O günün şartları

1923’e gelene kadar ülkemizde bazı insanlar bir takım sihirli lafların kendilerini koruduğuna inanırlardı. Yeni yönetim bilimin şeysini şaptı (burasına iyi çalışamadım, ama kesin şapmıştır) ve insanlarımızı bu tür geriliklerden, yobazlıklardan kurtardı.

Gene de Kemalist kahramanları kötü cinlerin zararlı fikirlerinden korumak gerekir. Ne de olsa kalkınmak, yani iyi bir Kemalist olmak biraz vakit ister. Gençken Maltalı bir hanım arkadaşım olmuştu. Malta, orta boy bir ada. Ayıptır söylemesi, çocukluğumun geçtiği Heybeli Ada’nın biraz daha şişmanı. Adayı ziyaret ettiğim tarihlerde arabalarda 5. vites yeni yeni yaygınlaşıyordu. Bindiğimiz takside olmadığını görünce, herhalde sizin adada ihtiyacınız olmuyordur diye takıldım, çünkü arabayı 5. vitese takana kadar adanın bitmesi zaten mukadder. Bayağı bozulmuştu.

Tabii bir şeyi de bana açıklamak gereğini hissetti. Futbol takımları tarladan çalışan işçiler, dükkânı erken kapatan esnaf ile İtalya’ya kapağı atmayı becerebilmiş nadir profesyonellerden oluşuyordu. 1-0 yenilgi onlar için tarihi bir başarıydı, 2-0 ise beraberlik sayılıyordu. Ancak 3-0’tan sonrasışerefli mağlubiyet kategorisine giriyordu. Ne yazık ki 6-0’ı sorma fırsatını bulamadım.

80 yıllık içine kapanma döneminin hele karanlıkilk 27 yılı bu tür şerefli mağlubiyetlerle doludur. Kudretli hükümdarımızın bir İtalyan yüzbaşısına “çizmeyi” başınıza geçiririm diye boş tehditler savurması bir kahramanlık öyküsü olarak zamanında az köpürtülmemiştir.

İşte “o zamanın şartları” ülkemizin medarı iftiharı kahraman Kemalist gençleri her tür kaza, bela ve musibetlerden koruyan “moderen” bir tılsımdır. Hani şu gericilerin muska dedikleri gibi bir şey, ama modern insanlar da kullanabilir. Caizdir.

1923’te bugünkü rakamlarla 700 ABD Doları olan kişi başına milli gelirin 1933’te nasıl 600 Dolara çıktığını (!) sorarsınız. Cevap hazırdır. O zamanın şartları. 27 yılda sağlıkta alınan mesafeyi sorarsınız. Muskaları, Kemalistleri korur. 1950 yılına kadar ülkeye 1050 adet traktör ve sadece 40 adet biçerdöver kazandırabilmişlerdir. DP devrildiğinde traktör sayısı 50.000’in üzerindedir. Tabii biz cahil sürüsü olduğumuz için aklımız o zamanın şartlarını anlamaya aklımız yetmez, ama bu sihirli kavram onların her tür başarısızlıklarının şalıdır, kılıfıdır.

Aslında bu sihirli koruma kalkanı “seni gidi pis Memo, pis Hüsso! Sen kim oluyorsun da, bana hesap soruyorsun. Verdiğimle yetineceksin ve haddini aşmayacaksın” demenin direkt biçimidir. Benim oyum, senin gibi bir dağdaki çobanla bir tutulabilir mi demenin bir başka tarzıdır. Yalnız bu şekilde de artık su yüzeyinde kalmaları mümkün değil, En iyisi sifonu çekmek. Farzı muhal üniversite mezunlarına ekstradan bir oy hakkı verilmesi varsayımı ile yapılan araştırmalarda bile halka tepeden bakan zihniyet iktidara gelemiyor, aksine bugünkünden çok daha fena çuvallıyor. Bu konuda en ufak kuşkusu olanlar araştırma şirketlerine başvurabilirler. CHP’nin tek başına iktidara gelmesi için kendisini kanıtlamış yöntem “açık oy, gizli tasnif”. Herkesin attığı oyu göreceğim. Yanlış partiye oy vereni harcarım. Zaten atsalar bile ben arkada düzeltirim. Buyurun, denesenize.

Haydi, muska demeyelim, ama bu ‘çağdaş’ savurma mekanizmasının da (put deyince pek bir bozuluyorlar) yeterli koruma sağlayamadığını menopozlu, laikçi teyzeler bile anladılar. Ellerine yeni bir tılsım geçti. Çorapları kaçtığında, gökten başlarına taş düştüğünde veya 30ların modası tayyörlerini giyip seçim çalışmasına çıktıklarında,bekledikleri ilgiyi göremeyince, bunu “Tayyip” belasına bağlayabiliyorlar. “Tayyip diktatör, bu ayak takımına makarna dağıtıyor, canım”. Hanımlar, hu!O beğenmediğiniz makarnalarla ihraç edildikleri 80 ülkede tencere kaynıyor haberiniz var mı?
O günün şartları O günün şartları Reviewed by Habersizim on 19:06:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: