İngiltere, İngilizce eğitimini ‘mal’ olarak görüyor. Kolejlerde dünyanın parasını ödeyerek satın alınan İngilizce kitaplarının ve ithal edilen dil öğretim sisteminin de bu dili öğretmek gibi bir derdi varmış gibi görünmüyor. Çoğu İngiltere menşeli sistemlerin, kitapların, dokümanların amacı; çocukların ingilizce hakkında fikir sahibi olmalarını sağlamak, ama sadece fikir sahibi olmalarını sağlamak ama kesinlikle dili tam olarak öğretmemek.
Ayrıca mümkün olduğunca uzun bir sürede dili öğrenmelerini sağlamak için meseleyi yaymak ve tümdengelim metoduyla çocukların okuma, yazma, dinleme ve konuşma yeteneklerinden en azından birini köreltmek gibi bir amacı varmış gibi görünüyor.
Son kertede dili adam akıllı öğrenmek için İngiltere’de bir “dil kursuna” katılmaya mecbur bırakmayı başarıyor bu sistemler.
Yani İngiltere hem sattığı kitaplar ve sistemle para kazanıyor hem de bu sistemle dili tam olarak öğretmeyip asıl eğitimi İngiltere’de vererek “bacasız fabrika” olarak nitelenen dil okullarına müşteri yetiştirmiş oluyor. Üstelik tüm kolejlerde öğretmenler, asla bu dil kitaplarıyla yetinmeyip çocukların eline fotokopiden kağıtlar tutuşturup ödevler veriyorlar.
İlkokulun ilk üç sınıfında tamamen formalite olarak ingilizce kitaplarına dünya kadar para veriyor veliler. Dördüncü sınıf kitapları ise yukarıda sıraladığımız amaçlara hizmet ediyor.
Dil eğitimi ile ilgili metot tartışmaları bir tarafa, bunca para pul harcanarak elde edilen kitapların hiçbir işe yaramadığını ve ciddi bir kaynak israfı oluştuğunu söylemek lazım. Bununla birlikte yeni yeni şekillenen online eğitim setlerinin de İngiltere ve Amerika menşeli olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Devlet okullarında durum biraz daha iyi ama özellikle özel okullarda velilerin çar çur olan paraları bir yana, ülke olarak İngiltere’ye ciddi bir kaynak aktarımı yapıyoruz. Bilmem ki Milli Eğitim Bakanlığımız bu konuda bir şey yapabilir mi?
Ayrıca mümkün olduğunca uzun bir sürede dili öğrenmelerini sağlamak için meseleyi yaymak ve tümdengelim metoduyla çocukların okuma, yazma, dinleme ve konuşma yeteneklerinden en azından birini köreltmek gibi bir amacı varmış gibi görünüyor.
Son kertede dili adam akıllı öğrenmek için İngiltere’de bir “dil kursuna” katılmaya mecbur bırakmayı başarıyor bu sistemler.
Yani İngiltere hem sattığı kitaplar ve sistemle para kazanıyor hem de bu sistemle dili tam olarak öğretmeyip asıl eğitimi İngiltere’de vererek “bacasız fabrika” olarak nitelenen dil okullarına müşteri yetiştirmiş oluyor. Üstelik tüm kolejlerde öğretmenler, asla bu dil kitaplarıyla yetinmeyip çocukların eline fotokopiden kağıtlar tutuşturup ödevler veriyorlar.
İlkokulun ilk üç sınıfında tamamen formalite olarak ingilizce kitaplarına dünya kadar para veriyor veliler. Dördüncü sınıf kitapları ise yukarıda sıraladığımız amaçlara hizmet ediyor.
Dil eğitimi ile ilgili metot tartışmaları bir tarafa, bunca para pul harcanarak elde edilen kitapların hiçbir işe yaramadığını ve ciddi bir kaynak israfı oluştuğunu söylemek lazım. Bununla birlikte yeni yeni şekillenen online eğitim setlerinin de İngiltere ve Amerika menşeli olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Devlet okullarında durum biraz daha iyi ama özellikle özel okullarda velilerin çar çur olan paraları bir yana, ülke olarak İngiltere’ye ciddi bir kaynak aktarımı yapıyoruz. Bilmem ki Milli Eğitim Bakanlığımız bu konuda bir şey yapabilir mi?
İngilizce eğitimi İngilizce öğretmemek üzerine kurulmuş - HÜLASA
Reviewed by Habersizim
on
11:46:00
Rating:

Hiç yorum yok: