Artvin Cerratepe’de “ağaçlar kesiliyor” bahanesiyle bir grup insan eylem yapıyor. Eylemi Hürriyet internet sitesi ve Cumhuriyet Gazetesi ‘İşte Gezi ruhu’ filan diyerek gazlıyor. Neden kesiliyor ağaçlar? 17 milyon tonluk bakır madeninden maden çıkarmak için. Kesilecek toplam ağaç sayısı 3 bin 500. Maden ocağı yetkilileri bu sayıdan çok daha fazla ağacı yeniden o bölgeye dikeceklerini belirtiyorlar. Kanunlara göre bir bölgede verimli bir maden varsa, o bölgenin üstündeki ağaçlar kesilebilir, hatta evler varsa evler yıkılabilir. Maden önemli yani. Bizce de önemli. Ağaçları buraya değil şuraya dikebiliriz yeniden, ama bu büyüklükte bir madeni başka bir yerde bulamayız. Şehir ormanlarının gereksiz yapılanma için yok edilmesine elbette karşıyız. Ama bir madene ulaşmak için ağaç kesilmesini fazla abartmamak lazım. Üstelik burada eylem yapanların dertlerinin ağaç olmadığı da aşikâr. (Bu arada ‘eylemciler’, polisin geçiş güzergahını kapatmak için 35-40 cm genişliğinde Ladin ağaçlarını keserek yola barikat yapmışlar.) Bakır madeni toprağın altında yatacak, biz bakır hususunda dışa bağımlı olacağız, ağaç kesilmesin diye de o bakırı çıkarmayacağız. Bunun bir mantığı yok.
Madenin insani çalışma şartları sunması için elbirliğiyle kavga verelim. Çıkarılan bakırın işlenmesi sırasında siyanür benzeri zenginleştirme yapılıp yapılmadığının takipçisi olalım. Bu hususta firmanın uygulamalarını gözden geçirelim. Kesilen ağaçların yerine yenilerinin dikilmesi için ısrarcı olalım. Bunlar tamam. Ama 17 milyon ton bakırı yerin altında bırakmak olmaz. Üstelik firma ile yapılan sözleşmede bakırın nakliyesi sırasında doğaya zarar verilmemesi için teleferik hattı kuruluyor.
Eyyamcılığa gerek yok. Ağaç fetişizmine gerek yok. O bölgenin insanına bu meseleyi adam akıllı anlatıp, o bakırı bir an önce gün yüzüne çıkarmak lazım. Gerisi boş laf.
Madenin insani çalışma şartları sunması için elbirliğiyle kavga verelim. Çıkarılan bakırın işlenmesi sırasında siyanür benzeri zenginleştirme yapılıp yapılmadığının takipçisi olalım. Bu hususta firmanın uygulamalarını gözden geçirelim. Kesilen ağaçların yerine yenilerinin dikilmesi için ısrarcı olalım. Bunlar tamam. Ama 17 milyon ton bakırı yerin altında bırakmak olmaz. Üstelik firma ile yapılan sözleşmede bakırın nakliyesi sırasında doğaya zarar verilmemesi için teleferik hattı kuruluyor.
Eyyamcılığa gerek yok. Ağaç fetişizmine gerek yok. O bölgenin insanına bu meseleyi adam akıllı anlatıp, o bakırı bir an önce gün yüzüne çıkarmak lazım. Gerisi boş laf.
Ağaç fetişizmine gerek yok
Reviewed by Habersizim
on
09:56:00
Rating:

Hiç yorum yok: