Channel 2 Trump’ın ABD Büyükelçiliğinin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasını duyuracağını öne sürdü. https://t.co/OAYjg97iuP
Trump bu vaadi seçim kampanyası gezisinde de sık sık dile getirmişti:
Beyaz Saray sözcüsü Sean Spicer bu iddiadan sonra taşınma kararı için sürecin henüz çok erken olduğunu belirtti. https://t.co/5X1NaU1WsE
Ancak Kasım’da gerçekleşen seçimden beri Trump’a yakın çevre bu taşınma konusunda Trump’ın kararlı olduğunu, Ve bu adımın Trump için “büyük öncelik” olduğunu dile getirdi.
https://t.co/3tu2HwZQ8d
https://t.co/CJmg2FbZm2
Aslında bu durum, kararın, siyasi bir koordinasyon ya da diplomatik altyapı olmaksızın çoktan verildiği hissini yaratıyor.
Zamanlaması çok ilginç, çünkü yerleşim yerlerini işgal yoluyla genişletmekle meşgul olan İsrailliler için bile bu bir "öncelik" değil.
Hatta Aralık’ta İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman bunun önemli, ancak artacak şiddet nedeniyle öncelikli olmadığını belirtmişti. İlgili haber: https://t.co/6WugGvI56V
İsrail Başbakanı Netenyahu’nun 22 Ocak’ta Trump’ı kutlamak için açtığı telefonda konu çok az gündeme gelmiş ve “şimdi değil” minvalinde sorular atlatılmış. https://t.co/4cvNyYNTAJ
Az bir olasılık da olsa her geçen gün ile beraber büyükelçiliğin taşınması beklentisi azalıyor.
Belki de Channel 2 nin kararın verildiği ile ilgili teyitsiz haberi karara ilişkin tepkileri tartmak için salınan bir deneme balonuydu.
Çünkü geleneksel dış politika ile ilgili “dönüşüm” isteyen söz konusu Trump da olsa böylesi bir kararın sonuçlarına katlanmak zorunda. 1940ların sonunda İsrail kurulduğundan beri, ABD politikası ve uluslararası fikir birliği Kudüs’ün statüsünün İsrail ve Filistinliler arasında müzakere edilmesi gerektiği konusunda uzlaşı halinde.
1947 BM bölüşüm planı Kudüs’ü ne Yahudi ne de Arap eyaletlerinin bir parçası olarak görülmemesi için uluslararası kontrol altına almıştır.
BM bölüşüm planı: http://www.un.org/en/ga/search/view_doc.asp?symbol=A/RES/181(II …)
BM’in Kudüs’ü uluslararası kontrol altına alması: https://web.archive.org/web/20080126145437/http:/domino.un.org/unispal.nsf/52b7d0e66142a40e85256dc70072b982/6362111f689724d705256601007063f2!OpenDocument …
1947-48 savaşı İsrail’in batıda, Ürdün’ün ise doğuda kontrolü ele geçirmesi ile sonuçlanmıştır. Ancak İsrail 1967’de doğu Kudüs’ün kontrolünü Ürdün’den geri almış ve 1980’de etkin şekilde ilhak etmiştir.
BM Güvenlik Konseyi mükerreren bu fiili işgali reddetmiş (http://mideastweb.org/476.htm )
ve İsrail’in “Kudüs dahil” (http://mfa.gov.il/MFA/ForeignPolicy/MFADocuments/Yearbook4/Pages/117%20Security%20Council%20Resolution%20478%20-1980-%20on%20Jeru.aspx …) işgal ettiği alanlardan çekilmesi gerektiğini vurgulamıştır (http://mfa.gov.il/MFA/ForeignPolicy/MFADocuments/Yearbook4/Pages/105%20Security%20Council%20Resolution%20476%20-1980-%20on%20Jeru.aspx …).
Bu zamana kadar elçiliklerini Batı Kudüs’e yakın bir yerde tutan birkaç ülke de doğu Kudüs’ün işgali ile birlikte Tel Aviv’e taşınmıştı. İşte ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması bu uzlaşıyı bozacak ve büyük oranda ABD’nin Kudüs üstündeki İsrail ve Yahudi taleplerine imtiyaz verdiği, Doğu Kudüs’n işgalini tanıdığı anlamına gelecektir.
Amerikalılar büyükelçiliğin taşınmasına Filistinlilerin vereceği tepkiyi önemsemiyor olabilir. Ancak Ulusal Güvenlikten sorumlu İsrailliler bu lükse sahip değil. Filistinli liderler huzursuzluğun ve şiddetin ters etki yarattığını bilse bile, işgal edilmiş Filistin bölgelerinde, özellikle Doğu Kudüs’te birdenbire/organize gerçekleşecek bir öfke patlamasını engelleyemeyebilir. Filistin güvenlik hizmetleri bu öfke patlamasını engellemeyi deneyebilir, ancak İsrail’in kısıtlamaları yüzünden bu güvenlik hizmetlerinin sayısı ve kapasitesi sınırlı.
Üstelik bu güvenlik hizmetleri Batı Şeria’nın büyük bölümünde ve Doğu Kudüs’te mevcut değil. Haksızlık şu: Filistinli liderlerin kızgınlıklarını ifade ederken güvenilirliği sürdürebilmek için sükuneti korumaya çalışması.
Büyükelçiliğin taşınmasına tek itiraz Filistinlilerden gelmeyecektir. ABD garantörlüğünde İsrail’le uzun süreli barış ve güvenlik anlaşmaları olan Mısır ve Ürdün de tepki verecektir.
Anlaşmalar feshedilmese de İsrail ile işbirliği yapmama, elçileri geri çağrılması gibi yollara başvurulabilir. https://t.co/Ah0Qg9iBDJ
Bu durum son yıllarda ortak düşman sayesinde İsrail ile aşama kaydeden Körfez Arap Ülkeleri için de geçerli. https://t.co/Y0hFOIf7I0
Körfez ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi diğer ülkeler ve Türkiye, ABD’nin politika değişimine İsrail’le diplomatik kazanımları kaybetme uğruna tepki verebilir. https://t.co/qS7WBGZEGU
İronik olan noktalardan biri şu: İsrail ve ABD son yıllarda Filistinlilere, BM’de ve diğer çok taraflı kurumlarda daha fazla tanınabilirlik elde etmeye çalışmaları konusunda, bu girişimlerin “maliyeti yüksek sembolik jestlerden” öte başka birşey olmadığı konusunda ders veriyordu.
ABD Büyükelçiliğinin taşınması ise gerçekten de “maliyeti yüksek” olan “sembolik yararlara” inandıklarının KANITI adeta.
Kurnazlık: Trump hem büyükelçiliği taşıma yönünde yetersiz tedbirler olduğunu duyurabilir hem de kısmen vaadini gerçekleştirebilir.
Trump’ın İsrail’e büyükelçi adayı olan ve işgalci hareketi savunan David Friedman görünüşte Kudüs dışında görev yapabilir. Nasıl?
Filistinliler için sözde bir büyükelçilik görevi yapan ABD Konsolosluğunu kullanabilir. https://t.co/lFghE37yoL Büyükelçiliğin geri kalanı ise Tel Aviv’de devam edebilir.
Friedman Filistin konusunda uç fikirlere sahip ve uzlaşı ile oluşacak iki devletli bir çözüme muhalif: http://peacenow.org/entry.php?id=21940#.WI9OwvmLRdj …
Friedman şöyle diyor: “Kudüs’te bir evim var ve Büyükelçilik ile ilgili karar ne olursa olsun orada çalışma ve oturma niyetindeyim”. İlgili Haber: https://t.co/d8mRRoyF3H
İlerde akılda tutulması gereken tarihler var.Kudüs ABD Başkonsolosu’nun görev süresi yakında bitiyor. https://www.state.gov/r/pa/ei/biog/245373.htm …
Bu da üst yönetime, konsolosluğun büyükelçilik ya da büyükelçiliğe bağlı uydu ofis olarak yeniden düzenlenmesi için bir fırsat sunuyor.
Ayrıca, Haziran’da başkanlık feragatnamesinin süresi doluyor. Bu neden önemli?
ABD Kongresi 1995’te İsrail’deki Büyükelçiliğin taşınmasına izin veren bir yasa geçirdi: https://www.gpo.gov/fdsys/pkg/PLAW-104publ45/html/PLAW-104publ45.htm …
Yasaya göre, ABD Büyükelçiliği en geç 31 Mayıs 1999 tarihine kadar İsrail’in başkenti olarak tanınan Kudüs’te kurulmalıdır.
Ancak aynı zamanda ABD Başkanına “ABD'nin ulusal güvenlik menfaatlerini koruma” gerekçesiyle bu işten 6 ayda bir feragat hakkı tanıyor:
Bu feragat hakkı önceki gelen her ABD Başkanı tarafından herhangi bir yorum yapılmadan kullanıldı. https://t.co/vwkZk19OoW
İlerideki tehlike ise feragatin Trump tarafından Haziranda kullanılmaması ve büyükelçiliğin taşınmasının önünde engel kalmamasıdır.
Netenyahu ise elbette ABD ve hatta bütün büyükelçiliklerin taşınması konusunda ısrarlı: http://tr.euronews.com/2017/01/29/netanyahu-abd-buyukelciligi-nin-kudus-e-tasinmasinda-israrli …
Tek devletli çözüm haksız işgallerin yasallaşması ve Filistin'in komple ilhakı demektir. Hak..kimin hakkı?
Kaynak: https://twitter.com/BesliLikert/status/826142365270282240
ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması ile ilgili tasarılar
Reviewed by Habersizim
on
16:11:00
Rating:
Reviewed by Habersizim
on
16:11:00
Rating:









Hiç yorum yok: