Bir araştırma sırasında zamanın Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a gönderilen bir emaile denk geldim.
ABD Dışişleri yetkilileri tarafından 2012 yılında gönderilen bu emailde, PKK'nın Kuzey Suriye'deki rolüne ve ABD'nin Kuzey Suriye politikasına ışık tutulmuş resmen.
Hillary'den "Türkiye, Suriye krizini Kürt istikrarının merceğiyle görüyor" başlıklı Maria Fantappie'nin The National sitesinde kaleme aldığı yazıyı okumasını isteyen bakanlık yetkilileri, yazı için "mükemmel bir sentez" tanımlaması yapıyor.
Peki, Suriye'deki sivil savaşın başlangıcından sadece 1 yıl sonra kaleme alınan bu makalede neler söyleniyor ve ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri bu makaleyi neden Clinton'a okutturuyor?
Makaleden direkt çeviriler yaparak anlatayım:
Söz konusu makale şöyle bir altbaşlıkla başlıyor:
"Suriye, Irak ve Türkiye'deki Kürt partiler ve aktivistler, Suriye krizini kendi yararlarına kullanmanın yollarını ararken, Türkiye onları engellemeye çalışıyor."
Makale şöyle devam ediyor:
"Ankara'nın Suriye'deki Kürt meselesinin gelişimini takip etmedeki başarısızlığı ve Beşar Esad'ın iktidar mücadelesi, başkalarının kendi gündemlerini o bölgeye kaydırmasına alan açtı."
Bakın makaleye göre bu "başkaları" kimmiş:
"Türkiye merkezli PKK, Suriye'nin Kürt ağırlıklı bölgelerinde Türkiye'ye karşı askeri cephesini genişletiyor. Siyasi nüfuzlarını artıran Irak Kürdistan liderleri ise Suriye'de bir Kürt bölgesinin kurulması için kampanya yürütüyor."
"PKK ve Irak Kürtlerinin Suriye ajandası, Türkiye'deki Kürt sorununun Pandora kutusunu açabilir, Türkiye'deki Kürtlerin özerklik talebini ve silahlı mücadeleyi arttırabilir. Alarm durumunda olan Türkiye iç krizden kaçınmak için Suriye'ye müdehale etmeye hazır."
Türkiye'nin amacı:
"Esed'in düşmesini fırsat gören Turkiye, Suriye Ulusal Konseyi üzerinden Kürt meselesiyle ilgili müzakereleri denetlemeyi umuyordu. Böylece PKK'nın Suriye şubesi PYD'nin özerklik kazanması engellenecek ve Türkiye'deki PKK daha fazla iltihaplanmayacaktı."
2012'de PKK-Esed ilişkisine vurgu:
"Ancak Esed düşmeyince Türkiye'nin stratejisi geri tepti. Üstelik Esed ile özerklik konusunda anlaşma yapmayı uman PYD ve Iraklı Kürtler Suriye politikalarını sürdürürken, Esad de PKK'nın Suriye'de özgürce gezmesine müsade ediyor."
PKK'nın merkez üssü Afrin:
"Diğer yandan PKK da ajandasına devam ederken, Suriye'deki askeri cephenin genişletilip Suriye sınırında birleştirilmesi noktasında Esad ile ittifak yapıyor. Bu sebeble PYD, bölgesel faaliyetlerinde Afrin'i merkez üs olarak belirledi."
PKK'nın askeri cephe hedefi:
"Afrin'den doğuya doğru genişleyen PYD, Suriye-Türkiye sınır kentleri Rasulayn ve Ayn el-Arab'da yeni ofisler açıyor. PKK ise, Suriye sınırındaki bu genişlemeyi Batı Suriye'den Doğu Irak'a uzanan bir askeri cephe kurmak için kullanabilir."
PKK'nın Suriye fırsatı:
"Suriye krizinin uzun vadeli bir iç savaşa dönüşmesi, PKK'nın etkisini ve nüfuzunu güçlendirmesi için en iyi fırsattır. İktidar savaşı veren Esad, Kuzey Suriye'deki Kürt bölgelerinin kontrolünü korumak için PYD'ye daha fazla destek verebilir."
PYD'nin meşruiyet kazanma çabası:
"Suriye'deki silahlı çatışma Kürt bölgelerine de sıçrarsa, PYD'nin bölgede kök salmasına yardımcı olabilir. Suriye'de silahlı kanadı olan tek Kürt partisi PYD, Kürt sivillerinin koruyucusu olarak meşruiyet kazanmaya çalışabilir."
ÖSO vurgusu
"Suriye Ulusal Konseyi, Özgür Suriye Ordusu'nu rejime karşı örgütlemek adına askeri bir büro açıyor. Türkiye bu organ aracılığıyla, ÖSO'nun desteğini kanalize ederek Kuzey Suriye eyaletlerini güvence altına alabilir ve PKK'nın askeri ilerlemesini durdurabilir."
Yazıdan 2 adet çıktı alınmasını isteyen Clinton'un, bu çıktıları neden istediği, ne yaptığı veya kimle konuştuğu gibi detayları bilemiyoruz.
Ancak buradan iki seçenek çıkar:
1- Türkiye'yi PKK’nın planları konusunda bilgilendirmek
2- Bunu fırsata çevirmek
Gerisi bilindik bir hikaye zaten:
Kaynak: https://twitter.com/s_Allahverdi
ABD Dışişleri yetkilileri tarafından 2012 yılında gönderilen bu emailde, PKK'nın Kuzey Suriye'deki rolüne ve ABD'nin Kuzey Suriye politikasına ışık tutulmuş resmen.
Hillary'den "Türkiye, Suriye krizini Kürt istikrarının merceğiyle görüyor" başlıklı Maria Fantappie'nin The National sitesinde kaleme aldığı yazıyı okumasını isteyen bakanlık yetkilileri, yazı için "mükemmel bir sentez" tanımlaması yapıyor.
Peki, Suriye'deki sivil savaşın başlangıcından sadece 1 yıl sonra kaleme alınan bu makalede neler söyleniyor ve ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri bu makaleyi neden Clinton'a okutturuyor?
Makaleden direkt çeviriler yaparak anlatayım:
Söz konusu makale şöyle bir altbaşlıkla başlıyor:
"Suriye, Irak ve Türkiye'deki Kürt partiler ve aktivistler, Suriye krizini kendi yararlarına kullanmanın yollarını ararken, Türkiye onları engellemeye çalışıyor."
Makale şöyle devam ediyor:
"Ankara'nın Suriye'deki Kürt meselesinin gelişimini takip etmedeki başarısızlığı ve Beşar Esad'ın iktidar mücadelesi, başkalarının kendi gündemlerini o bölgeye kaydırmasına alan açtı."
Bakın makaleye göre bu "başkaları" kimmiş:
"Türkiye merkezli PKK, Suriye'nin Kürt ağırlıklı bölgelerinde Türkiye'ye karşı askeri cephesini genişletiyor. Siyasi nüfuzlarını artıran Irak Kürdistan liderleri ise Suriye'de bir Kürt bölgesinin kurulması için kampanya yürütüyor."
"PKK ve Irak Kürtlerinin Suriye ajandası, Türkiye'deki Kürt sorununun Pandora kutusunu açabilir, Türkiye'deki Kürtlerin özerklik talebini ve silahlı mücadeleyi arttırabilir. Alarm durumunda olan Türkiye iç krizden kaçınmak için Suriye'ye müdehale etmeye hazır."
Türkiye'nin amacı:
"Esed'in düşmesini fırsat gören Turkiye, Suriye Ulusal Konseyi üzerinden Kürt meselesiyle ilgili müzakereleri denetlemeyi umuyordu. Böylece PKK'nın Suriye şubesi PYD'nin özerklik kazanması engellenecek ve Türkiye'deki PKK daha fazla iltihaplanmayacaktı."
2012'de PKK-Esed ilişkisine vurgu:
"Ancak Esed düşmeyince Türkiye'nin stratejisi geri tepti. Üstelik Esed ile özerklik konusunda anlaşma yapmayı uman PYD ve Iraklı Kürtler Suriye politikalarını sürdürürken, Esad de PKK'nın Suriye'de özgürce gezmesine müsade ediyor."
PKK'nın merkez üssü Afrin:
"Diğer yandan PKK da ajandasına devam ederken, Suriye'deki askeri cephenin genişletilip Suriye sınırında birleştirilmesi noktasında Esad ile ittifak yapıyor. Bu sebeble PYD, bölgesel faaliyetlerinde Afrin'i merkez üs olarak belirledi."
PKK'nın askeri cephe hedefi:
"Afrin'den doğuya doğru genişleyen PYD, Suriye-Türkiye sınır kentleri Rasulayn ve Ayn el-Arab'da yeni ofisler açıyor. PKK ise, Suriye sınırındaki bu genişlemeyi Batı Suriye'den Doğu Irak'a uzanan bir askeri cephe kurmak için kullanabilir."
PKK'nın Suriye fırsatı:
"Suriye krizinin uzun vadeli bir iç savaşa dönüşmesi, PKK'nın etkisini ve nüfuzunu güçlendirmesi için en iyi fırsattır. İktidar savaşı veren Esad, Kuzey Suriye'deki Kürt bölgelerinin kontrolünü korumak için PYD'ye daha fazla destek verebilir."
PYD'nin meşruiyet kazanma çabası:
"Suriye'deki silahlı çatışma Kürt bölgelerine de sıçrarsa, PYD'nin bölgede kök salmasına yardımcı olabilir. Suriye'de silahlı kanadı olan tek Kürt partisi PYD, Kürt sivillerinin koruyucusu olarak meşruiyet kazanmaya çalışabilir."
ÖSO vurgusu
"Suriye Ulusal Konseyi, Özgür Suriye Ordusu'nu rejime karşı örgütlemek adına askeri bir büro açıyor. Türkiye bu organ aracılığıyla, ÖSO'nun desteğini kanalize ederek Kuzey Suriye eyaletlerini güvence altına alabilir ve PKK'nın askeri ilerlemesini durdurabilir."
Yazıdan 2 adet çıktı alınmasını isteyen Clinton'un, bu çıktıları neden istediği, ne yaptığı veya kimle konuştuğu gibi detayları bilemiyoruz.
Ancak buradan iki seçenek çıkar:
1- Türkiye'yi PKK’nın planları konusunda bilgilendirmek
2- Bunu fırsata çevirmek
Gerisi bilindik bir hikaye zaten:
Kaynak: https://twitter.com/s_Allahverdi
ABD'nin Kuzey Suriye Politikası
Reviewed by Habersizim
on
14:19:00
Rating:
Reviewed by Habersizim
on
14:19:00
Rating:



Hiç yorum yok: