Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans ve Sergi Salonu'nda tertiplenen Fahri Doktora Payesi ve 1. Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödül Töreni’ne katıldı.
Törende gerçekleştirdiği konuşmasına, kendisine takdim edilen fahri doktora ünvanı için üniversite yönetimine teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı, üniversitenin kuruluşunun 10. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Akif’in hayat hikayesinin en az eserleri kadar muazzam bir şiir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben özellikle gençlerimizin, Mehmet Akif’i çok iyi tanımalarını, onun hayatını kabullerini ve reddiyelerini çok iyi tahlil etmelerini isterim. Hatta Safahat’ı başınızın altında, yastık altı kitabı olarak özellikle değerlendirmenizi sizlerden isterim" dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Şundan emin olun, Akif dün kimlerle mücadele etmişse, biz de bugün o anlayışın temsilcileriyle mücadele ediyoruz. O gün Akif'in karşısında kimler dikilmişse bugün de aynı zihniyet bizim karşımıza dikiliyor. 16 Mart 1920'de İstanbul'da işgal kuvvetlerini alkışlarla, bayraklarla, sevinç çığlıklarıyla karşılayanların bakiyeleri, bugün de yabancı ülkeleri Türkiye'ye müdahale etmeye çalışıyorlar. O dönemde nasıl millet varıyla, yokuyla bağımsızlık mücadelesi verirken, mandacılığı kurtuluş olarak görenler mevcutsa, bugün de aynı anlayışa sahip olanlar var. Kalemini işgal kuvvetlerinin emrine verenler o günde vardı, televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden NATO’ya, Avrupa Birliği'ne, şu veya bu ülkeye yalvaran müstemlekecilere bugün de şahit oluyoruz. Aradan yaklaşık 100 yıl geçse de bu zihniyet değişmemiştir. Birileri, taşeronluk yapmayı, başka ülkelerin nüfuz ajanı olmayı, bize gazetecilik, akademisyenlik, ilericilik diye yutturmaya çalışıyorlar."
"Huzurunda eğilmeyi borç bildiğimiz bizim hocalarımız vardır, akademisyenlerimiz vardır. Ama onlar vatanseverdir, onlar milliyetperverdir. Onların önünde biz eğiliriz. Çünkü onlar bizim varlık sebebimiz, onlar bizim varlık nedenimizdir. Ama bunlar, batıya karşı alabildiğince ezik, doğuya ve kendi milletine karşı ise küstahtırlar. Bu kesimlerin yaşadıkları tam anlamıyla bir vatansızlık sendromudur. Teröre destek veren sözde aydınlarda da batı başkentlerini ağlama duvarına çeviren kimi siyasilerde de paralel ihanet çetesinin ele başlarında da bu hastalığın işaretlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Terörü, terör örgütünü kutsayacak teröristlere sempatiyle bakacak kadar muvazeneyi şaşıranların bu ülkeyle bu milletle hiçbir gönül bağı yoktur."
Yola 76 üniversite ile başladıklarını, şu anda Türkiye'de 193 üniversitenin bulunduğunu hatırlatarak, "Bazıları dediler ki 'Üniversite açmak problemi çözmez.' Peki problemi ne çözer? Hakkari’nin ücra köşesindeki bir çocuk, bir genç, acaba üniversite için İstanbul'a, Ankara'ya nasıl gelecek, bunun hiç değerlendirmesi yapıldı mı?" diye sual eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteyi Hakkari'ye öğrencilerin ayağına götürdüklerini söyledi.
Oradaki öğrencinin, üniversite eğitimini görebilmesi için kendileri bu dertle dertlenirken, birilerinin de çıkarak molotoflarla üniversiteleri yakmaya çalıştıklarına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Bunlar, benim oradaki Kürt kardeşimin, Kürt evlatlarımızın temsilcisi olabilir mi? Mümkün değil. Ülkemizin son 13 yılı tüm maskelerin düştüğü gerçek yüzlerin ortaya çıktığı bir dönem olmuştur."
"Bir bakıyorsunuz birileri köşelerinden darbe çığırtkanlığı yapıyor, bir diğeri terör örgütüne göz kırpıyor" ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hepsi birden bu ülkenin çocuklarının birbirini kırdığı o kara günleri özlüyor. Ama biz bunlara bugüne kadar fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Çünkü biz bedel ödedik. Yavrularımıza bedel ödetmeyeceğiz. Biz o günlerden geldik. İçinizde inanıyorum ki aynı şekilde bizim jenerasyonda olup da o bedeli ödeyenler var. Ama bundan sonra bu ödenmesin istiyoruz. Bu mücadeleyi sizlerle bu ülkeye ve bu millete hizmet etmeyi kendine şiar edinen hocalarımızla akademisyenlerimizle birlikte yürüteceğiz. Bunu Asım'ın Nesli olmaya aday bilinçli genlerimizle çalışkan, başarılı öğrencilerimizle gerçekleştireceğiz."
Törende gerçekleştirdiği konuşmasına, kendisine takdim edilen fahri doktora ünvanı için üniversite yönetimine teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı, üniversitenin kuruluşunun 10. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Akif’in hayat hikayesinin en az eserleri kadar muazzam bir şiir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben özellikle gençlerimizin, Mehmet Akif’i çok iyi tanımalarını, onun hayatını kabullerini ve reddiyelerini çok iyi tahlil etmelerini isterim. Hatta Safahat’ı başınızın altında, yastık altı kitabı olarak özellikle değerlendirmenizi sizlerden isterim" dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Şundan emin olun, Akif dün kimlerle mücadele etmişse, biz de bugün o anlayışın temsilcileriyle mücadele ediyoruz. O gün Akif'in karşısında kimler dikilmişse bugün de aynı zihniyet bizim karşımıza dikiliyor. 16 Mart 1920'de İstanbul'da işgal kuvvetlerini alkışlarla, bayraklarla, sevinç çığlıklarıyla karşılayanların bakiyeleri, bugün de yabancı ülkeleri Türkiye'ye müdahale etmeye çalışıyorlar. O dönemde nasıl millet varıyla, yokuyla bağımsızlık mücadelesi verirken, mandacılığı kurtuluş olarak görenler mevcutsa, bugün de aynı anlayışa sahip olanlar var. Kalemini işgal kuvvetlerinin emrine verenler o günde vardı, televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden NATO’ya, Avrupa Birliği'ne, şu veya bu ülkeye yalvaran müstemlekecilere bugün de şahit oluyoruz. Aradan yaklaşık 100 yıl geçse de bu zihniyet değişmemiştir. Birileri, taşeronluk yapmayı, başka ülkelerin nüfuz ajanı olmayı, bize gazetecilik, akademisyenlik, ilericilik diye yutturmaya çalışıyorlar."
"Huzurunda eğilmeyi borç bildiğimiz bizim hocalarımız vardır, akademisyenlerimiz vardır. Ama onlar vatanseverdir, onlar milliyetperverdir. Onların önünde biz eğiliriz. Çünkü onlar bizim varlık sebebimiz, onlar bizim varlık nedenimizdir. Ama bunlar, batıya karşı alabildiğince ezik, doğuya ve kendi milletine karşı ise küstahtırlar. Bu kesimlerin yaşadıkları tam anlamıyla bir vatansızlık sendromudur. Teröre destek veren sözde aydınlarda da batı başkentlerini ağlama duvarına çeviren kimi siyasilerde de paralel ihanet çetesinin ele başlarında da bu hastalığın işaretlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Terörü, terör örgütünü kutsayacak teröristlere sempatiyle bakacak kadar muvazeneyi şaşıranların bu ülkeyle bu milletle hiçbir gönül bağı yoktur."
Yola 76 üniversite ile başladıklarını, şu anda Türkiye'de 193 üniversitenin bulunduğunu hatırlatarak, "Bazıları dediler ki 'Üniversite açmak problemi çözmez.' Peki problemi ne çözer? Hakkari’nin ücra köşesindeki bir çocuk, bir genç, acaba üniversite için İstanbul'a, Ankara'ya nasıl gelecek, bunun hiç değerlendirmesi yapıldı mı?" diye sual eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteyi Hakkari'ye öğrencilerin ayağına götürdüklerini söyledi.
Oradaki öğrencinin, üniversite eğitimini görebilmesi için kendileri bu dertle dertlenirken, birilerinin de çıkarak molotoflarla üniversiteleri yakmaya çalıştıklarına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Bunlar, benim oradaki Kürt kardeşimin, Kürt evlatlarımızın temsilcisi olabilir mi? Mümkün değil. Ülkemizin son 13 yılı tüm maskelerin düştüğü gerçek yüzlerin ortaya çıktığı bir dönem olmuştur."
"Bir bakıyorsunuz birileri köşelerinden darbe çığırtkanlığı yapıyor, bir diğeri terör örgütüne göz kırpıyor" ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hepsi birden bu ülkenin çocuklarının birbirini kırdığı o kara günleri özlüyor. Ama biz bunlara bugüne kadar fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Çünkü biz bedel ödedik. Yavrularımıza bedel ödetmeyeceğiz. Biz o günlerden geldik. İçinizde inanıyorum ki aynı şekilde bizim jenerasyonda olup da o bedeli ödeyenler var. Ama bundan sonra bu ödenmesin istiyoruz. Bu mücadeleyi sizlerle bu ülkeye ve bu millete hizmet etmeyi kendine şiar edinen hocalarımızla akademisyenlerimizle birlikte yürüteceğiz. Bunu Asım'ın Nesli olmaya aday bilinçli genlerimizle çalışkan, başarılı öğrencilerimizle gerçekleştireceğiz."
Erdoğan: Bunlar batıya karşı ezik, milletine küstah
Reviewed by Habersizim
on
23:27:00
Rating:
Reviewed by Habersizim
on
23:27:00
Rating:


Hiç yorum yok: