Özgecan’ımızı vahşice katleden sapık adam hapishanede göğsüne sıkılan tek kurşunla öldürüldü.
İşbirlikçi babası da vuruldu, yaralandı.
Bu haberi üzüntüyle karşılayan kimse gördünüz mü?
Sevinçle karşılamayan kimse gördünüz mü?
Ben görmedim.
Herkes “Oh olsun!” diyor.
Eminim ki o sapığın öldürülmesi üzerine ‘Kimse kendini kanunun üstünde göremez, yargının verdiği kararı beğenmeyip kendine göre adaleti tesis etmeye kalkamaz’ diyen devlet adamları da için için “Oh olsun!” diyorlar.
Devlet devlettir, kanun kanundur ve Türkiye devletinin kanunlarında idam cezası yok.
Yok, çünkü Türkiye devleti Avrupa Birliği’ne girmek istiyor ve kanunlarında idam cezası bulunan bir devlet Avrupa Birliği’ne üye olamaz.
Ama maşeri vicdan, siyasi dengelere bakmıyor işte. Genç bir kızı canavarca hislerle öldüren bir caninin cezasının hapisle sınırlı kalmasını hazmedemiyor ve onun göğsüne sıkılan kurşunu öpüp başının üstüne koyuyor.
‘Kanunlar ne derse desin, birileri çıkıp adaleti yerine getirmeli.
Devletin yapmadığı işi halkın içinden birileri yapmalı.’ mı diyor maşeri vicdan?
Öyle demiyor.
Anarşi de istemiyor.
Bununla beraber, o sapığın öldürülmesi gibi durumlarda “Oh olsun!” diyerek / dedirterek, siyasetin ötesindeki ‘esas’a dikkat çekmeden de edemiyor.
Esas: Haksız yere insan öldüren kimse, maktulun ailesi tarafından bağışlanmıyorsa şayet, öldürülür!
Avrupa Birliği kamuoyunun da bunu için için kabul ettiğinden kimsenin şüphesi olmasın.
Paris ve Brüksel’i kana bulayan Bağdadi Grubu’nun Suriye veya Irak’taki mevzileri bombalanıp mensupları öldürüldüğünde “Oh olsun!” demeyen bir Frenk var mıdır?
Norveç’te 77 genci hunharca katleden ve bundan pişmanlık duyduğuna dair en ufak bir işaret bile vermeyen Anders Behring Breivik’in 20 sene hapis cezasıyla ‘yırtmasını’ içine sindirebilen, hapishanede öldürülmesi halinde “Oh olsun!” demeyecek olan Norveçli de beri gelsin!
Hülasa: Avrupa Birliği’ni ikna edelim de idam cezasını hep beraber geri getirelim.
İşbirlikçi babası da vuruldu, yaralandı.
Bu haberi üzüntüyle karşılayan kimse gördünüz mü?
Sevinçle karşılamayan kimse gördünüz mü?
Ben görmedim.
Herkes “Oh olsun!” diyor.
Eminim ki o sapığın öldürülmesi üzerine ‘Kimse kendini kanunun üstünde göremez, yargının verdiği kararı beğenmeyip kendine göre adaleti tesis etmeye kalkamaz’ diyen devlet adamları da için için “Oh olsun!” diyorlar.
Devlet devlettir, kanun kanundur ve Türkiye devletinin kanunlarında idam cezası yok.
Yok, çünkü Türkiye devleti Avrupa Birliği’ne girmek istiyor ve kanunlarında idam cezası bulunan bir devlet Avrupa Birliği’ne üye olamaz.
Ama maşeri vicdan, siyasi dengelere bakmıyor işte. Genç bir kızı canavarca hislerle öldüren bir caninin cezasının hapisle sınırlı kalmasını hazmedemiyor ve onun göğsüne sıkılan kurşunu öpüp başının üstüne koyuyor.
‘Kanunlar ne derse desin, birileri çıkıp adaleti yerine getirmeli.
Devletin yapmadığı işi halkın içinden birileri yapmalı.’ mı diyor maşeri vicdan?
Öyle demiyor.
Anarşi de istemiyor.
Bununla beraber, o sapığın öldürülmesi gibi durumlarda “Oh olsun!” diyerek / dedirterek, siyasetin ötesindeki ‘esas’a dikkat çekmeden de edemiyor.
Esas: Haksız yere insan öldüren kimse, maktulun ailesi tarafından bağışlanmıyorsa şayet, öldürülür!
Avrupa Birliği kamuoyunun da bunu için için kabul ettiğinden kimsenin şüphesi olmasın.
Paris ve Brüksel’i kana bulayan Bağdadi Grubu’nun Suriye veya Irak’taki mevzileri bombalanıp mensupları öldürüldüğünde “Oh olsun!” demeyen bir Frenk var mıdır?
Norveç’te 77 genci hunharca katleden ve bundan pişmanlık duyduğuna dair en ufak bir işaret bile vermeyen Anders Behring Breivik’in 20 sene hapis cezasıyla ‘yırtmasını’ içine sindirebilen, hapishanede öldürülmesi halinde “Oh olsun!” demeyecek olan Norveçli de beri gelsin!
Hülasa: Avrupa Birliği’ni ikna edelim de idam cezasını hep beraber geri getirelim.
İdamsız olmuyor
Reviewed by Habersizim
on
10:31:00
Rating:

Hiç yorum yok: