Müstakil Gazete’ye dair

Müstakil Gazete. Bizim güzel gazetemiz. Tirajı yerlerde sürünse de biz çok önemsiyoruz bu gazeteyi. Bize para kazandırmıyor (tam tersine maddi zarar veriyor), şan-şöhret getirmiyor, ülke gündemine zerre kadar tesiri yok, davamızın yayılmasına da hizmet etmiyor, ama yine de önemli olduğunu hissediyoruz Müstakil Gazete’nin. Üç aşağı beş yukarı 1000 kişilik mümtaz bir topluluk, genel geçer basın dilini konuşmayan, bu anlamda yabancı dilde yayın yapan, genel geçer sayfa düzeni estetiğinin çok çok uzağında bir yerde şekillenen, haber önceliklerinde genel geçer alakaya çay demleyen, üstelik 30-40 sayfalık gazetelerin karşısına sadece 8 sayfayla çıkan (daha da üstelik o gazetelerin üzeri fiyatı 75 kuruşken 1 liradan satılan) Müstakil Gazete’yi bütün bu acayipliklerine rağmen, aslında tam da bu acayipliklerinden ötürü öyle tuttu ki, genel geçer kriterlere istinaden “Gazetemiz tutulmadı” diyerek bu işi noktalamaya yüreğimiz el vermiyor.
“Başlangıçta 20 bin basıp 2 bin satsak ve üç ay içinde tiraj 4 bine yükselse, en azından yükselme istidadı gösterse, bu işe devam edebiliriz. Aksi takdirde üç ay sonra gazeteyi kapatırız” diyerek çıktığımız yolda matbu tirajımız 2000’lerle başlayıp 900’lere, pdf tirajımız ise 1200’lerle başlayıp 600’lere (toplu pdf aboneliği hediyeleri dahil) düşmüş bulunuyor, yani bidayetteki hesaba göre gazetemizi bugün kapatsak yeridir, ama o mümtaz topluluğun mümtazlığı buna mani teşkil ediyor işte. Niye “topluluk” diyoruz? Niye “mümtaz” diyoruz? Çünkü yolladıkları mektuplardan, onlarla yüz yüze ve telefondaki konuşmalarımızdan, Twitter veya Facebook’taki paylaşımlarından anlıyoruz ki, birbirini tanımasa da aynı ocakta yetişmiş gibi duruş ve üslupları aynı olan, aralarında anlaşmış gibi bir manzara arz eden, düpedüz topluluk manzarası arz eden kimselerle muhatabız. Bu kimselerin duruş ve üsluplarında asalet var, zarafet var. Dini kimlikleri ve bundan mütevellit siyasi tercihleri konusunda esası titizlikle gözeten, esas dairesi içindeki teferruatta ise nüansları hoş gören, hatta elzem kabul eden, eleştiriyi gördükleri yerde hop oturup hop kalkmayan, daire içindeki eleştirilere tepki gösterirken dairenin sınırlarını zorlamayı akıllarının ucundan bile geçirmeyen, “trol”luğun “t”sine dahi bulaşmayan, kardeşlik hukukunu daima üstün tutan mümtaz insanlar.
Ben onlar gibi değilim ve teveccühlerini de hak etmiyorum, ama Müstakil Gazete’ye gösterdikleri teveccühten haddim olmayarak şeref duyuyorum yine de. Olması gerektiğini düşündüğümüz gazetenin mütevazı bir örneğini ortaya koymaya çalışıyoruz burada. Zorlanıyoruz ediyoruz ama olağanüstü bir haz duyarak yapıyoruz bu işi. Yapmaya devam etmek de istiyoruz. Edebilir miyiz, nasıl edebiliriz, yarın veya öbür gün Ertuğrul Fındık ve Nihat Nasır’la uzun uzun istişare edeceğiz inşaallah. Bu tecrübenin inkıtaya uğramaması, yukarıda mezkur mümtaz topluluğun dağılmaması için bir yol bulacağımızı ümit ediyorum. İnşaallah.
Biiznillah.
Peki Karar gazetesi işi ne iş?
Onu da nasipse yarın anlatayım müsaadenizle. Bu konudaki bütün sorulara, bütün tereddütlere cevap vermeye çalışacağım inşaallah.
Müstakil Gazete’ye dair Müstakil Gazete’ye dair Reviewed by Habersizim on 10:09:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: