Biz olaydan koptuk. İlgimizi kaybettik. Alakamızı kestik. Heyecanımızı yitirdik. Ama onlar aynı ilgi, aynı alaka, aynı heyecan, aynı iman, aynı kararlılıkla devrimlerine sahip çıkıyorlar… 5 yıldır her türlü zorbalığa, zalimliğe, zulme, kalleşliğe, hainliğe, unutulmuşluğa rağmen ilk günkü aşkla devrimlerini sahipleniyorlar.
Geçen haftanın benim için en güzel haberi Suriye’den geldi. Araya kaynamasına, gözden kaçmasına, görmezden gelinmesine gönlüm razı olmadığı için üzerine kalem oynatma ihtiyacı hissettim. Biliyorsunuz 27 Şubat’tan itibaren Suriye’de ateşkes uygulanmaya başladı. Yaklaşık 5 yıldır devam eden savaşa ara verilmiş oldu. Muhaliflerle daha doğru isimlendirme ile söylersek devrimcilerle Esed rejimi arasında başlayan bu ateşkes neticesinde Suriye, uzun bir aradan sonra ilk kez rahat bir nefes almış oldu. Gerçi Rusya yine rahat durmadı ve yine sivillerin üzerine bomba yağdırdı ama genel itibariyle ateşkesin en basitinden de olsa uygulandığını biliyoruz. Ateşkesin devreye girmesiyle birlikte ajanslara bir haber düştü: Suriye'de rejim karşıtı gösteriler yeniden başladı. Suriye'de muhalifler çeşitli kentlerde cuma namazından sonra ''Devrim devam ediyor'' sloganıyla rejim ve Rusya karşıtı gösteriler düzenledi.
Haberlere göre; ateşkes sonrası kılınan ilk cuma namazının ardından bir araya gelen göstericiler, rejimin düşmesi ve yabancı silahlı güçlerin ülkeden çıkartılması için eylemler düzenledi. Ellerinde üç yıldızlı özgür Suriye bayrakları ve İngilizce/ Arapça yazılı dövizlerle eyleme katılan Suriyeliler tüm dünyaya “devrim devam ediyor” mesajı verdiler. Gençler, yaşlılar, çocuklar hep birlikte Esed’e boyun eğmeyeceklerini, her gün birer birer ölseler de, aç bırakılsalar da, bu uğurda tek başlarına da bırakılsalar devrim yolundan bir milim geri adım atmayacaklarını cümle âleme göstermiş oldular.
Benim için sürpriz oldu bu gösteriler. Taş taş üstünde kalmayan Suriye’de devrim inancı da kalmamıştır, devrimcilere destek veren halk ya ölmüş ya da muhacir olup başka ülkelere gitmiştir diye tahmin ediyordum ama yüzlerce Suriyeli 2011’deki gibi aynı inanç, aynı aşk, aynı coşku, aynı kararlılıkla meydanlara çıkınca ne diyeceğimi bilemedim. Bu kadar karamsarlığın arasından nasıl çıkıp geldi bu haber diyerek bir kez daha Rabbime şükrettim.
Halep, Şam'ın Doğu Guta bölgesi, İdlib, Hama, Humus ve Dera’da muhaliflerin denetimindeki bölgelerde düzenlenen gösterilerde eylemciler, ''Halk rejimin düşmesini istiyor”, “1916 Sykes-Picot, 2016 Kerry-Lavrov”, “Halk özgürlük istiyor”, “Suriye'nin askeri müdahalelerle parçalanmasına hayır'' yazılı dövizler taşıyıp bu minval üzere sloganlar atmış. Başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesindeki Duma ilçesinde düzenlenen gösterilere katılanlardan Yusuf Ebu Şeref adlı bir Suriyeli, Suriye'de devrimin ruhunu tekrar canlandırmak için gösterilere yeniden başladıklarını söylemiş.
Ülkede benzer gösteriler ilk defa 2011 yılının Mart ayında yapılmış, halk, rejimden siyasi reformlar yapmasını talep etmişti. Bu dönemde her cuma namazından sonra düzenlenen gösterilerde rejim güçlerinin protestocuların üzerine ateş açması sonucu ölenler oluyordu. Yaklaşık 8 ay boyunca rejimin şiddetle karşılık vermesine rağmen barışçıl gösterilerine devam eden Suriyeliler, 2011 yılının Ekim ayından itibaren kendilerini korumak için saldırılara silahla karşılık vermek zorunda kaldı. Böylece ağır silahlarla saldıran rejim güçlerine karşı halkın silahlı mücadelesi de başlamış oldu. Aradan koskoca 5 yıl geçmesine, Esed’in yanına İran, Hizbullah, Rusya, PYD, IŞİD ve benzerleri eklenmesine karşın Suriye halkı devrim yolundan geri adım atmadı. Bu durumda bize de Suriye devrimine olan inancımızı tazelemek, devrim yolunda canlarını ortaya koyan yiğitlere her türlü desteği vermek düşüyor… Bir kez daha buradan ilan edelim; Suriye devrimi onurumuzdur…
Geçen haftanın benim için en güzel haberi Suriye’den geldi. Araya kaynamasına, gözden kaçmasına, görmezden gelinmesine gönlüm razı olmadığı için üzerine kalem oynatma ihtiyacı hissettim. Biliyorsunuz 27 Şubat’tan itibaren Suriye’de ateşkes uygulanmaya başladı. Yaklaşık 5 yıldır devam eden savaşa ara verilmiş oldu. Muhaliflerle daha doğru isimlendirme ile söylersek devrimcilerle Esed rejimi arasında başlayan bu ateşkes neticesinde Suriye, uzun bir aradan sonra ilk kez rahat bir nefes almış oldu. Gerçi Rusya yine rahat durmadı ve yine sivillerin üzerine bomba yağdırdı ama genel itibariyle ateşkesin en basitinden de olsa uygulandığını biliyoruz. Ateşkesin devreye girmesiyle birlikte ajanslara bir haber düştü: Suriye'de rejim karşıtı gösteriler yeniden başladı. Suriye'de muhalifler çeşitli kentlerde cuma namazından sonra ''Devrim devam ediyor'' sloganıyla rejim ve Rusya karşıtı gösteriler düzenledi.
Haberlere göre; ateşkes sonrası kılınan ilk cuma namazının ardından bir araya gelen göstericiler, rejimin düşmesi ve yabancı silahlı güçlerin ülkeden çıkartılması için eylemler düzenledi. Ellerinde üç yıldızlı özgür Suriye bayrakları ve İngilizce/ Arapça yazılı dövizlerle eyleme katılan Suriyeliler tüm dünyaya “devrim devam ediyor” mesajı verdiler. Gençler, yaşlılar, çocuklar hep birlikte Esed’e boyun eğmeyeceklerini, her gün birer birer ölseler de, aç bırakılsalar da, bu uğurda tek başlarına da bırakılsalar devrim yolundan bir milim geri adım atmayacaklarını cümle âleme göstermiş oldular.
Benim için sürpriz oldu bu gösteriler. Taş taş üstünde kalmayan Suriye’de devrim inancı da kalmamıştır, devrimcilere destek veren halk ya ölmüş ya da muhacir olup başka ülkelere gitmiştir diye tahmin ediyordum ama yüzlerce Suriyeli 2011’deki gibi aynı inanç, aynı aşk, aynı coşku, aynı kararlılıkla meydanlara çıkınca ne diyeceğimi bilemedim. Bu kadar karamsarlığın arasından nasıl çıkıp geldi bu haber diyerek bir kez daha Rabbime şükrettim.
Halep, Şam'ın Doğu Guta bölgesi, İdlib, Hama, Humus ve Dera’da muhaliflerin denetimindeki bölgelerde düzenlenen gösterilerde eylemciler, ''Halk rejimin düşmesini istiyor”, “1916 Sykes-Picot, 2016 Kerry-Lavrov”, “Halk özgürlük istiyor”, “Suriye'nin askeri müdahalelerle parçalanmasına hayır'' yazılı dövizler taşıyıp bu minval üzere sloganlar atmış. Başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesindeki Duma ilçesinde düzenlenen gösterilere katılanlardan Yusuf Ebu Şeref adlı bir Suriyeli, Suriye'de devrimin ruhunu tekrar canlandırmak için gösterilere yeniden başladıklarını söylemiş.
Ülkede benzer gösteriler ilk defa 2011 yılının Mart ayında yapılmış, halk, rejimden siyasi reformlar yapmasını talep etmişti. Bu dönemde her cuma namazından sonra düzenlenen gösterilerde rejim güçlerinin protestocuların üzerine ateş açması sonucu ölenler oluyordu. Yaklaşık 8 ay boyunca rejimin şiddetle karşılık vermesine rağmen barışçıl gösterilerine devam eden Suriyeliler, 2011 yılının Ekim ayından itibaren kendilerini korumak için saldırılara silahla karşılık vermek zorunda kaldı. Böylece ağır silahlarla saldıran rejim güçlerine karşı halkın silahlı mücadelesi de başlamış oldu. Aradan koskoca 5 yıl geçmesine, Esed’in yanına İran, Hizbullah, Rusya, PYD, IŞİD ve benzerleri eklenmesine karşın Suriye halkı devrim yolundan geri adım atmadı. Bu durumda bize de Suriye devrimine olan inancımızı tazelemek, devrim yolunda canlarını ortaya koyan yiğitlere her türlü desteği vermek düşüyor… Bir kez daha buradan ilan edelim; Suriye devrimi onurumuzdur…
Suriye Devrimi onurumuzdur - Kadir Metin Akbaş
Reviewed by Habersizim
on
11:14:00
Rating:

Hiç yorum yok: