Medya yahut “Etki Ajanlığı” karargâhı!

Toplum mühendisliği olgusunun önemli bir ayağıdır algı yönetimi...
Medya ise algı yönetiminin şah damarıdır!
Gezi’den beri bu yöntem, bütün acımasızlığı ile tatbik ediliyor ülkemizde.
Üstelik bu, tek ayaklı da değil, kapsamlı bir proje çerçevesinde birden fazla maksada yönelik olarak hayata geçirildi.
Bunlardan birisi hiç şüphesiz, HDP/PKK’nın bölgede ve tüm Türkiye’deki imajına yönelik operasyondu.
AK Parti iktidarını yönetimden uzaklaştırma emelindeki ve kararlılığındaki dış güçler ve onların Türkiye’deki piyonları, bütün unsurlarıyla bu amacı gerçekleştirmek için çaba gösterdi.
Başarılı oldular mı peki?
Açık söylemek gerekirse, evet!
Teröristten ‘çiçek çocuk’, eli kanlı katilden ‘mazlum’, çapsız ve iradesiz bir adamdan ‘lider’ üretmek kolay bir iş değildi ama özellikle de medya aracılığı ile bu ürküntü verici operasyon başarıyla sonuçlandırıldı.
Bu “Etki Ajanlığı” vurucu timlerinin, düşmanlık yaptıkları insanların zor duruma düşmesi için girmeyecekleri kılık, üstlenmeyecekleri insanlık suçu yok gibi...
Ne gerekiyorsa onu olmaya hazırlar. Faşistse faşist, teröristse terörist, katilse katil, canavarsa canavar...
Yeter ki, kin ve nefretlerini kusmaya bir mecra bulabilsinler. İşte bu yüzden beğendikleri ve hatta zil takıp oynadıkları ölümler var.
Görmezden geldikleri, kulaklarını sağır, gözlerini kör, dillerini lal ettikleri akla ziyan toplumsal hadiselerin fanatik birer taraftarı olmaktan maada hiçbir şeyi umursamıyorlar.
Sözgelimi, kahpece pusularla onlarca masum insanı şehit eden terörist, ‘yere izmarit atmayan gerilla’, devletin (savcısının) başına silah dayayan katiller, kahraman ilan edildi ve kabul etmek gerekirse muvaffak da olundu.
Buna mukabil özellikle de Cumhurbaşkanı aleyhinde senkronize bir biçimde yalan ve iftira dolu yayımlar yaptılar ısrarla.
“Katil” dediler, “Hırsız” dediler, “Diktatör” dediler ve hâlâ demeye de devam ediyorlar.
Bir tür “etki ajanlığı” diye de tanımlayabileceğimiz bu bilinçli çaba, şüphesiz ki, beynelmilel emperyalizmin ülke içerisindeki işbirlikçiliğiyle izah edilebilir.
Başbakanın Diyarbekir’de gördüğü o muazzam ilgi karşısında üç maymunu oynayarak hiç olmamış gibi davranan bu konsorsiyum, bu örnekten de anlaşılacağı üzere, Türkiye lehindeki hiçbir şeyi görmemeye ve müspet gelişmeleri bile aleyhteymiş gibi göstermeye işte bu işbirlikçi vasfı nedeniyle tevessül etmektedir.
Olmayanı gerçek, gerçeği ise hiç yaşanmamış gibi sunabilen bu psikolojik savaş enstrümanına yani ‘algı yönetimine’ aynı çarpıcılıkta mukabele edememek, açık söylemek gerekirse en büyük handikaplardan birisi.
Ne yapıp edip, bu antipropaganda enstrümanının yıkım faaliyetlerini acilen durdurmak gerekiyor.
Nazım Hikmet, Abidin Dino’ya; “Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?” diye sormuş, bilirsiniz.
Abidin, mutluluğun resmini çizebildi mi bilmiyorum ama bu “Etki ajanlığının” karargâhı hükmündeki medya ve ‘Beyaz Türkler’, her Allah’ın günü, bilumum ahlaksızlığın, aşağılık işlerin ve insaniyet suçunun tek perdelik şenaatini sergileyip duruyorlar, zerre kadar utanmadan ve haysiyet kaygısı taşımadan...

Nihat Nasır
Medya yahut “Etki Ajanlığı” karargâhı! Medya yahut “Etki Ajanlığı” karargâhı! Reviewed by Habersizim on 10:08:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: