Ben ki her ne çok “Deutschland Deutschland über alles” yani ki “Almanya her bir şeyin üstünde” demezsem de ve hatta desem de tam ters yönde “haşa” buna (Müslüman elhamdülillah olduğum için), Şahsi Fikrim beyin ‘Deutschland unter alles’ (‘Almanya her bir şeyin altında’) retorikine de tahammül bekçilik kefaret etmez.
Rudi Dutschke’nin yanından gelmiştim, Yeşiller Partisi’nin çoktan beri artık yerinde rüzgarlar esilen “Fundis” yani fundamentalistler yani Türkçesi herhalde dibinekadarcılar fraksiyounundandım, üstüne Müslüman da olmuşum bir de, şimdi ben mi nasyonalistim? Olabilir miyim? Değilimdir. Gelin bakınız ki bu kadarına kim dayanır? Her yazısında iyi eski arkadaşım Hakan Albayrak’ı diskriminieren için ona diyerek “Almanlara yakın” ve “Şöyle Almanlar yok böyle, Her Hausen Die Beine” falan filan şeklinde hep Almanya’ya çak, hep Almanya’ya çak. Haber postaladım, “Niye böyle yaparsın? Mecbur musun hep Almanya’ya çakmak niye?” dedim ki ne cevap gönderse hoşlaşırsın? Demiş ki: “Ben Almanya’n ın Çakingen vilayetinden geliyorum, ağzını burnunu kırarım.” Gülmüş de bir de güya şakasından diye. Ayıp.
Ali Von Rodenbach’tan bir şey bekledim, Almanya’nın suyunu içmiştir de o suyu biraz sıçratsın Şahsi Fikrim’e diye, ama nerelerde gezer! İş benim kafaya düştü. Benim baba vatanımdır Almanya, bazı bazı da kötülük yapar ama biraz da iyidir. Savunmamı yapar ım. Hakan Albayrak’ı da savunmamı yaparım. Eski editorumdur. Biz beraberce çalıştık Zaman gazetesinde, 30 sene oldu vay be. Çevre sayfası vardı, ben de onda kolumnisttim. Köşelik yazar ı. Çevre demek Arap ve Osmanlıcada muhittir. Onun için bana Molla Kasım dedi ki senin ismin en iyi Muhitdin olması lazım. İşte ben Werner Hugo oldum Muhitdin Werner Hugo. Güzel eski günler. Molla Kasım ve Emekli Albay Hüsamettin Tambay’la kurmuştuk bir parti, biraz da ihtilalcilik vardı serimizde, demiştik ki devirelim şu Nabi Avcıları da biz çıkaralım gazeteyi, ama gelin bakınız ki biz teoride yüzerken Gülenistler vurdu geçti aldı gazeteyi, biz de hepsimiz kovulduk. O zamandan bir daha şimdiye kadar hiçbir tek satır yazmamıştım ki işte Şahsi Fikrim beni mecbur bıraktı. Hakan Albayrak gibi tolerant da değilimdir, hemen söyleyeyim.
Şimdi bakalım hep beraber her havuzun dibi aynı mı yoksa nasıl?
Alman’ım, geldim buraya, meydan okuyorum ve hem de yazıyorum Herr Fikrim!
Ne oldu? Amcangilin Kaiserslautern’den getirdiği ALDI çukulatalarını katur şupur yerken iyidi de ama Türkiye’de BİM mi açılınca kötü olmuştu Almanya? Hani sen Almanya’ya kapağını atıp dövizleri götürmek için hep diyordun kuzenine bana bul bir Alman kızı ki evlenelim diye de Türkiye adam kafasına düşen nasyonal geliri artınca ve Avrupa ökonomisi kolaps gibi olunca mı beğenmezsin artık Almanya’yı? Sadece mi çukulata ve para senin derdin? Şimdi ben aldım diye bu istihbaratı sen bana BND dersin, hem de GESTAPO bile dersin ama ne dersen de.
Dersen kötü olur fakat. Çünki yaramayan kuzenin en sonunda buldu bir iş ve ALDI’nın Obergladheim şubesinde ki benim kuzenim Gerhard direktordur orada ve senin kuzenin diyor ki “Ohooo, daha bende var ne çok bilgiler, bilgiler.” Sen bilirsin. Uslu durursan NUSSKNACKER var fakat. PS: Ben de herhalde yaşlanmışsamsa bile resmimi değiştirmem, 1987’de Necdet Konak’ın çizdiği gibi bırakırım. Allah rahmet eylesin Necdet Konak’a. Ailesine buradan çok selam ve hürmet ederim.
Gerçekten mi ki acaba her havuzun dibi aynı?
Reviewed by Habersizim
on
11:48:00
Rating:

Hiç yorum yok: