Tek gidişlik bilet Guantanamo’ya

1 Şubat günü Iowa’da yapılacak önseçimin ilk turu (ABD’de 14 Haziran’a kadar sürecek ön seçimler) için Cumhuriyetçi adaylar arasında 14 Ocak akşamı yapılan TV tartışmasında, pek ilginç ve farklı sözler söylenmemiş bu defa anlaşılan. Yalnız Florida senatörü Marco Rubio’nun bir cümlesini manşete çıkardı, bazı gazeteler. 45 yaşındaki senatörün seçimlerdeki sloganı “Yeni Amerikan Yüzyılı” ve “Yeni Amerikan Yüzyılına Hazır mısınız?” idi. “Amerikan askerleriyle çatışırken yakalananlar için, “Onlar için tek gidişlik bilet, Guantanamo Körfezi, Küba” diyen Rubio: “Onların bildikleri her şeyi öğreneceğiz. Bu bir savaştır, ya biz kazanacağız ya onlar.” demiş.

“BEN DE ORADAYDIM, 28 AĞUSTOS’TA”
Bu arada Yahudilerin kontrolündeki New York Times, 15 Ocak Cuma gecesi, seçimlerin tek Yahudi adayı olan Demokrat Parti Vermont senatörü Sanders ile ilgili bir haberi, saatlerce baş haber olarak yayınladı, durdu. “Sanders, siyah Amerikalıların oylarını hedefliyor” deniliyor, haberde. Sanders, Afrika kökenli Amerikalıların ağırlıkta olduğu Güney Karolayna eyaletinde dolaşmış bir haftadır ve liseyi bitiren Amerikan gençlerinden beyazların yüzde 33’nün, İspanyol kökenlilerin yüzde 36’sının iş bulabilirken, bu oranın siyahlarda yüzde 51 olduğunu söylemiş. Yetmiş yaşındaki Sanders, kendisinin 28 Ağustos 1963’de, Martin Luther King’in Washingtonda’ki meşhur yürüyüşüne katılan iki yüz elli bin kişiden biri olduğunu da eklemiş. Baptist papaz Martin Luther King(1929-1968), bir konuşmasnda: “Bütün gücümüzle İsrail’in yaşama hakkını mutlaka korumalıyız” dediği için, Yahudiler, onu çok severler. ABD’nin genelinde Afrika kökenlilerinin desteği çok büyük oranda Bayan Clinton’a ise de, Yahudi Sanders, Güney Karolayna’da siyahların radyo istasyonlarında konuşmalar yaptı ve siyahların çoğunlukla devam ettiği üniversiteleri dolaşarak oy istedi.

ABİSİ, BABASI VE KENDİSİ, KAÇ İŞ KOTARIYORLAR ?
İsrail (ve ABD’ Yahudileri) işinin (bütün yönleriyle) şaka olmadığını Müslümanların görmesi için, şu iki örneği de verelim: Şu anda İsrail’in Washington büyükelçisi olan Ron Dermer, Florida Eyaleti’nin meşhur Miami Beach sahil kentinde, 1971’de doğmuş bir Yahudi, ABD vatandaşı. Babası Jay Dermer de New York doğumlu Yahudilerden ve Miami Beach’de 1960’ların sonunda belediye başkanlığı yapmış bir Yahudi. Babası ölünce de abisi David Dermer bir süre belediye başkanlığı yapmış, Miami Beach’de. Ron Dermer’den önce, 2009-2013 yıllarında İsrail’in ABD büyükelçisi olan Michael Oren de, New York doğumlu bir Yahudi idi. Michael Oren, şimdi İsrail Meclisi Knesset’te milletvekili olarak görev yapıyor. Mavi Marmara’yı suçlayıcı yazılar yazmıştı, New York Times’da, İsrail’i savunmaya çalışan, İsrail büyükelçisi olarak. Harvard, Yale, Columbia gibi ABD’nin meşhur üniversitelerinde misafir profesör olarak da çalışan, mesleği (Princeton’da tarihte doktorasını bitirmiş, 1986’da) tarihçilik olan Michael Oren, aynı zamanda 1982’de İsrail’in Lübnan’da giriştiği katliamlarda da Yahudi milis gücünde görev almış bir kişi.

KAÇ FİLİSTİNLİ ÖLDÜRDÜ ?
8 Şubat 2010 günü (İsrail’in ABD büyükelçisi olarak) Kaliforniya Üniversitesi’nde konuşurken, on Müslüman öğrenci ayağa kalkarak, Michael Oren’in protesto ettiler ve “cinayetlerin propagandasını yapmak, konuşma özgürlüğü kapsamında değildir” dediler ve “Sen kaç tane Filistinli öldürdün?” diye bağırdılar. Protestocu öğrencilerin göz altına alınması, konunun kamuoyunda tartışılmasını sağladı. Fakat bir buçuk yıl sonra, Eylül 2011’de jüri, öğrencilerin konuşma özgürlüğüne müdahale ettiklerine hükmedince, hakim tarafından 56’şar saat kamu hizmetlerinde çalışma cezasına çarptırıldılar. Büyükelçi Michael Oren ise, ABD’nin en önde gelen yirmi üniversitesini ve ABD Deniz Harp Akademisi’ni dolaşarak, konferanslarına ve İsrail’i savunmayadevam etti.

GİZLİ SİYONİST YER ALTI TEŞKİLATINDA, GÖZ ALTINA ALINIYOR
Lübnan’dan sonra Oren, Sovyetler Birliği yıkılmadan Ukrayna’da görevlendirilmiş, gizlice Siyonistlerle irtibat kurmuş, gizli Siyonist yer altı teşkilatında çalışırken, birçok defa KGB tarafından yakalanıp sorgulanmış. Daha sonraki yıllarda birinci körfez savaşında (Ağustos 1990- Şubat 1991), İsrail irtibat subayı olarak, körfezdeki ABD 6. Filo’sunda görev yapmış. Şu andaki büyükelçi olan Ron Dermer ise, beş yıl İsrail’de Başbakanlık’ta, Netanyahu’nun 2008-2013 yıllarında baş danışmanlığını yapımıştı. Yani hem oradalar, hem orada. Yani ABD’de doğmuş ve ABD’yi çok çok iyi bilen Yahudileri, İsrail’in Washington büyükelçisi olarak tayin ediyor, Yahudiler.

350 YILLIK KENT
Demokratların da Iowa önseçimi öncesi son TV tartışması, ABD’nin en eski şehirleirnden olan, 1670 kurulmuş ve ismini de zamanki İngiltere Kralı II. Charles’den almış olan Charleston’da yapıldı. Güney Karolayna’nın ikinci büyük kenti olan Charleston, Atlas Okyanusu kıyısında, Avrupa’da gelen ilk yerleşimcilerin mekân tuttuğu yerlerden biri. Bir çok tarihi binaya sahip olan şehir, 130 bin nüfuslu. Protestanların kurduğu Charleston’a, 120 yıl boyunca, yani 1790’a kadar, Katoliklerin yerleşmesine izin verilmemiş. Bu tarihten 20-30 yıl sonra da, Yahudilerin, Charleston’da ikamet etmesine izin verilmiş.

ABDULLAH DEMİRBAŞ
2004-2014 arası Sur Belediye başkanlığı yapan Abdullah Demirbaş, 27 Ocak 2015 günü New York Times’da bir yazı yayınladı. Gazete onun da ilk sayfadan ilânını yaptı. Şeytanın aklına gelmeyen faaliyetlerle, PKK cephesi çalışmalarını her cephede sürdürmeye devam ediyor. Dünyadaki solcu ve sosyalist ve komünistlere PKK’nın soyalist bir hareket olduğunu vurgulayıp, desteklerini istiyor ve gerekli desteği de alıyor ve geçen haftaki yazıda da gördüğümüz gibi, Hindistan’dan ABD’ye kadar bütün solcuları seferber ediyor. ABD içinde ise, Türkiye’nin Güney-Doğu’sunda, Ermeni ve Süryani kiliselerini ve Yahudi sinagoglarını kendi belediyelerinin restore ettiğini ve tam barış içinde yaşanılacak iken, Erdoğan’ın durup dururken, yani hiç gereği yokken savaş ilan edip, Güney-Doğu kentlerini tahrip ettiğini vurgulayarak, destek istiyorlar. Ve bu desteği az veya çok da alıyorlar. Terör örgütü olduklarını, elbette gizleyerek. Sur’da on yıl belediye başkanlığı yapan Abdulah Demirbaş da, kendisinin zaman zaman tutuklanıp serbest bırakıldığını ve göreve devam ettiğini ama bu tutuklanmalar esnasında, oğlunun: “Diyalog siyaseti ile vakti israf ediyorsunuz” deyip, PKK’ya katıldığını, kendisinin onu tekrar eve döndürmek için hayat ını adadığını.. söylüyor. (Yani bu konu, sanki bu yaz olmuş gibi aksettiriyor, 27 Ocak 2016 yazısında. Halbuki oğlunun dağa çıkması, yedi yıl önceki bir olay. Öyle de olsa, elbette dağdan inip, terörü bırakmaları, hepimizin isteği. Ama Demirbaş bunu istismar ediyor.) Demirbaş, Sur’un tarihi dar sokakları ile tarihi dokusunun tahrip edildiğini yazıyor, ama kazılan hendeklerden atılan kurşunlardan hiç bahsetmiyor. HDP’liler on yıl boyunca, Demirbaş’tan bir Mandela çıkartmaya çalışmışlardı. HDP’nin ABD temsilciliği ise, sürekli ABD’deki Ermeni örgütleriyle yakın diyalog içinde çalışıyor. Ve bunu da saklamıyor. Web sitesinden ilân ediyor.
Tek gidişlik bilet Guantanamo’ya Tek gidişlik bilet Guantanamo’ya Reviewed by Habersizim on 09:50:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: