Önceki gün Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan beklenmedik bir çıkış geldi. Bir süredir gündemi meşgul eden ve özellikle de HDP’li terör destekçisi milletvekilleri ekseninde gelişen dokunulmazlık fezlekeleriyle alakalı olarak, muhalefet partilerinin hiç ihtimal vermediği bir teklifle hatta tekliften de öte meydan okumayla gündemi belirledi.
Davutoğlu tarafından yapılan ve bugüne kadar özellikle de CHP ve HDP’nin dokunulmazlıklar üzerinden yaptıkları tartışmaları biranda noktalayan bu açıklama özetle şöyleydi.
"Öyle bir hava oluşturdular ki, AK parti dokunulmazlıkların kaldırılmasından çekiniyor. Dokunulmazlığı meclise getirin. Gelin hep beraber 506 dokunulmazlık dosyası var, hepsini kaldıralım. Çağrıma cevap beliyorum. CHP’ninki sahte bir meydan okuma... Ben gerçekten meydan okuyorum. Hodri meydan!"
Açık söylemek gerekirse başbakanın bu açıklamasının arka planına dair yeterli bilgiye vakıf olmadığımız için bu atraksiyon, başlangıçta bize de "sıkıntılı" bir durumun habercisi gibi gelmişti.
Cumhurbaşkanının, bir gün önce HDP’li terörü destekleyen milletvekillerine atıfla "biran önce dokunulmazlıkları kaldırılmalı" görüşünün hemen ardından yapılan bu açıklamanın, "bağlamdan kopma" ve "görüş ayrılığı" anlamına geliyor olma ihtimali, altını çizdiğimiz "sıkıntının" ana sebebiydi.
Daha sonra konu netleşti ve Cumhurbaşkanının, bu açıklamadan daha önce haberdar olduğu bilgisi geldi. Muhalefet partilerinin, açık havada gök gürültüsünü andıran bu meydan okumaya tepkileri, durumu anlamaya çalıştıkları ve fakat ciddi bir ikilemde kaldıklarını ortaya koyar nitelikteydi.
Beklemedikleri bir anda ve tahmin edemedikleri bir yerden açığa düşürülmüşlerdi. Önce, yarım yamalak "olur, tamam" anlamına gelen beyanlarda bulundular ama hemen ardından, özellikle de CHP, "yetkili kurullarda görüşme" gerekçesiyle "ipe un saracağı" işaretini verdi.
Başlangıçta, tüm dokunulmazlıkların kaldırılacağı gibi algılanan ve bu nedenle de "yanlış bir hamle" olarak görülen bu teklifin, sadece adına fezleke düzenlenen milletvekilleriyle sınırlı olduğu anlaşılmasıyla, durum netleşti ve muhalefet partileri yavaş yavaş geri çekilmeye başladılar. Zira meclisteki 4 partiden sadece AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun fezlekesi bulunmamaktaydı. Bu da diğer 3 genel başkanın geçmişteki, dokunulmazlıkların kalkmasıyla ilgili söylemlerinin aslında göz korkutmaktan öte bir anlam taşımadığını, işin ciddiye bindiği noktada ise böyle bir gelişmeye asla "evet" demeyeceklerini ortaya koyuyor.
Bu "Hodri Meydan!" sonuç itibariyle ne anlama geliyor peki?
Maddeler halinde sıralayalım dilerseniz.
1- CHP’nin meydan okumalarının sahteliği ortaya çıkacak ve bu millet, samimiyetsizliği bütün çıplaklığı ile görecek!
2- HDP’nin, haklarında fezleke düzenlenen milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kalktığı anda tutuklanmaları mukadder olduğundan, bu genel tavır nedeniyle çıkan sonucu bir mağduriyet edebiyatına dönüştüremeyeceği kesinleşmiş olacak.
3- Bugüne kadar türlü spekülasyonların malzemesi haline getirilen dokunulmazlık meselesi, böylelikle muhalefet partilerinin istismar alanından çıkacak.
Eh, az bir gelişme değil açıkçası.
Hülasanın hülasası...
Tartışmaların ve dedikoduların, tabir-i amiyane ile gırla gittiği böyle bir zamanda, Başbakan ile Cumhurbaşkanının üzerinde mutabık kalarak gündeme getirdikleri bu konunun, bundan sonraki müspet gelişmelerin başlangıcı olma ihtimali, gerçekten sevindirici.
Hadi hayırlısı...
Davutoğlu tarafından yapılan ve bugüne kadar özellikle de CHP ve HDP’nin dokunulmazlıklar üzerinden yaptıkları tartışmaları biranda noktalayan bu açıklama özetle şöyleydi.
"Öyle bir hava oluşturdular ki, AK parti dokunulmazlıkların kaldırılmasından çekiniyor. Dokunulmazlığı meclise getirin. Gelin hep beraber 506 dokunulmazlık dosyası var, hepsini kaldıralım. Çağrıma cevap beliyorum. CHP’ninki sahte bir meydan okuma... Ben gerçekten meydan okuyorum. Hodri meydan!"
Açık söylemek gerekirse başbakanın bu açıklamasının arka planına dair yeterli bilgiye vakıf olmadığımız için bu atraksiyon, başlangıçta bize de "sıkıntılı" bir durumun habercisi gibi gelmişti.
Cumhurbaşkanının, bir gün önce HDP’li terörü destekleyen milletvekillerine atıfla "biran önce dokunulmazlıkları kaldırılmalı" görüşünün hemen ardından yapılan bu açıklamanın, "bağlamdan kopma" ve "görüş ayrılığı" anlamına geliyor olma ihtimali, altını çizdiğimiz "sıkıntının" ana sebebiydi.
Daha sonra konu netleşti ve Cumhurbaşkanının, bu açıklamadan daha önce haberdar olduğu bilgisi geldi. Muhalefet partilerinin, açık havada gök gürültüsünü andıran bu meydan okumaya tepkileri, durumu anlamaya çalıştıkları ve fakat ciddi bir ikilemde kaldıklarını ortaya koyar nitelikteydi.
Beklemedikleri bir anda ve tahmin edemedikleri bir yerden açığa düşürülmüşlerdi. Önce, yarım yamalak "olur, tamam" anlamına gelen beyanlarda bulundular ama hemen ardından, özellikle de CHP, "yetkili kurullarda görüşme" gerekçesiyle "ipe un saracağı" işaretini verdi.
Başlangıçta, tüm dokunulmazlıkların kaldırılacağı gibi algılanan ve bu nedenle de "yanlış bir hamle" olarak görülen bu teklifin, sadece adına fezleke düzenlenen milletvekilleriyle sınırlı olduğu anlaşılmasıyla, durum netleşti ve muhalefet partileri yavaş yavaş geri çekilmeye başladılar. Zira meclisteki 4 partiden sadece AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun fezlekesi bulunmamaktaydı. Bu da diğer 3 genel başkanın geçmişteki, dokunulmazlıkların kalkmasıyla ilgili söylemlerinin aslında göz korkutmaktan öte bir anlam taşımadığını, işin ciddiye bindiği noktada ise böyle bir gelişmeye asla "evet" demeyeceklerini ortaya koyuyor.
Bu "Hodri Meydan!" sonuç itibariyle ne anlama geliyor peki?
Maddeler halinde sıralayalım dilerseniz.
1- CHP’nin meydan okumalarının sahteliği ortaya çıkacak ve bu millet, samimiyetsizliği bütün çıplaklığı ile görecek!
2- HDP’nin, haklarında fezleke düzenlenen milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kalktığı anda tutuklanmaları mukadder olduğundan, bu genel tavır nedeniyle çıkan sonucu bir mağduriyet edebiyatına dönüştüremeyeceği kesinleşmiş olacak.
3- Bugüne kadar türlü spekülasyonların malzemesi haline getirilen dokunulmazlık meselesi, böylelikle muhalefet partilerinin istismar alanından çıkacak.
Eh, az bir gelişme değil açıkçası.
Hülasanın hülasası...
Tartışmaların ve dedikoduların, tabir-i amiyane ile gırla gittiği böyle bir zamanda, Başbakan ile Cumhurbaşkanının üzerinde mutabık kalarak gündeme getirdikleri bu konunun, bundan sonraki müspet gelişmelerin başlangıcı olma ihtimali, gerçekten sevindirici.
Hadi hayırlısı...
Hadi bakalım muhalefete kolay gelsin
Reviewed by Habersizim
on
14:45:00
Rating:

Hiç yorum yok: