Güç iktidar olmakta. İktidar olmanın ne kadar mühim olduğunu görmek için muhalefetin kullandığı dil ve yöntemlere bakmak yeter.
Anlamak için fazlasına ihtiyaç var.
Devlet gücü mühim.
Devlet gücünü kullanma ehliyeti iktidar olmaktan geçiyor.
Devletin bütün imkanlarınızın emrinize amade olması için yeterli bir güce ayrıca ihtiyacınız var.
Meclisteki milletvekili sayınız.
Yoksa iktidar oluyor muktedir olamıyorsunuz.
Bu da bir başka dilemma.
İktidarda olmak yetmiyor.
Bu yazıdan devlet gücüne sahip olanın sadece iktidar partisi olduğu zannına kapılmayın.
Ana muhalefet ve meclise girebilecek millet vekili sayısına ulaşan her parti bu gücün desteğini görüyor.
Yani bugünkü şartlarda barajı aşmanız yeterli.
Hatırı sayılır bir destek bu.
Demokrasi denilen şeyin tam olarak ne olduğu ve ne olmadığını anlamanıza yardım edecek netlikte değil durum.
Şurası net.
Arkanızda güçlü bir halk desteği yoksa şansınız yok.
Muhalefetin de tam olarak yaşadığı bu.
Güçlü bir halk desteği olsa muhalefette kalmazlardı değil mi?
Öyle yahut böyle devlet gücünden faydalanan ancak iktidar olamayanların, muhalefeti olmazsa olmaz bir görev gibi anlaması da tuhaf.
İktidarın yaptığı her icraata itiraz etmek, ne yaparsa karşı çıkmak ve engel olmak çabası sergilemek.
Bu hastalıklı bir algı.
Öyle olmasına öyle ama anlaşılmaz değil.
Derin ideolojik farklılıklar, kültürel ve ahlaki yarıklar olunca böyle oluyor.
İktidarda olsalar, kendilerinin sosyolojik bir realite olarak yapmak durumunda kalacakları her icraata itiraz etmeleri, bu icraatlara itiraz etmek bir yana engellemek için her türlü akla ziyan yolu mübah görmeleri büyük ayıp.
Yapılan ayıbın sınırı yok.
İktidara saldırırken, kullanılan dil ve argümanların vicdanı yok.
Saldırılarından, iktidar nezdinde o iktidarı desteklemiş olan halk da nasibini alıyor.
Koyun sürüsü, bidon kafalı, karnını kaşıyanlar.
İktidarı elde etmenin yolu, sayısal çoğunluğu yakalamakta yatıyor.
Sayısal mevcudiyetleri sebebiyle bulundukları yerde olduklarına ve halkın desteğine ihtiyaçları yok gibi davranıyorlar.
Esasında bal gibi bunun farkındalar.
Ancak, yapabilecekleri bir şey yok. Onları iktidara taşıyacak bir halk desteği yok.
Bunun farkındalar ve her yolu mübah görmelerinin sebebi bu.
Top yekun saldırı. Hem iktidara, hem de o iktidarı destekleyenlere saldırı.
İktidar olabilmelerini tek bir yolu var bu şartlarda koalisyon.
Koalisyon bir imkan.
Koalisyonun bir imkan olması, hakikatlerinin kifayetsizlerin dayanışması ve işbirliği olduğu gerçeğini değiştirmez.
“Halk koalisyon istiyor” gibi halk adına yapılan çıkarımlar da bu kifayetsizlerin tutunmaya çalıştığı bir argüman.
Kimin iktidar olmasını istiyorsa ona oy verir halk.
Başkanlıkla halk verdiği oyu kendi rızası dışında manipüle edeceklerden de kurtulmuş olacak.
Yani hiç olmasa, halkın hiç de aklından geçmediği ve dilemediği bir imkan olmakla birlikte kifayetsizliğin işbirliği olan koalisyon gibi düşük yönetimlere maruz kalmayacak.
Başkanlıkla, zübük tipi politikacılar da, kifayetsiz muhterisler de siyaset sahnesinden çekilip gidecek.
Ve böylece kifayetsiz muhterislerin dönemi kapanacak.
İrade milletin eline geçecek.
Halk maruz kalmayacak.
Çünkü, maruz kalmak bir iğfal biçimidir.
Anlamak için fazlasına ihtiyaç var.
Devlet gücü mühim.
Devlet gücünü kullanma ehliyeti iktidar olmaktan geçiyor.
Devletin bütün imkanlarınızın emrinize amade olması için yeterli bir güce ayrıca ihtiyacınız var.
Meclisteki milletvekili sayınız.
Yoksa iktidar oluyor muktedir olamıyorsunuz.
Bu da bir başka dilemma.
İktidarda olmak yetmiyor.
Bu yazıdan devlet gücüne sahip olanın sadece iktidar partisi olduğu zannına kapılmayın.
Ana muhalefet ve meclise girebilecek millet vekili sayısına ulaşan her parti bu gücün desteğini görüyor.
Yani bugünkü şartlarda barajı aşmanız yeterli.
Hatırı sayılır bir destek bu.
Demokrasi denilen şeyin tam olarak ne olduğu ve ne olmadığını anlamanıza yardım edecek netlikte değil durum.
Şurası net.
Arkanızda güçlü bir halk desteği yoksa şansınız yok.
Muhalefetin de tam olarak yaşadığı bu.
Güçlü bir halk desteği olsa muhalefette kalmazlardı değil mi?
Öyle yahut böyle devlet gücünden faydalanan ancak iktidar olamayanların, muhalefeti olmazsa olmaz bir görev gibi anlaması da tuhaf.
İktidarın yaptığı her icraata itiraz etmek, ne yaparsa karşı çıkmak ve engel olmak çabası sergilemek.
Bu hastalıklı bir algı.
Öyle olmasına öyle ama anlaşılmaz değil.
Derin ideolojik farklılıklar, kültürel ve ahlaki yarıklar olunca böyle oluyor.
İktidarda olsalar, kendilerinin sosyolojik bir realite olarak yapmak durumunda kalacakları her icraata itiraz etmeleri, bu icraatlara itiraz etmek bir yana engellemek için her türlü akla ziyan yolu mübah görmeleri büyük ayıp.
Yapılan ayıbın sınırı yok.
İktidara saldırırken, kullanılan dil ve argümanların vicdanı yok.
Saldırılarından, iktidar nezdinde o iktidarı desteklemiş olan halk da nasibini alıyor.
Koyun sürüsü, bidon kafalı, karnını kaşıyanlar.
İktidarı elde etmenin yolu, sayısal çoğunluğu yakalamakta yatıyor.
Sayısal mevcudiyetleri sebebiyle bulundukları yerde olduklarına ve halkın desteğine ihtiyaçları yok gibi davranıyorlar.
Esasında bal gibi bunun farkındalar.
Ancak, yapabilecekleri bir şey yok. Onları iktidara taşıyacak bir halk desteği yok.
Bunun farkındalar ve her yolu mübah görmelerinin sebebi bu.
Top yekun saldırı. Hem iktidara, hem de o iktidarı destekleyenlere saldırı.
İktidar olabilmelerini tek bir yolu var bu şartlarda koalisyon.
Koalisyon bir imkan.
Koalisyonun bir imkan olması, hakikatlerinin kifayetsizlerin dayanışması ve işbirliği olduğu gerçeğini değiştirmez.
“Halk koalisyon istiyor” gibi halk adına yapılan çıkarımlar da bu kifayetsizlerin tutunmaya çalıştığı bir argüman.
Kimin iktidar olmasını istiyorsa ona oy verir halk.
Başkanlıkla halk verdiği oyu kendi rızası dışında manipüle edeceklerden de kurtulmuş olacak.
Yani hiç olmasa, halkın hiç de aklından geçmediği ve dilemediği bir imkan olmakla birlikte kifayetsizliğin işbirliği olan koalisyon gibi düşük yönetimlere maruz kalmayacak.
Başkanlıkla, zübük tipi politikacılar da, kifayetsiz muhterisler de siyaset sahnesinden çekilip gidecek.
Ve böylece kifayetsiz muhterislerin dönemi kapanacak.
İrade milletin eline geçecek.
Halk maruz kalmayacak.
Çünkü, maruz kalmak bir iğfal biçimidir.
Devlet gücü ve Millet gücü ve Maruz kalmak ve Başkanlık
Reviewed by Habersizim
on
10:35:00
Rating:

Hiç yorum yok: