“Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilen kullarından kıldığını (keşke halkım bilseydi)
Yasin Suresinin 26 ve 27. ayetlerinden berzah aleminin olduğu anlaşılıyor. Kıyamete kadar kabir hayatında durgunluk olacağını iddia edenleri bu ayet reddediyor. Nitekim peygam-
berlerin can yoldaşı, yiğit müslüman şehit edilmiş ve cennetle müjdelenmiştir. Gelişmeleri şehidin ifadelerinden okumaktayız. Ruhu cisim olmadan da işitmekte, konuşmaktadır. Allah o yiğit müslümanın kusurlarını örtmüş, günahlarını bağışlamış ve üstelik cennetinde akla hayale gelmez ikramlarda bulunmuştur. Cennet en güzel ikramlar yurdudur.
İşte iman edip salih amel işleyenler için hem bir mağfiret, hem de (cennette) tükenmez bir rızık vardır. Hacc 50
Allah salih kullarını kimseye muhtaç etmez, onun bütün ihtiyaçlarını kendisi giderir. Allah’ın onu bağışladığını kavminin bilmesini istiyor. Cennettedir. Kalbi hoş, gönlü hoş ve gün dahi hemşehrilerini hatırlar. ‘Rabbimin nice eksikliklerimi giderip, nice yanlışlarımı yok saymasını, bana ne büyük mağfiret ettiğini, beni ikram ettiği, değer verip şereflendirdiği kullarından kıldığını keşke kavmim bilseydi. Benim karşılaştığım sevabı, mükafatı, mutluluğu görselerdi hak yola dönerler, peygamberlere tabi olurlar, Allah’a iman ve itaat yolunu tutarlardı. İlahi dine tabi olanlar ilahi lutufa mazhar olurlar’
Şikayetle, kinle, nefretle, intikam duygusu ile, beddua ile hareket etmiyor. Düşmanlarına, katillerine bile merhamet eden üstün ahlak sahibi. Yine onların iyiliğini, hayrını istiyor. ‘Keşke gerçeği bilseler, keşke iman edip bu nimetlere kavuşsalar. Rabbimin bana ikramlarının nedenini bilseler’ Kavminin bütün kötülüğüne rağmen ‘toplumun geneli’ hakkında iyi şeyler düşünmeye devam ediyor. Bu yiğit kişinin hikayesi Mekkeli müşriklere şunu anlatıyor: Sizin bütün zulmünüze rağmen Hz. Muhammed sav. ve arkadaşları sizin iyiliğinizi ister. Onların kalplerinde intikam hissi bulunmuyor. Onlar bilirler ki muhatabına ancak merhameti olan faydalı olur Davetçi öfkesini yutmalı, bilgisiz insanlara yumuşak davranmalıdır. Davetçi ne olursa olsun kavminin ıslahı adına İslam’ı duyurmaya devam etmelidir.
İçlerinden bir topluluk, “Allah’ın helâk edeceği, ya da çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz” dediği vakit, o uyarıda bulunanlar dediler ki; “Rabbiniz tarafından mazur görülmemiz için, bir de belki günahlardan sakınırlar diye.” Araf 164
Kur’an ahlakıyla ahlaklananlar başkalarını düşünmeye devam edeceklerdir. Tebliğe ara vermeyeceklerdir. Zira bugün inanmayan yarın inanabilir. Davet edilen kişiye davet etkili olmuyorsa belki o kişinin çevresine etkili olabilir. Çevresine dahi etkili olamıyorsa, davetçinin kendi anlayışını, kendi imanını canlı tutmasına faydası olacaktır. Bir kişinin daha cennete gidebilmesi için çabalamaya devam etmeli, Allah’tan hiçbir zaman ümit kesilmemelidir.
Allah dostu müslüman yiğidi şehit eden toplum artık Allah’tan inecek azabı bekleyecektir.
Yasin Suresinin 26 ve 27. ayetlerinden berzah aleminin olduğu anlaşılıyor. Kıyamete kadar kabir hayatında durgunluk olacağını iddia edenleri bu ayet reddediyor. Nitekim peygam-
berlerin can yoldaşı, yiğit müslüman şehit edilmiş ve cennetle müjdelenmiştir. Gelişmeleri şehidin ifadelerinden okumaktayız. Ruhu cisim olmadan da işitmekte, konuşmaktadır. Allah o yiğit müslümanın kusurlarını örtmüş, günahlarını bağışlamış ve üstelik cennetinde akla hayale gelmez ikramlarda bulunmuştur. Cennet en güzel ikramlar yurdudur.
İşte iman edip salih amel işleyenler için hem bir mağfiret, hem de (cennette) tükenmez bir rızık vardır. Hacc 50
Allah salih kullarını kimseye muhtaç etmez, onun bütün ihtiyaçlarını kendisi giderir. Allah’ın onu bağışladığını kavminin bilmesini istiyor. Cennettedir. Kalbi hoş, gönlü hoş ve gün dahi hemşehrilerini hatırlar. ‘Rabbimin nice eksikliklerimi giderip, nice yanlışlarımı yok saymasını, bana ne büyük mağfiret ettiğini, beni ikram ettiği, değer verip şereflendirdiği kullarından kıldığını keşke kavmim bilseydi. Benim karşılaştığım sevabı, mükafatı, mutluluğu görselerdi hak yola dönerler, peygamberlere tabi olurlar, Allah’a iman ve itaat yolunu tutarlardı. İlahi dine tabi olanlar ilahi lutufa mazhar olurlar’
Şikayetle, kinle, nefretle, intikam duygusu ile, beddua ile hareket etmiyor. Düşmanlarına, katillerine bile merhamet eden üstün ahlak sahibi. Yine onların iyiliğini, hayrını istiyor. ‘Keşke gerçeği bilseler, keşke iman edip bu nimetlere kavuşsalar. Rabbimin bana ikramlarının nedenini bilseler’ Kavminin bütün kötülüğüne rağmen ‘toplumun geneli’ hakkında iyi şeyler düşünmeye devam ediyor. Bu yiğit kişinin hikayesi Mekkeli müşriklere şunu anlatıyor: Sizin bütün zulmünüze rağmen Hz. Muhammed sav. ve arkadaşları sizin iyiliğinizi ister. Onların kalplerinde intikam hissi bulunmuyor. Onlar bilirler ki muhatabına ancak merhameti olan faydalı olur Davetçi öfkesini yutmalı, bilgisiz insanlara yumuşak davranmalıdır. Davetçi ne olursa olsun kavminin ıslahı adına İslam’ı duyurmaya devam etmelidir.
İçlerinden bir topluluk, “Allah’ın helâk edeceği, ya da çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz” dediği vakit, o uyarıda bulunanlar dediler ki; “Rabbiniz tarafından mazur görülmemiz için, bir de belki günahlardan sakınırlar diye.” Araf 164
Kur’an ahlakıyla ahlaklananlar başkalarını düşünmeye devam edeceklerdir. Tebliğe ara vermeyeceklerdir. Zira bugün inanmayan yarın inanabilir. Davet edilen kişiye davet etkili olmuyorsa belki o kişinin çevresine etkili olabilir. Çevresine dahi etkili olamıyorsa, davetçinin kendi anlayışını, kendi imanını canlı tutmasına faydası olacaktır. Bir kişinin daha cennete gidebilmesi için çabalamaya devam etmeli, Allah’tan hiçbir zaman ümit kesilmemelidir.
Allah dostu müslüman yiğidi şehit eden toplum artık Allah’tan inecek azabı bekleyecektir.
Yasin Suresi Tefsiri - 24 - Dr. Mehmet Akar
Reviewed by Habersizim
on
10:45:00
Rating:

Hiç yorum yok: