MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık meselesi de paketin içindeyse anayasa değişikliğine onay vermeyiz demiş. CHP de anayasa komisyonundan benzer gerekçelerle çekilmişti. HDP zaten “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganıyla 7 Haziran’da bir takım oyları konsolide ederek barajı geçti, geçebildi.
O zaman bu meselede bir duralım. Eğer 1 Kasım seçimleri diye bir şey olmamış olsaydı, ve eğer biz 7 Haziran konjonktüründe duruyor olsaydık AK Parti’nin ‘başkanlık’ projesini biraz ertelemesi gerektiğini söyleyebilirdik.
Ancak 7 Haziran’ın öncesinden itibaren bu konu toplumun gündeminde sıcaklığını koruyor. Ve üstelik başkanlığın derin gündem olarak var olduğu bir perspektifte 1 Kasım seçimlerinde AK Parti toplumun neredeyse yarısının oyunu alarak yeniden iktidar oldu. Madem demokrasi diye bir şey var ve bunun tecelli ettiği en sade enstrüman sandık; o halde toplumun en az yarısının başkanlık sistemine öcü gibi bakmadığını, mesela MHP gibi bakmadığını, CHP gibi bakmadığını anlayabiliyoruz.
Başkanlık tartışmalarından öcü görmüş gibi kaçmanın mantığı tam olarak nedir? Bu meseleyi bir hayat-memat meselesi yapmanın alemi nedir? Muhalefet partileri, bu konuyu daha prensip aşamasındayken reddettikleri için, mevzunun özünün tartışılması da mümkün olamıyor. Bu konuda bir “genel mutabakat” arayışı da saçma zaten. Daha konunun ne olduğunu bilmiyoruz ki. Tayyip Erdoğan karşıtlığından ibaret bir ‘başkanlık sistemi karşıtlığı’ diğer tarafta içerikten kopmuş bir Tayyip Erdoğan destekçiliğini ortaya çıkarıyor. Oysa “sistem değişimi” (Ki Tayyip Erdoğan tam olarak sistem değişikliği ifadesini kullandı) Türk siyasi hayatına yepyeni bir ufuk açmak için bir fırsattı. Bu fırsatı, Türkiye’nin geleceğini Tayyip Erdoğan’ın ömrüyle eşleştiren düşük profilli muhalefet partileri ısrarla harcadılar, harcamaya devam ediyorlar.
AK Parti de anayasa komisyonundaki ‘asıl meselenin’ sistem değişikliği olduğunu net ifadelerle topluma açıklamalı. Anayasa sonuç itibariyle insan ürünü. Değişebilir. Parlementer sistem de insan yapısı, o da değişebilir. Revize edilebilir. En azından bu tartışılabilir. MHP’nin anayasa değişikliğine ‘başkanlık sistemi’ni bahane ederek onay vermemesi de küçük hesap yapmak demektir.
Ortaya konmuş bir çıta var. Ve bu çıta bir önceki çıtanın üzerinde. Bırakın içerik tartışılsın, konu toplumun gündemine adam akıllı bir şekilde gelsin.
O zaman bu meselede bir duralım. Eğer 1 Kasım seçimleri diye bir şey olmamış olsaydı, ve eğer biz 7 Haziran konjonktüründe duruyor olsaydık AK Parti’nin ‘başkanlık’ projesini biraz ertelemesi gerektiğini söyleyebilirdik.
Ancak 7 Haziran’ın öncesinden itibaren bu konu toplumun gündeminde sıcaklığını koruyor. Ve üstelik başkanlığın derin gündem olarak var olduğu bir perspektifte 1 Kasım seçimlerinde AK Parti toplumun neredeyse yarısının oyunu alarak yeniden iktidar oldu. Madem demokrasi diye bir şey var ve bunun tecelli ettiği en sade enstrüman sandık; o halde toplumun en az yarısının başkanlık sistemine öcü gibi bakmadığını, mesela MHP gibi bakmadığını, CHP gibi bakmadığını anlayabiliyoruz.
Başkanlık tartışmalarından öcü görmüş gibi kaçmanın mantığı tam olarak nedir? Bu meseleyi bir hayat-memat meselesi yapmanın alemi nedir? Muhalefet partileri, bu konuyu daha prensip aşamasındayken reddettikleri için, mevzunun özünün tartışılması da mümkün olamıyor. Bu konuda bir “genel mutabakat” arayışı da saçma zaten. Daha konunun ne olduğunu bilmiyoruz ki. Tayyip Erdoğan karşıtlığından ibaret bir ‘başkanlık sistemi karşıtlığı’ diğer tarafta içerikten kopmuş bir Tayyip Erdoğan destekçiliğini ortaya çıkarıyor. Oysa “sistem değişimi” (Ki Tayyip Erdoğan tam olarak sistem değişikliği ifadesini kullandı) Türk siyasi hayatına yepyeni bir ufuk açmak için bir fırsattı. Bu fırsatı, Türkiye’nin geleceğini Tayyip Erdoğan’ın ömrüyle eşleştiren düşük profilli muhalefet partileri ısrarla harcadılar, harcamaya devam ediyorlar.
AK Parti de anayasa komisyonundaki ‘asıl meselenin’ sistem değişikliği olduğunu net ifadelerle topluma açıklamalı. Anayasa sonuç itibariyle insan ürünü. Değişebilir. Parlementer sistem de insan yapısı, o da değişebilir. Revize edilebilir. En azından bu tartışılabilir. MHP’nin anayasa değişikliğine ‘başkanlık sistemi’ni bahane ederek onay vermemesi de küçük hesap yapmak demektir.
Ortaya konmuş bir çıta var. Ve bu çıta bir önceki çıtanın üzerinde. Bırakın içerik tartışılsın, konu toplumun gündemine adam akıllı bir şekilde gelsin.
Müsaade edin ‘başkanlık sistemi’ni tartışalım - HÜLASA
Reviewed by Habersizim
on
10:38:00
Rating:

Hiç yorum yok: