Yasin Suresi Tefsiri - 26 - Dr. Mehmet Akar

29- (Onları  helak  eden) Yalnızca bir tek çığlık .

Hepsi o kadar! Birdenbire sönüverdiler.
Gökten gelecek bir orduya gerek yoktu. O şehri, o karyeyi yok etmek, Yüce Allah indinde basit bir şeydir. İman etmelerinden bütünüyle ümit kesilince yalnızca korkunç tek bir ses, tek bir gürültü, tek bir haykırış ile helak edildiler. Dehşet verici bir gürültü ile patlayan ve şehrin altını üstüne getiren, perişan eden korkunç bir çığlık kopuverdi. Bu  haykırış bir deprem olabilir, bir kasırga olabilir, Hz. Cebrail veya başka bir meleğin sayhası, haykırışı, çığlığı olabilir. O çığlıkla helak oldular. İşleri bitti. Ocakları söndü. Yüce Allah bir emirle hepsinin defterini dürüverdi. Hepsi o kadar. Ateş gibi canlı insanların ölümleri, esen sert bir rüzgarla küle benzeyiverdi.
Dünya nimetlerini hiç kaçırmak istemeyen, ahireti ise asla hesaba katmayan bir toplum. Bu toplum aynı zamanda herkesi yakmak isteyecek kadar ateşli, öfkeli, nefret ve gazapla doluydu. Her istediklerini yapabileceklerini zannedecek kadar gururluydu. Tıpkı ateşten yaratılan şeytan gibi zorba, kibirli insanlar topluluğu. İmansızlıkla kurdukları saltanat etrafa ateş saçıyordu. Linç toplumu haline gelmişler, müslümanları zor kullanarak sindireceklerini gerekirse hepsini öldüreceklerini düşünüyorlardı.
O zalimlerin canlılıkları, parıltıları, hayat ışıkları bir sayha, bir haykırış ile bertaraf oldu. O çok güvendikleri güçleri bir anda yok oldu. Cansız, hareketsiz, hayatsız kalıverdiler. Ölümün pençesinden kendilerini kurtaramadılar. Kül gibi sönüp yere serildiler, yok olup gittiler. Hor ve hakir düşüren bir çığlık onların kökünü kazımaya yetti. Bir daha gelmeyecek şekilde helak olup gittiler. Sanki hiç yoklarmış gibi oldu. Öyle bir şehir hiç yaşamamış gibi.    Ad kavmi, Semud kavmi, Nuh kavmi,  Hud  kavmi,  Medyenliler, Eykeliler gibi helak olan toplumlarda görülen manzara gibi. İslam’ın  gür  sesi  karşısında yok olup giden medeniyeltleri de bu bağlamda ele alınabilir.  Roma  devletinin  İsa  as. ın getirdiği din karşısında sönüp gitmesi, Firavnun ve düzeninin Musa as. karşısında boğulup gitmesi, Nemrut’un ateşe attığı İbrahim as. karşısında silinip gitmesi sözün burasında
anılmalıdır.
Ayrıca mazlumların çığlıklarının da uygarlıklar için tehlike çanları demek olduğu unutlmasın:
Mazlumun bedduasını almaktan kork. Çünkü Allah’la bu beddua arasında perde yoktur. Buhari
Ezilenlerin sesi, çığlığı bütün toplumları yakar, kavurur. Zalimlerin yok olması için daha güçlü sesler, çığlıklar gerekir.
Allah’a, elçilerine ve İslam’a karşı gelenlerin, peygamberleri yalanlayıp ihanet edenlerin, onlara kulak vermeyenlerin sonu hep aynı olmuştur. Sonunda hep Allah’ın dediği olur. Ceza tam da suçun büyüklüğüne uygundur.
Bir ses, bir nefesle sönmüşler. Dünya üzerinde bağırıp çağıranlar, asıp kesenler bir nefeslik varlıklar değil mi? Herkes son bir nefesle dünyaya veda ediverecek değil mi ? Şu an hayatta olanlar 200 yıl sonra yine hayatta olabilecekler mi? Herşeye gücüm yeter, her şeyi yaparım diyenler neden bunu düşünemiyorlar? İnsanların aldanışı büyük bir acıyla noktalanıyor.
Yasin Suresi Tefsiri - 26 - Dr. Mehmet Akar Yasin Suresi Tefsiri - 26 - Dr. Mehmet Akar Reviewed by Habersizim on 10:39:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: