Avrupa Birliği ülkeleriyle Türkiye arasında gerçekleşen müzakereler anlaşmayla sonuçlandı. Sade vatandaş olarak gördüğüm resmi yorumluyorum.
Avrupa ülkeleri “Parası neyse verelim, yeter ki şu mültecileri bizden alın. Yetmezse vizeleri filan da kaldırırız. Avrupa Birliği meselesini de yeniden görüşürüz. Sizi almamız biraz hayal ama yeniden görüşmeleri başlatabiliriz” dediler.
Özetle durum bu.
Üstelik bir de: “Size iade ettiğimiz her ‘işe yaramaz’ mülteci karşılığında ‘seçme’ mültecilerden birini geri alacağız.” da dedi Avrupa.
Hatta daha da ileri giderek şu yorumu da yapabiliriz. “Ne olur, alın şu mültecileri sokaklarımızdan, halkımızı da zapt edemiyoruz; sokakları, evleri, arabaları filan güzelleştirdik ama mülteciler sokaklarımızda gezdikçe ‘aslında ne menem insanlar olduğumuz’ şak diye ortaya çıkacak, yolda görsek zorla şınav çektireceğiz, onları aşağılayan partilerimiz oylarını artıracaklar; o şaşalı Avrupa medeniyeti tılsımı bozulacak” da dedi Avrupa ülkeleri.
Cümlelere dikkatle bakın.
Vahşi suratına bakın Avrupa’nın. Eğer bu dünya, masaya oturup, kendilerine iltica eden insanları ana vatanlarına değil, gelirken geçtikleri ülkeye ‘geri vermek’ için ‘olmadık’ tavizler vermeye fit olan, üste para veren hatta bu uğurda en antipatik üyelerinin bile gıkını çıkarmadığı Batı’nın ne mal olduğunu anlamadıysa daha da anlamaz.
Türkiye, merkezinde ‘insan’ olan bir müzakerede o insanların lehine bir tavır aldı ya.
Allah’ın izniyle sırf mazlumun yanı başında olması sebebiyle Türkiye’ye bereket yağacaktır.
Avrupa ülkeleri “Parası neyse verelim, yeter ki şu mültecileri bizden alın. Yetmezse vizeleri filan da kaldırırız. Avrupa Birliği meselesini de yeniden görüşürüz. Sizi almamız biraz hayal ama yeniden görüşmeleri başlatabiliriz” dediler.
Özetle durum bu.
Üstelik bir de: “Size iade ettiğimiz her ‘işe yaramaz’ mülteci karşılığında ‘seçme’ mültecilerden birini geri alacağız.” da dedi Avrupa.
Hatta daha da ileri giderek şu yorumu da yapabiliriz. “Ne olur, alın şu mültecileri sokaklarımızdan, halkımızı da zapt edemiyoruz; sokakları, evleri, arabaları filan güzelleştirdik ama mülteciler sokaklarımızda gezdikçe ‘aslında ne menem insanlar olduğumuz’ şak diye ortaya çıkacak, yolda görsek zorla şınav çektireceğiz, onları aşağılayan partilerimiz oylarını artıracaklar; o şaşalı Avrupa medeniyeti tılsımı bozulacak” da dedi Avrupa ülkeleri.
Cümlelere dikkatle bakın.
Vahşi suratına bakın Avrupa’nın. Eğer bu dünya, masaya oturup, kendilerine iltica eden insanları ana vatanlarına değil, gelirken geçtikleri ülkeye ‘geri vermek’ için ‘olmadık’ tavizler vermeye fit olan, üste para veren hatta bu uğurda en antipatik üyelerinin bile gıkını çıkarmadığı Batı’nın ne mal olduğunu anlamadıysa daha da anlamaz.
Türkiye, merkezinde ‘insan’ olan bir müzakerede o insanların lehine bir tavır aldı ya.
Allah’ın izniyle sırf mazlumun yanı başında olması sebebiyle Türkiye’ye bereket yağacaktır.
Parası neyse verelim, yeter ki alın şunları
Reviewed by Habersizim
on
15:11:00
Rating:

Hiç yorum yok: