Gazete işini bırakıp, ceviz işine girelim

O kadar  söyledim  Albayrak Efendi’ye. Gel, madem gazete çıkaracak parayı buldun, ceviz işine girelim. Deli para var ceviz işinde dedim. Olmadı Afrika’dan kahve getirtip satalım, Çin’den gerdan kıran oyuncak bebekler getirip tanesini on liradan okutalım. Üç beş yolumuzu bulalım dedim. Anlamadı, dinlemedi beni. Gazete de gazete. Gazete de gazete.
Abi dedim madem gazete çıkaracaksın, o zaman gel bin tane basalım gazeteyi. Sorarlarsa beşbin tirajımız var deriz, daha olmadı on bin deriz; bizi tutan mı var, dedim. Bizim dayıoğlu belediyeden yeni imar kopardı, Habibler’de arazisine 180 katlı bina dikecek. Proje. Onun reklamını da arka sayfaya basarız, on bin satan gazeteye herkes reklam verir. Gideriz belediye melediye hepsinden tezhip ahşap boyama ne kadar kurs varsa hepsinin reklamını alırız. Mırın kırın ederlerse birkaç gün birinci sayfada 3 sütun Tayyip Erdoğan fotoğrafı basarız, yatışır, yelkenleri suya indirirler, dedim. Dinletemedim.
Zaten Müstakil’in pdf’ye döneceğini, matbu yayın yapmayacağını hepimiz biliyorduk. Sürpriz olmadı. Arada sırada görünen bir kaç yazar da korkularından müstearla yazmaya başladılar. Dün Twitter’da “Şahsi aslında kim” totosu açılmış. Nihat Nasır diyenler, Ertuğrul Fındık diyenler, hatta Hakan Albayrak’ın bizzat kendisi sananlar bile olmuş beni. Ayşe Beyza Çiçek’e mail atıp: “o muhteşem yazıları siz mi yazıyorsunuz Ayşe Beyza Hanım” diye soran okurlarımız olmuş. Hepsi kayıtlı, yalan yok. Metafor sever bir gazeteyiz ya. Yazıları ofisteki panda’nın yazdığını düşünenlerin bile olduğunu iddia ediyor arkadaşlar. Tabi ben görmedim. Onların yalancısıyım. Koskoca bakanlar, milletvekilleri filan arayıp Hakan Albayrak’ı tebrik etmişler “ne güzel yazıyorsun Hakan” diye. :))
Bir süre daha kim olduğumu açıklamayı düşünmüyorum.
Bizim camianın da gazetedeki  o  kadar  “gerçek” ismi pas geçip benim gibi bir “müstear”a hayran olması içimi acıtıyor. Hakan Albayrak, İsmail Erdoğan filan uğraşıp yazı yazıyorlar, yarının gündemi kesin budur diyorlar havalara girip, ertesi gün bakıyoruz. Kimse umursamamış.  Allah’tan paralel haşhaşi web siteleri var da, üç beş konuşuluyor  yazılanlar.  O düdükler de lafı her zaman kıçından anladıkları için saçma sapan bir durum çıkıyor ortaya. Hakan Albayrak sırf bu paralel süngerler alıp yazılarını sitelerine koymasınlar diye  yazılarını  müstakil gazete’nin sitesine koydurmuyor. Fakat adamlar  duyduğumuz  kadarıyla gizliden pdf abonesi olmuşlar, cemaat evlerinden bir çocuğa Albayrak’ın  yazılarını  Word’e geçirtiyorlarmış. Yazık ya. Hakan Albayrak, hayali  hikayeler  diye  bir şey yazıyor birkaç gündür gazetede. Adı üstünde hayali. Adamlar sanki Mars’ta su bulmuş gibi saldırıyorlar hayali hikayelere. Hayal ulan hayal. Uydurmuş adam. Niye bu kadar ciddiye aldın? İnce espri var orda, sen nereden anlayacaksın. Laf işte.
Dedim  o  kadar,  gel dedim, ceviz işine girelim Albayrak Efendi. Uğraşma paralelle haşhaşiyle zartla zemberekle. Cevizin kilosu olmuş 55 lira. 1000 kilo satsak. E iyi para be abi.
Belki birikir üç beş.
Film çekeriz.
Anlatamadım.

Gazete işini bırakıp, ceviz işine girelim Gazete işini bırakıp, ceviz işine girelim Reviewed by Habersizim on 09:37:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: