Bizim gibi duygusal ülkeler, tecrübe edindikçe öğreniyor her şeyi. Başımıza geldikçe anlıyoruz neyin ne olduğunu. Yaşadıkça görüyoruz. Terörü de terör destekçilerini de yaşadıkça tanımaya başladık. Bu ülkeye ne yapılmak istendiğini, şimdilerde daha net görüyoruz. Paris’te patlayan bomba ile Ankara’da patlayan bombanın farkını, yeni yeni fark ediyoruz. Paris saldırısı için “içimiz yanıyor” diyerek duyarlı insan pozuna bürünenlerin, Ankara’daki saldırı sonrası nasıl çirkinleştiğini, nasıl vahşileştiğini gözlerimizi fal taşı gibi açarak seyrediyoruz. Bir zamanlar kanaat önderi gibi ağızlarından çıkacak her söze dikkat kesildiğimiz, yazacakları her cümleyi önemsediğimiz adamların şimdi nasıl basit birer goygoycuya, terör taşeronuna, tahrikçiye evrildiğini midemiz bulanarak görüyoruz. Ahmet Altan’ından Hasan Cemal’ine kadar, ne kadar Erdoğan düşmanlığından dolayı gözü kör olmuş varsa, Ankara saldırısı sonrası yazdıklarını mutlaka okuyun; saldırıyı bu kadar iştahla sahiplenip, bunu Erdoğan’ın şahsına vurmak için bir fırsat olarak görmelerini ibretlik bir vesika olarak kodlayın. Onlar için saldırının vahameti, dehşeti, insanların ölümü, acı, gözyaşı, kan hiçbir şey ifade etmiyor. Türkiye’nin başkentinde bombaların patlamasının onlar için tek bir amacı var: Erdoğan’a hakaret özgürlüğünü kullanmak! Dün Paralel Yapı’nın becerikli piyonu olarak iş görenler, Çözüm Süreci başladı diye soluğu dağlarda alanlar, şimdi leş kargaları misali tepemizde uçuyor. Yaşlandıkça hırsları da çirkinlikleri de küfürleri de günahları da artıyor bu leş kargalarının ve inadına bu ülkeye, bu ülkenin kazanımlarına musallat oluyorlar.
Daha önceki gün Türkiye’ye karşı savaşan terör örgütleri güç birliği yaparak bir araya gelmişti. Alfabedeki tüm harfleri parselleyip örgüt kuranlar, yeni bir harfler bütününü piyasaya sürmüştü. Leş kargalarının en sevdiği görüntüler bunlardır. “Kahrolsun faşizm” diye slogan atılmasına bayılırlar, Erdoğan’ın, AK Parti’nin hedefe konmasından hoşnut olurlar, bu ülkenin kaosa teslim olmasını arzularlar. Terörle mücadeleden de teröristlerin tepelenmesinden de Türklerin ve Kürtlerin omuz omuza verip birlikte terörle mücadele etmesinden de ölesiye nefret ederler.
İşte bu yüzden tam da İstiklal Marşı’mızın kabul edildiği tarihin yıl dönümünde başkentimizde patlatırlar bombalarını. İstiklalimize ve başkentimize kast ettiklerini bu şekilde göstermiş olurlar. Bilirler ki İstiklal Marşı’mız sadece bu topraklarda yaşayanların değil, tüm mazlum, mağdurların sesidir, tapu senedir. Başkentimiz, sadece bizim ülkemizin değil, tüm mazlumların, mağdurların, çaresizlerin, yetimlerin, mültecilerin başkentidir. Bu leş kargaları iyi bilir Ankara’nın ümmet için, bu coğrafya için ne anlam ifade ettiğini. O sebeple 5 ayda 3. kez bizi can evimizden vurdular. Onlar vurdukça bu millet daha bir kenetlendi, onlar vurdukça terörle mücadelemiz daha bir kuvvetlendi, onlar vurdukça yürüdüğümüz yolun ne kadar doğru olduğunu fark ettik…
Dün Çanakkale'de yendiklerimizin torunları, bugün terör saldırıları ile bizi alt edeceklerini sanıyorlar, ama fena halde yanılıyorlar... İnsanlığın son adası: Türkiye; büyük küçük, içerden dışarıdan ne kadar terör örgütü ve onun yardakçısı varsa topunu bu topraklara gömecek inşallah...
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır... Ve Allah'a binlerce kez yemin olsun ki; ne pahasına olursa olsun asla teslim olmayacağız ve asla diz çökmeyeceğiz...
Daha önceki gün Türkiye’ye karşı savaşan terör örgütleri güç birliği yaparak bir araya gelmişti. Alfabedeki tüm harfleri parselleyip örgüt kuranlar, yeni bir harfler bütününü piyasaya sürmüştü. Leş kargalarının en sevdiği görüntüler bunlardır. “Kahrolsun faşizm” diye slogan atılmasına bayılırlar, Erdoğan’ın, AK Parti’nin hedefe konmasından hoşnut olurlar, bu ülkenin kaosa teslim olmasını arzularlar. Terörle mücadeleden de teröristlerin tepelenmesinden de Türklerin ve Kürtlerin omuz omuza verip birlikte terörle mücadele etmesinden de ölesiye nefret ederler.
İşte bu yüzden tam da İstiklal Marşı’mızın kabul edildiği tarihin yıl dönümünde başkentimizde patlatırlar bombalarını. İstiklalimize ve başkentimize kast ettiklerini bu şekilde göstermiş olurlar. Bilirler ki İstiklal Marşı’mız sadece bu topraklarda yaşayanların değil, tüm mazlum, mağdurların sesidir, tapu senedir. Başkentimiz, sadece bizim ülkemizin değil, tüm mazlumların, mağdurların, çaresizlerin, yetimlerin, mültecilerin başkentidir. Bu leş kargaları iyi bilir Ankara’nın ümmet için, bu coğrafya için ne anlam ifade ettiğini. O sebeple 5 ayda 3. kez bizi can evimizden vurdular. Onlar vurdukça bu millet daha bir kenetlendi, onlar vurdukça terörle mücadelemiz daha bir kuvvetlendi, onlar vurdukça yürüdüğümüz yolun ne kadar doğru olduğunu fark ettik…
Dün Çanakkale'de yendiklerimizin torunları, bugün terör saldırıları ile bizi alt edeceklerini sanıyorlar, ama fena halde yanılıyorlar... İnsanlığın son adası: Türkiye; büyük küçük, içerden dışarıdan ne kadar terör örgütü ve onun yardakçısı varsa topunu bu topraklara gömecek inşallah...
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır... Ve Allah'a binlerce kez yemin olsun ki; ne pahasına olursa olsun asla teslim olmayacağız ve asla diz çökmeyeceğiz...
Leş kargaları tepemizde uçuyor, aman dikkat!
Reviewed by Habersizim
on
13:45:00
Rating:

Hiç yorum yok: