18 - 40 yaş arasındaki herkes aynı yaştadır - Ertuğrul Fındık

“Genç” diye bir sosyal katman olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum. Mesela dini faraziyeler bağlamında “genç” diye bir ayrım yoktur. Çocuk vardır ve yetişkin vardır. Gençlik bir seviye tamlamasıdır bana göre. Yani tamamen matematik. 50 yaşındaki biri 60 yaşındaki birine göre gençtir. ‘Yaşlı’nın tersi yani.

Belirli bir yaş aralığında olan insanları “genç” diye sınıflandırmanın gizli bir aşağılama içerdiğine de inanıyorum üstelik. Kaç yaşından itibaren “genç” olmaktan kurtulur insan? Bunun terazisi var mıdır? Yaşım 30 idi genç idim, 31 oldu “hoop artık genç değilim” mi diyeceğiz?

Özellikle “ürün” ortaya koyan bir kişinin yaşı üzerinden kategorize edilmesine zinhar karşı olduğumu belirtmek isterim. Bu bağlamda mesela partilerin “gençlik kolları”na da karşıyım. Yaşı daha geçkin olanların gençlere bir şey lütfetmeleri gibi geliyor bu bana. Saçma.

Hemen aklımıza “tecrübe” kavramı geliyor biliyorum. Ama tecrübe tamamen farazidir takdir edersiniz ki. Faraziyelere dayanarak nasıl genelleme yapabiliriz ki? Yaşı benden çok genç biriyle oturup konuştuğumda bazen kendimden utanıyorum. Yemiş yutmuş. Sırf bu dünyada ondan daha fazla vakit geçirdim diye onu kendimden farklı bir yere (daha aşağı bir yere) koyamam ki. Olmaz.

40 yaşını da bilinçli olarak seçtim. Meseleye tasavvuf parantezi açmak için. Tekamüle ermenin asgari noktası kabul edildiği, efendimizin (sav) nübüvvet yaşı olduğu için 40 yaşını ayırdım. Musab Bin Umeyr (ra) genç miydi mesela? Evet bazı insanlara göre daha gençti. Peki böyle bir kategori içine koyuyor muyuz onu? Mekkeli müslümanların gençlik kollarına mı bağlıydı Hz Musab.

Niyetimi tam olarak anlatamamış olabilirim. Bir insan büluğ çağına erdiğiandan itibaren dinen yetişkindir. Kimse ona sen artık 5 vakit değil 4 vakit namaz kıl, “büyüyünce” 5 vakit kılarsın diyemez. Hukuki olarak bu sınır 18’dir. 18’i aşan herkes hukuken cezai ehliyete sahiptir. Ve “yetişkin” sıfatı kazanır. O halde bütünüyle farazi olan “tecrübe” kavramını hayatın göbeğine koyarak “genç” diye bir sosyal katman oluşturmanın adı astarı yoktur.

***

Lafı şuraya getireceğim. Bir yazarımız var. Ayşe Beyza Çiçek. 19 yaşında. Hukuk talebesi. Bazen onu dinlerken kendimden utanıyorum. Okudukları, farkında oldukları, ateş gibi zekasıyla çoğu meselede kendimden çok daha ötede görüyorum onu. “Genç yazarımız” falan da demiyorum. Ayşe Beyza, yazma tecrübesi şimdilik sınırlı olan ama hiç şüphe bırakmayacak şekilde “yazar” hüviyetinde olan bir insandır.

Yaşı ilerlemiş insanların toplumdaki bu genç-yaşlı kategorisinden etkilenerek içlerinin geçtiğini, huysuzlaştıklarını, zihinlerinin köreldiğini söylemek durumundayım. Bütün bu atmosfere bir de “eğlence” kavramı ilave edilince bu yaşı ilerlemiş insanların hayatın “terör, savaş, açlık ve perişanlık”tan ibaret olduğunu ve bu iç karartıcı ortamı dağıtmanın tek yolunun “dedikodu, pornografi, argo ve düşük seviye muhabbet”ten ibaret olan “eğlence”den geçtiğini düşünmelerini modern dünyanın eşsiz bir tuzağı olarak düşünüyorum.

Hayır. “Neşe” diye bir şey var. Allah’a inanan her insan hayat ne kadar kötü tablolar koysa da önüne bu duyguyu kaybetmemeli. Eğlence, neşe içermez. Neşe, samimiyettir. Ayşe Beyza’dan daha yaşlı olanların bu “neşeli” dünyanın kapısından içeri girmekten imtina etmelerine, kasılıp ciddi pozlara bürünmelerine gerek yok. Bu gazetenin en neşeli yazarıdır Ayşe Beyza. Satır aralarındaki duyarlılığı, birikimi, özgünlüğü ve yeteneği görmezden gelenlere de diyecek bir şeyim yok. Biz Ayşe Beyza’yı seviyoruz. Onun nezdinde henüz yetişkinliğinin başlarında olan ve dünyaya neşesini yitirmeden bakabilen herkese selam olsun.
18 - 40 yaş arasındaki herkes aynı yaştadır - Ertuğrul Fındık 18 - 40 yaş arasındaki herkes aynı yaştadır - Ertuğrul Fındık Reviewed by Habersizim on 13:04:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: