Bir kısmının siyasal hükümetin çagrısından önce, bir kısmının da hükümete rağmen sokağa indiğini iyi bildigim; Ülkesinin kaderine, insanlarına, kötü birşey dokunacağını kesin olarak fark edince, bunu canları, sevdikleri, sevdiklerinin onlari kaybetmesi pahasına, mükafat ve taltif beklemeksizin, başarılı olup olamıyacaklarını düşünmeden ve anlaşılamadan ölmeyi de 'kolayca' göze alabilecek tertemiz çocukları var Türkiye'nin.
Genellikle norm denilen ve insani olanın işgali anlamına gelen yaşama formu içinde, görünür olmayan bu insanların, varlıkları, Türkiye'de ki hayatın her kritik aşamasında, belli belirsiz silüetler halinde görünüp kaybolarak ama yine de çok etkili bir varlık belirtisi bırakarak Türkiye'ye kendini hissettirmistir.
Yukarida şehadetin bir toplum için ne anlama geldiğini tarif ediyorum aslında
Oysa biz, bu dünyada ki hayatlarından, ülkesinin kaderi, insanlarini kesin bir kötülükten uzak kalması için ve belki hiçbir şeyin değismeyeceğini ve ülkesinin yakın zamanda iyi bir geleceğinin olmayacağını bile bile, gönüllü olarak vazgeçenlerden, yani onların şahadetlerinden, önüne seslendirilmeyen ama herkesçe duyulabilecek bir malesef kelimesinin iliştirilerek söz edildiğini duyacağımız bir dünyada, böyle bir algının hüküm sürdüğü bir hayatı yasayacağız.
Oysa bir insan eğer şehit ise; tarihe de, topluma da, insanlara da temas eder. Ama ne tarih, ne toplum, ne de insanlar tarafından tarif edilemez. Taltif edilme biçiminde bile olsa, kuşatılıp mükafatlandırılamaz. Onun ecri asla bu sayılanlara ait değildir.
Bir şehidin ecri yalnızca Allah'a aittir. Ve yalnız O nun tarafından karşılanabilir.
Genellikle norm denilen ve insani olanın işgali anlamına gelen yaşama formu içinde, görünür olmayan bu insanların, varlıkları, Türkiye'de ki hayatın her kritik aşamasında, belli belirsiz silüetler halinde görünüp kaybolarak ama yine de çok etkili bir varlık belirtisi bırakarak Türkiye'ye kendini hissettirmistir.
Yukarida şehadetin bir toplum için ne anlama geldiğini tarif ediyorum aslında
Oysa biz, bu dünyada ki hayatlarından, ülkesinin kaderi, insanlarini kesin bir kötülükten uzak kalması için ve belki hiçbir şeyin değismeyeceğini ve ülkesinin yakın zamanda iyi bir geleceğinin olmayacağını bile bile, gönüllü olarak vazgeçenlerden, yani onların şahadetlerinden, önüne seslendirilmeyen ama herkesçe duyulabilecek bir malesef kelimesinin iliştirilerek söz edildiğini duyacağımız bir dünyada, böyle bir algının hüküm sürdüğü bir hayatı yasayacağız.
Oysa bir insan eğer şehit ise; tarihe de, topluma da, insanlara da temas eder. Ama ne tarih, ne toplum, ne de insanlar tarafından tarif edilemez. Taltif edilme biçiminde bile olsa, kuşatılıp mükafatlandırılamaz. Onun ecri asla bu sayılanlara ait değildir.
Bir şehidin ecri yalnızca Allah'a aittir. Ve yalnız O nun tarafından karşılanabilir.
Çetin Öztoprak
Gece Sadece Üç Beş Saat İçinde
Reviewed by Habersizim
on
19:10:00
Rating:
Reviewed by Habersizim
on
19:10:00
Rating:


Hiç yorum yok: