Polonya değil ki burası - Hakan Albayrak

İstiklâl Marşı’nın milli marş olarak kabul edilişinin 95’inci yıldönümünü kutladık.
Bu marşı seviyoruz.
Onu yazan Mehmed Akif’i de seviyoruz.
Geçmişte İstiklâl Marşı’nın İslamiliğinden rahatsız olup onun yerine dinsiz-diyanetsiz bir marş koymaya teşbbüs eden zevatı ise sevmiyoruz.
Bunlar, Müslümanlığın sembolü diye bayraktaki ay-yıldızı da kaldırıp yerine Bozkurt koyacaklardı.
İkisini de yapamadılar, çok şükür.
Bunları bilhassa belirtiyorum ki, şunu söylediğim için beni onlarla aynı kefeye koymayasınız:
Bu ülkenin milli marşı aslında istiklâl konulu bir marş olmamalıydı.
Böylesi daha ziyade Polonya veya İrlanda’ya yakışır.
Bize ise Nizam-ı Alem konulu bir marş yakışırdı.
Aslında ‘milli marş olayı’ bana ters, ama ille de olacaksa öylesi olmalıydı.
İstiklâl Marşı 1921’deki halet-i ruyhiyeyi çok güzel yansıtıyor ve istiklâl mücadelesine psikolojik katkısı bakımından fevkalade mühimdi şüphesiz; yazılması iyi oldu, faydalı oldu, fakat 1. Meclis’in bu marşa da iltifat etmekle beraber milli marş olarak bir Nizam-ı Alem marşını benimsemesi daha isabetli olurdu.
Bereketli fetihlerle dolu bir tarihin, ne kadar önemli olursa olsun nihayetinde parantez mesabesindeki istiklâl mücadelesi evresini ‘asıl hikâye’ haline getirmek, meselenin ölüm-kalım meselesi olduğu o evrede ihtiyaç duyulan topyekûn seferberlik havasını oluşturmak bakımından doğru ve faydalı bulunabilir ancak.
O evre için, ama sadece o evre için doğru ve faydalı bulunabilir.
Sonrası için yanlış ve zararlıdır.
İstiklâl Marşı’nın da içinde bulunduğu müktesebat, bizi, Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmış olmakla yetinmeye sevk etti.
“Ufukların Efendisi Osmanlı”nın çocuklarını ufuksuzluğa mahkûm etti bu müktesebat.
Canımızı zor kurtarışımızla övünmeye öyle alıştırıldık ki, dünyanın derdine deva olmayı aklımızın ucundan bile geçiremez olduk.
Tarihte Osmanlı donanmasını geri püskürtmekten başka kayda değer bir iş yapmamış olan Maltalıların 500 senedir “Türkleri geri püskürttük” deyip durmaları gibi, biz de 80 sene boyunca “Anadolu’yu düşman işgalinden kurtardık” demeyi marifet bildik, evveline ahirine bakmadan.
Evveli cihan devleti, ahiri Frenk uydusu…
Neyse ki İslami hareketler (bilhassa Erbakan liderliğindeki Nizam-Selamet-Refah hareketi) sayesinde bu ufuksuzluğu aştık ve şu son 10-15 senede Erdoğan’ın liderliğinde Nizam-ı Alem davasını ihya etmeye başladık.
Tamam, yerine 10’uncu Yıl Marşı gibi bir şey veya bizden de olsa kaba saba bir marş geleceğine, İstiklâl Marşı devam etsin milli marşlığa; ama siz siz olun, bu marşa, bu müthiş şiire, tarihimizdeki acı bir parantezin hatırası nazarıyla bakmakla kalın.
Polonyalı değiliz, İrlandalı değiliz, davamız Kars-Edirne hattının istiklâlinden ibaret kalamaz bizim. İla-yı Kelimetullah için Nizam-ı Alem yolunda, ileri!

Kaynak: Müstakil Gazete
Polonya değil ki burası - Hakan Albayrak Polonya değil ki burası - Hakan Albayrak Reviewed by Habersizim on 13:28:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: