PISA

Çok şükür üslupla ilgili bir sorunumuz yok. Okuyucu, benim hem nalına, hem mıhına çakan, ama gerektiğinde sözünü esirgemeyen üslubuma itiraz etmedi. Kendimi rahat hissediyorum, ama rejinin dilbilim yazıları daha çok beğenildi, siyasete fazla girme önerisini de dikkate alıyorum.

Türk çocukları PISA araştırmasında özellikle ana dillerini okuma oranlarında gerçekten nal topluyorlar. Bunu Türkçenin sondan eklemeli bir dil oluşuna bağlayanlar var. Atatürkçü Düşünce Derneği kafası ile düşünürseniz, Atatürk ilke ve inkılaplarından saptığımız için gök tanrıları bizi cezalandırıyorlar. Arkadaşlar, önce çizgimizi çekelim, Atatürkçü düşünce diye bir şey olmaz, olabilemez, çünkü Atatürkçü adam düşünmez, düşünen adam da asla Atatürkçü olmaz. Sağlıklı bir bireybeynini niye kiraya versin ki? Atatürkçü olmak, bu seviyeye düşmek, düşüncenize at gözlüğü giydirmeniz demektir. Böyle düşününce de bilimde yol alamazsınız, çünkü bilim insan aklınadizgin vurulmasını kabul etmez.

Türk çocukları gerçekten ana dillerini okuma hızında çok yavaşlar. Üstelik tam tersini ele aldığımızda Finli ve Güney Koreli çocuklar yarışın favorileri. Altılıyı yaparken atlamamak gerek. Üstelik her ikisi de bizim gibi sondan eklemeleli diller. Güney Kore ile Kuzey Kore’yi birbirleriyle karşılaştırmak istesek, iyi bir sonuç alabilir miyiz? Bu ülkeye giremiyoruz, çünkü adı demokratik olan bu ülkede, bazı şeylerin bilimsel şeyliğine diktatörün estetik zevki karar veriyor. Ülkenin kurucusu beğenmediği için “q” veya “kaf” gibi bazı seslerin yazıya dökülmesindenvazgeçen ülkeler varmış,GeorgOrwell’in ruhunu çağırsak, bize 1984 romanından okuma yapar mı?

1 Kasım 1928’de Türk insanının 1000 yıll ık toplumsal hafızası formatlandı ve sıfırlandı. Resmen beynimize elektroşok verildi. Eski yazı ile yazmak ve okumak çok zor dendi. Yeni yazıya geçince 10 yıl sonra herkes okur yazan olacak dendi. Oldu mu? Tabiikine hayır. Beyler ve hanımlar, Türkçe uzun süre Göktürk alfabesi ile yazıldı. Osmanlı Devleti ise Arap alfabesini benimsedi. Atam Fatih’in devrine kadar Osmanlı sarayında yapılan tüm yazışmaları Göktürk alfabesine aktaran kâtipler bulunurdu. Uzun süre her iki alfabe yan yana kullanıldı. Geçiş yüzyıllar sürdü. Gene yalan uydurmazsa, Tansel Abla’yasormak gerekir. Türkçede eski yazıdan yeni yazıya geçiş ne kadar sürdü. Üç ay. Tartışma için süre verildi mi?
Asla, bilimsel veriler dikkate alındı mı? Arkasıyla güldürmeyin adamı, metodoloji seçimi bile daha uzun sürebilir. Almancanın yazım kurallarında bazı değişiklikler gidildi. Bir takım kozmetik, ama zorunlu değişikler. Üzerinde yıllarca tartışıldı. Uygulamaya geçirilmesi için ise 10 yıl süre tanındı. Büyük kızım Zeynep ilkokulda bu kuralları öğrenerek büyüdü. Ben Almanca yazarken bazı şeyleri kızıma danışmak zorunda kalıyor ve tersleniyorum. Gerçektenyaşım gereği ağırıma gidiyor. Bu yazım biçimini reddeden ve ben kendi dönemimde öğrendiğim, içselleştirdiğim gibi yazarım, aşağılanmaya hiç tahammülüm yok diyen yazı adamlarının sayısı hiç de az değil. Hatta uzun süne acaba fazla ileri mi gittik, geriye dönsek mi diye de tartışıldı. Bu sefer de yeni neslin kafası karışacaktı. Sonunda ara bir yol bulundu ve her iki yazım tarzını da bir araya getirmek mümkün oldu. İngilizler, Hindistan’ı işgal ettiklerinde Hintli öğrencilerin düşüncelerine ket vurmak istediler. Bunu yapmanın çeşitli yöntemleri bulunur. Cengiz Aytmatov’un öyküsünde olduğu gibi fiziksel yöntemler uygulayabilirsiniz, ama çağımıza uygun değildir. Onun yerine fonksiyonel yöntemlere başvurabilirsiniz. Örneğin yeni yetişen nesle logaritma cetvelinin sonuçlarını ezberletebilirsiniz. Sıkıcı mı, buldunuz? Ünlü sanatçıların beden ölçülerini önersem veya basketbolcuların maç istatistiklerine ne dersiniz?

Bunların hiçbirisine kafanız yatmadı ise en şık olanıaklınıza göre alfabe ile oynamak. Kesin çözüm, alfabedeki harf sayısını 60’a çıkartalım. Böylece tüm lehçe, şive ve ağızları kayda geçirebiliriz. Aydın Doğan Bey 39 ayrı şive bölgesinde 39 ayrı gazete çıkartır. Rize şivesinden Ege şivesine tercüme yapan meslek grupları çıkar. Ne güzel değil mi? Ha bu arada, çocuklarımız okuma hızında raa’kiplerinden bir kaç tur daha yemeye başlarlar. Ganyan fişi kesin tutar.

Bu sorunu irdelemeye devam edeceğiz, ama önce bazı mankurtlaştırnılmış havhavların susması, susturulması şart. Belediyenin itlaf ekiplerine duyurulur. Veya Mualla Hanım kızmasın, diye kenarın dilberi gibi nazenin olalım. “Hoşt’unuz”.
PISA PISA Reviewed by Habersizim on 08:41:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: