolay oluyor çünkü. Açıköğretim kitaplarının içeriği de normal müfredata göre oldukça kolay. Bizim arkadaşlardan bazıları not ortalamalarını yükseltmek adına lise sonda okuldan ayrılıp açıköğretime geçmişlerdi de oradan biliyorum. Yani Sebahaddin Dedenin işi yaş.

Karakök, Palme, Birey gibi yayınların üniversiteye hazırlık kitapları çok iyidir. Belki bunları denese daha iyi olur. Aslında Sebahaddin Dede’yi doğrudan evine en yakın ilahiyat fakültesine sınavsız, şartsız, şurtsuz almaları lazım. Adamcağız okumak istiyor, devlet bir güzellik yapsa ne var sanki? Sebahaddin Dede’ye özel kontenjan açılsın. Ondaki azim çoğu ilahiyat isteyen öğrenci de yoktur, aha da buraya yazıyorum.

Bir de “İlahiyat mı, İslami İlimler mi?” meselesi var. Muhtemelen duymamıştır Sebahaddin Dede İslami İlimler bölümünü. Daha çok yeni bir alan zaten. Yanılmıyorsam beş altı tane üniversitede var bu bölüm, onlarda vakıf üniversitesi. Artık İlahiyat’tansa İslami İlimler daha rağbette. Bunun sebebi İslami İlimler fakültelerinin daha açık, daha kapsamlı olması. Yani tercih eden arkadaşlarım öyle söylüyorlar. "Benim de hayallerim vardı. İmam olmak istiyordum ama gençken okuyamadım. Yaşlandıktan sonra bu işlere başladık. Gençler örnek alsın, okusun, adam olsunlar. Yarın büyüdüklerinde meslek sahibi olsunlar. Doktorluk, öğretmenlik, müftülük yapsınlar. Kimi fabrikaya girer iş yerlerinde çalışır, kimisi okur müdür, doktor, hâkim, savcı, avukat, her şey olur. Okumayan da hayatında zorluk çeker ve çekiyor. Okusaydık bir şeyler olurduk.

Okumayınca, çalışmayınca kahve köşelerinde kaldım." diyor dedemiz. Oysa okullarda bir şey öğretildiği yok, ne varsa o kahve köşelerinde var. Orada hayat var en azından. Hâsılı sevgili Sebahaddin Dede’ye selam eder, ellerinden öperim. İnşallah optik formda kaydırma yapmaz. Tabi en güzeli sınavsız bir şekilde okula alınması ya, o ayrı.
Sebahaddin Dedenin düşündürdükleri Sebahaddin Dedenin düşündürdükleri Reviewed by Habersizim on 09:38:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: