CHP’nin 3 yalanı

Kılıçdaroğlu, CHP’nin geçmişte 3 büyük başarısının olduğunu, 4. başarısına imza atmak için halktan fırsat beklediğini ifade etmektedir. İlk üçü baştan sona, katışıksız yalan olduğu için dördüncüsünü merak bile etmedim. Mars’a yolculuk veya kansere çare bulunması gibi muhayyel idealler olabilir, aynen 30lu yıllarda “uçak pavlikası” kurdukları gibi.

Önce en baştan başlayalım. Cumhuriyet Halk Partisi, cumhuriyetimizi kuran partidir. Yalan. Rahmetli babamın tabiriyle külliyen yalan, kuyruklu yalan. Anadolu, 23 Nisan 1920 tarihinden itibaren bir cumhuriyet yöntemi ile tedvir edilmiştir. Bu dönemde CHF görüşü iki partiden sadece birisidir. Türkiye’yi yöneten akıl, devlet aklı padişahlık yönetiminin sona erdiğine inanmış ve – İstanbulluların tabiriyle Dolmabahçe ile Bebek arasında hüküm süren İstanbul hükümetini pratikte devre dışı bırakmıştır. Bir toprak parçası üzerinde iki hükümet bulunduğunda avantaj her zaman bastığı para halk tarafından rağbet gören taraftadır. İstanbul hükümeti para basmayarak idari yetkisini zımnen Ankara hükümetine devretmiştir.

29 Ekim 1923 darbesi ise muhalefetteki İkinci Grubun tasfiyesidir. Sadece Birinci Grubun katılabildiği bir seçimle gelmiş bir meclis görevdedir. Alınan karar, Ahmet Altan’ın henüz aklı başında iken söylediği gibi ismi konulmamış bir askeri darbedir. Üstelik Birinci Grup’tan bile yeterince siyasi destek bulamadığı için azınlık kararı ile alınmıştır. 367 Sabih ne derdi acaba? Toplantı yeter sayısı ve bırakın toplantı yeter sayısını, karar alma yeter sayısı bile bulunmamaktadır.

Adam, anne ve babasını öldürmüş. Hâkim, en son savunmasını alacak, “Hâkim Bey, ben hem öksüzüm, hem de yetimim, bana acıyın“ diye kendini savunmuş.

Tecavüzcü Coşkun iş üzerinde basılmış. Hâkim karşısındaki savunması: “Ama daha devam edebilirdim!”

Tam 27 yıl boyunca demokrasiye tasallut etmiş bir parti halkın içten gelen ve giderek kabaran öfkesine maruz kalıyor. 1946 yılında dünya mizahına konu olacak göstermelik bir seçim ile halkın iradesini iğfal ediyor. Aynen esnafın ortalıkta iş tutan köpeklere yaptığı gibi üzerine su dökülüyor. Dünyanın her tarafından demokratik baskı yiyor. Sonra da bu yüzsüzlüğü için kamuoyumdan şükran ve takdir bekliyor. Kusuruma bakmayın, ama yemezler. 27 yıl iktidara zorla sahip olduktan sonra, bu taciz ve tecavüzden el çektirilmenizi, bunu terk etmek zorunda bırakılmanızı, tam anlamıyla iktidardan kovulmanızı bize bir lütuf olarak yutturamazsınız. Kovuldunuz, bu kadar.

Gelelim üçüncü yalana. CHP, ülkeye sosyal demokrasi getirmiş. Terbiyem elverse, en hafif deyimiyle “Haydi, oradan” diyeceğim. CHP veya SHP defalarca Sosyalist Enternasyonal’den kovulmadı mı? ANAP döneminde defalarca CHP’nin sosyal demokrat partilerin oluşturduğu gruptan çıkartılması ve yerine ANAP’ın alınması önerilmedi mi? Her şeyi bırakın, kulislere yakın olan herkes CHP’nin bu grupta en hafif tabiriyle davetsiz misafir muamelesi gördüğünü iyi bilir.

Evet, CHP’nin içerisinde mutlaka her partide olduğu kadar sosyal demokrat vatandaş bulunmaktadır, ama bunların sayısı gerçekten eser miktardadır ve asla genel kitleyi temsil edemezler.

CHP’nin kendinden menkul başar ıları benim bildiğim kadarıyla bunlardan ibarettir Buna ne gibi yenilerini katabileceklerini doğrusu merak bile etmiyorum, çünkü Türk halkının 90 yıldır – göstermelik 1946 seçimleri haricinde - bir kez bile ülkenin anahtarlarını bu azgın azınlığına teslim etmediğini ve asla da etmeyeceğini çok iyi biliyorum. CHP’nin iktidar koltuğunun bir ucuna yapışma ihtimali bile Türk insanının ürkütmeye yetti. Bu da işte Türk halkının CHP’nin – kerameti kendinden menkul - başarılarına biçtiği değer olsa gerek.
CHP’nin 3 yalanı CHP’nin 3 yalanı Reviewed by Habersizim on 10:06:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: