Şile merkezinden 30 kilometre, Ağva’dan ise 10 kilometre uzaklıkta yer alan Çataklı köyü, merkeze uzaklığı sebebiyle İstanbul’un en bakir kalmış yerleşim yerlerinden biri. Köy halkının Orta Asya’dan göçen Manav halkı olduğunu söyleyen Çataklı Köyü Muhtarı Kasım Ünal, köyün nüfusunda yaz ve kış aylarında büyük bir değişim yaşamadığını, yaklaşık 250 kişinin köyde ikamet ettiğini anlatıyor. En eskisi 100 yıllık ahşap evlerin bulunduğu Çataklı’nın geçim kaynağı ormancılık, hayvancılık ve mangal kömürü. “Eskiden komple orman köyüydü burası” diyen muhtar Ünal, iş imkânlarının azalmasıyla gençleri köyde tutamadıklarının altını çiziyor. Ünal’a göre Çataklı’nın en büyük avantajı ise Ağva merkeze yakınlığı sebebiyle gençlerin sabah işe gidip akşam köye dönebilmesi.
Çataklı kömürü Erzincan’a kadar gidiyordu
Köyün birincil geçim kaynağı mangal kömürü ise sadece İstanbul’a değil, Erzincan’a kadar gönderiliyormuş bir zamanlar. Rafet Kuru, tüm hayatını mangal kömürüne bağlayan Çataklı köyü sakinlerinden biri. Doğma büyüme Çataklılı Kuru, “Eskiden burada her köylü en az 20 ton mangal kömürü yapardı. Ama şimdi kimse o kadar üretmiyor. 3-5 ton mangal kömürü yaparak yeme-içme ihtiyacını bile karşılayamazsın” diye konuşuyor.
“Çocuklarımı mangal kömürü sayesinde büyüttüm”
Rafet Kuru, 4 çocuğunun bakımını mangal kömüründen sağladığı gelirle karşılamış. 2 çocuğunu evlendirip İstanbul’a gönderen Kuru, Çataklı’da gündüzleri Ağva’ya çalışmak için gidip gelen çocuklarıyla beraber kalıyormuş. İşi devam ettirecek kimsesinin olmadığından dert yanan Kuru, “Bu işler gençlerin yapacağı işler” diyor. Mangal kömürü üretiminin azalmasının yanı sıra köyün bir diğer sıkıntısı ise yurtdışından ucuza getirilen kömürler. 10 kilometre mesafedeki ormana giderek odun topladıklarını söyleyen Kuru, “Traktörler ile çok uzaktaki ormana gidiyoruz. Çok maliyetli oluyor. Ucuza versek, o zaman da işin içinden çıkamıyoruz. Müşteriler de ucuzu tercih ediyor. Bu yüzden yurtdışından getiriyorlar mangal kömürünü” diyor.Köylüler yabani hayvanlardan dertli
Kocaeli sınırına yakın İstanbul’un son köyü Çataklı’nın hemen yanı başındaki gür ormanlar, köylüler için hem büyük bir nimet hem de yaban hayvanlarının çokluğu nedeniyle çileye dönüşmüş bir durum. Köyde yaban domuzlarından kurtlara kadar çok sayıda vahşi hayvan yaşıyor. Köye inen yaban domuzlarının tarıma zarar verdiğini ifade eden Kuru, “Şurada 20 ocak fındığım vardı. Domuzlar yüzünden bir sepet fındığı zor topladım” diyor.“Asıl yazın gelin buraya”
Tertemiz bir derenin aktığı Çataklı’nın en güzel zamanları yaz ayları olsa gerek. Köyün tam ortasında, tepelerde eriyen karla çoğalıp büyük bir coşkuyla akan Çataklı Deresi, yaz geldiğinde dinginleşiyor, yüzülecek duruma geliyor. Yazın köyün çok neşeli hale büründüğünü söyleyen Kuru, “İnsanlar bu derenin kenarında mangal kömürü için yaktığımız ateşin başında toplanır, hem muhabbet eder hem de buradaki işini yapar. Mangallık odunların üstünde kim çayını demlerse herkesi çağırır piknik yaparız” diyor. Hava ısındı mı köyün misafirleri de eksik olmuyor. Köyün bozulmamış doğasını keşfeden üniversiteli gençler Çataklı Deresi’ni görmeye ve mangal kömürünün yapımı hakkında bilgi alıp fotoğraf çekmeye geliyor. Havalar ısınır ısınmaz bizi Çataklı’ya davet eden Rafet Kuru, “Siz asıl yazın gelin buraya. Mis gibi ormanımızın dibinde bu tertemiz derede yüzersiniz” diyor.
Kömürün karası onların ekmek parası
Reviewed by Habersizim
on
13:53:00
Rating:

Hiç yorum yok: