4- Sen dosdoğru yol üzerindesin
Sen hak yol üzerindesin. Sırat-ı mustakim üzerindesin.
Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. Mu’minun 73
Peygamber sav. in yolu kıyamete kadar takip edilecek ve sonrasında cehennem üzerinden geçen sırat köprüsü ile devam edip kişiyi cennete ulaştıran yoldur.
Sırat-ı mustakim yani dosdoğru yol geometrik anlamda bir yol değil, manevi bir yoldur. Kötü ahlaklılara ‘gittiğin yol yanlış’ denmesi gibi . Sırat-ı mustakim üzerinde yürünüpte kişiyi cennete götüren, Kur’an ve sünnet ile oluşan, sınırlarını Allah azze ve cellenin ve Rasulullah sav. in belirlediği iyinin bizzat kendisi olan yoldur. Hedefe yani Allah’ın rızasına ulaştıran, üzerinde yamukluk olmayan, gereği gibi dosdoğru bir cadde, sağlam bir yoldur. Hayatın tümünde üzerinde olunan, namaz, oruç, zekat, ilim, davet, cihad.. ile gidilen Allah rızasının üzerinde olduğu yoldur. Peygamberlerin yolu, hidayete erdiren risalet yoludur. Hz. Peygamber sav. in itikat, ahlak, dava, amel, şeriat, anlayış, yaşam, gidişat ve uygulamalarıyla üzerinde olduğu dosdoğru bir yoldur. Bu hak ve hakikat yoludur. Bu İslam şeriatıdır. Sırat-ı müstakim denince Allah’ı birlemek yani tevhid inancı ve İslam’ın hükümlerinin hepsi anlaşılır. İslam demekle akla gelen her şey hatıra getirilir. Bu yol Kur’an ve sünnet ile oluşmuş bir yoldur. Ayet ve hadis bilgimiz arttıkça sırat-ı müstakim anlayışımızda artacak, derinleşecektir. Bu yol herkesin ihtiyacını giderebildiği, herkesin yapısına uyan bir yoldur. Kim bu yola girerse kurtulur. Bu yola girenler sonunda cennete varırlar.
İnsanı yanlış ve sapık yollara sevketmez. Bozulmayan, hükmü geçmeyen, çağa mekana göre değeri kaybolmayan bir yoldur. Bu yol sadedir. Karışıklık yoktur. Tartışmalar içinde boğulmak söz konusu değildir.
Sırat-ı Mustakim, sürekli okuduğumuz Fatiha Suresi 5. Ayetinde ‘bizi sırat-ı mustakime (dosdoğru yol) ilet’. şeklinde yer alır. Bu yola iletilmeyi her gün namazlarımızda Rabbimizden talep etmekteyiz.
Hz. Peygamber dosdoğru yol üzerindedir. Allah’a kul olmak isteyenler Hz. Peygamber sav. i bu yol üzerinde takip etmek durumundadırlar. Kendilerini sadece Kur’an’ın bağladığını düşünenler Hz. Peygamber sav. in yol göstericiliğinden, dosdoğru hayat yolunun her yerinde örnek oluşundan mahrum kalacaklardır.
Adem as. dan son peygamber Hz. Muhammed sav. e kadar bu dosdoğru yol hep var olmuş, kıyamete kadar da var olacaktır. Her peygamber dosdoğru yolun üzerindeki şeytani sapaklara dikkat çekmiştir.
Rasulullah sav. şöle buyurmuştur:
Allah, dosdoğru bir yolu size örnek verir. O yolun iki yanında duvarlar ve duvarlarda, üzerlerinden tutturularak sarkıtılmış perdelerle örtülü açık kapılar vardır. Yolun başında bir davetçi şöyle diyerek çağırır:
−Ey insanlar! Hepiniz bu yola koyulun ve sağa sola sapmayın!
Bir davetçi de yolun üzerinde çağırır ve sizden biri o kapılardan birini aralamak istediğinde şöyle der:
−Yazıklar olsun! Açma onu! Eğer açarsan oradan içeriye girersin. Bu yol, İslam’dır. Perdeler, Allah’ın koyduğu ölçülerdir. Açık kapılar ise Allah’ın haram kıldıklarıdır. Yolun başındaki davetçi, Allah’ın Kitabıdır. Yukarıdaki davetçi ise, Allah’ı hatırlatıcıdır ve her Müslümanın kalbinde bulunur’ buyurdu.”
Dosdoğru yolun başında insanları uyaran elçiler vardır. Allah’ın kulları bu yol içerisinde tutulmalıdır. Sapış noktalarında insanları uyarır. İnsanlar bu yol üzerinde iken şeytanın sözüne kulak verip alternatif yol tekliflerinden etkilenebilir, güdümüne girebilirler. Bu sapma konuları toplumdan topluma farklılık gösterebilir.
Yanlışta inat ve ısrarcılık sapıklığı iel bilinen toplumuna karşı Nuh as.ı, dünyada cennet arama sapmasına karşı Hud as. ı, dünyada sürekli kalma sapıklığı yaşayan Semud kavmine karşı Salih as. ı, cinsel sapma ile öne çıkan kavmine karşı Lut as. ı, ekonomi alanında sapan toplumuna karşı Şuayb as. ı bu dosdoğru yolun üzerindeki uyarıcılar olarak görmekteyiz. Bu sapıklıklar ve nicelerine karşı peygamberler uyarıcı konumundadır. Davetçiler Hz peygamber sav in izinde toplumu yanlışlara, sapmalara karşı uyarma görevini yerine getirmelidir.
İnsaların zevke dalıp gitmesi, paranın, eşyanın kölesi olması, cinsel ahlaksızlığın yaygınlaşması vb. her şey davetçinin uyarı görevini mecbur kılmaktadır. Bu yola uyun başka yollara uymayın. Enam 153 demek durumundadırlar.
5- Aziz ve rahim olan Allah tarafından indirilmiştir
Mekke müşrikleri Hz. Peygamber sav. e ‘bu kitabı sen uydurdun’ diyorlardı. Onların iftiralarını reddetmek üzere ilahi cevap bu ayetle gelmiştir. Vahyin kaynağı açıklanıyor.
O Kur’an yerleri ve gökleri yaratan tarafından parça parça indirildi. Şuara 192
Kur’an-ı Kerim her yönüyle beşer aklını ve gücünü aşar. İnsan üretimi olması mümkün değildir. Kitap indirmeye, peygamber göndermeye kadir olan sadece Allah-u Tealadır.Allah azze ve cellle Rasülüne adeta ’sen çok güçlü ve çok merhametli bir Allah’ ın elçisisin. Getirdiğin bu din, bu yol Allah kaynaklıdır’ demektedir.
Tüm Kur’an, Allah’ın güçlü ve merhametli oluşunu anlatır. Yasin Suresi 4. ayette ise Kur’an’ı indiren Allah azze ve celle kendini aziz ve rahim olarak tanıtmıştır. Bütün celal sıfatlarını temsilen aziz oluşunu, bütün ikram ve ihsan sıfatlarını temsilen rahim oluşunu zikretmektedir.
Kur’an-ı Kerim aziz ve rahim Allah tarafından indirilmiştir.
Allah azizdir.
Aziz olması yenilme ihtimali olmayan, tam galibiyet sahibi, karşı gelinemez, mutlak güç ve egemenlik sahibi, yanılmaz, kendine muhalefet edenlerden intikam alan, emirlerine karşı konulamayan, kendisinden kaçıp kurtulanamayan, karşı gelenin yenileceği, hiç kimseden mihneti, beklentisi olmayan, kimsenin yardımına ihtiyacı olmayan, acaba ne derler diye kimsenin düşüncesini, hatırını veya onayını beklemeyen, kitabın indirilmesi ve peygamber gönderilmesine başkasının kadir olmadığı aziz Allah yüceler yücesidir.
Kur’an-ı Kerim aziz ve rahim Allah tarafından indirilmiştir.
Allah rahimdir.
Rahim olması, kullarına çok merhameti olması ile Kur’an-ı Kerim’i indiren Böylelikle nasıl yaşayacaklarını bilmeden, karanlıklar içinde bocalar vaziyette bırakmayan, Kullarına dünya ve ahrette başarıya ulaşmaları için yol gösterici, hayatlarını düzene sokan, nurlu ve hidayete erdiren kitap gönderen, Yanlışından vazgeçip pişman olanları affeden, onlara sukunet veren, giderek cennet veren Rahmet sahibi Allah yüceler yücesidir. İzzetinden sonra rahmet vasfını anıyor Rabbimiz. Merhametsiz bir güç haksızlık ve zulme götürür. Gücü olmayan bir merhametin ise yaptırımı olmaz. Aziz ve rahim gibi iki üstün sıfatı taşıyan bir kudret kitap indirebilir. Kullar için sevindirici bir diğer yön ise merhameti gazabını geçmiştir.
Allah insanlara değer vermektedir. Tıpkı indirdiği diğer nimetler gibi indirdiği ayetlerle de kullarına rahmet saçıyor.
Bu, Allah’ın izniyle, insanları güçlü ve övülmeye layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz kitaptır. İbrahim 1 Aziz ve rahim Allah kitabını özel bir şekilde tenzil ile yani parça parça indirmiştir. Kur’an-ı Kerim’i bir anda değil 23 senede yere, zamana, ihtiyaca göre peyderpey indirmiştir. Aziz ve rahim Allah’tan gelen vahiyle terbiye olanlar izzet ve merhamet sahibi olurlar. Hz. Peygamberin yolundan gitmek onun getirdiği kitabı insanlara götürmek olacaktır. Rabbimiz rahmetinin eseri olarak Kitabını kendi katından elimizin altına kadar indirmiştir. Hayatımıza, ilişkilerimize indirmek, yaygınlaştırmak durumundayız.
Yaşanan hayatın ötesine taşımamalıyız. Onu gündemden kaldırmak Kur’an-ı Kerim’i etkisizleştirmek demek olacaktır.
Hz Peygamber sav.
Şüphesiz Allah ilmi insanlardan çekip alıvermez. Lakin ilmi, alimleri almakla kaldırır. Nihayet hiçbir alim bırakmadığı zaman, insanlar bir takım cahilleri baş edinirler. Onlara sual sorulur, ilimsiz fetva verirler; bu suretle hem saparlar, hem saptırırlar. Müslim
Devamı nasipse yarın
Mehmet AKAR (Müstakil Gazete)
Sen hak yol üzerindesin. Sırat-ı mustakim üzerindesin.
Gerçek şu ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. Mu’minun 73
Peygamber sav. in yolu kıyamete kadar takip edilecek ve sonrasında cehennem üzerinden geçen sırat köprüsü ile devam edip kişiyi cennete ulaştıran yoldur.
Sırat-ı mustakim yani dosdoğru yol geometrik anlamda bir yol değil, manevi bir yoldur. Kötü ahlaklılara ‘gittiğin yol yanlış’ denmesi gibi . Sırat-ı mustakim üzerinde yürünüpte kişiyi cennete götüren, Kur’an ve sünnet ile oluşan, sınırlarını Allah azze ve cellenin ve Rasulullah sav. in belirlediği iyinin bizzat kendisi olan yoldur. Hedefe yani Allah’ın rızasına ulaştıran, üzerinde yamukluk olmayan, gereği gibi dosdoğru bir cadde, sağlam bir yoldur. Hayatın tümünde üzerinde olunan, namaz, oruç, zekat, ilim, davet, cihad.. ile gidilen Allah rızasının üzerinde olduğu yoldur. Peygamberlerin yolu, hidayete erdiren risalet yoludur. Hz. Peygamber sav. in itikat, ahlak, dava, amel, şeriat, anlayış, yaşam, gidişat ve uygulamalarıyla üzerinde olduğu dosdoğru bir yoldur. Bu hak ve hakikat yoludur. Bu İslam şeriatıdır. Sırat-ı müstakim denince Allah’ı birlemek yani tevhid inancı ve İslam’ın hükümlerinin hepsi anlaşılır. İslam demekle akla gelen her şey hatıra getirilir. Bu yol Kur’an ve sünnet ile oluşmuş bir yoldur. Ayet ve hadis bilgimiz arttıkça sırat-ı müstakim anlayışımızda artacak, derinleşecektir. Bu yol herkesin ihtiyacını giderebildiği, herkesin yapısına uyan bir yoldur. Kim bu yola girerse kurtulur. Bu yola girenler sonunda cennete varırlar.
İnsanı yanlış ve sapık yollara sevketmez. Bozulmayan, hükmü geçmeyen, çağa mekana göre değeri kaybolmayan bir yoldur. Bu yol sadedir. Karışıklık yoktur. Tartışmalar içinde boğulmak söz konusu değildir.
Sırat-ı Mustakim, sürekli okuduğumuz Fatiha Suresi 5. Ayetinde ‘bizi sırat-ı mustakime (dosdoğru yol) ilet’. şeklinde yer alır. Bu yola iletilmeyi her gün namazlarımızda Rabbimizden talep etmekteyiz.
Hz. Peygamber dosdoğru yol üzerindedir. Allah’a kul olmak isteyenler Hz. Peygamber sav. i bu yol üzerinde takip etmek durumundadırlar. Kendilerini sadece Kur’an’ın bağladığını düşünenler Hz. Peygamber sav. in yol göstericiliğinden, dosdoğru hayat yolunun her yerinde örnek oluşundan mahrum kalacaklardır.
Adem as. dan son peygamber Hz. Muhammed sav. e kadar bu dosdoğru yol hep var olmuş, kıyamete kadar da var olacaktır. Her peygamber dosdoğru yolun üzerindeki şeytani sapaklara dikkat çekmiştir.
Rasulullah sav. şöle buyurmuştur:
Allah, dosdoğru bir yolu size örnek verir. O yolun iki yanında duvarlar ve duvarlarda, üzerlerinden tutturularak sarkıtılmış perdelerle örtülü açık kapılar vardır. Yolun başında bir davetçi şöyle diyerek çağırır:
−Ey insanlar! Hepiniz bu yola koyulun ve sağa sola sapmayın!
Bir davetçi de yolun üzerinde çağırır ve sizden biri o kapılardan birini aralamak istediğinde şöyle der:
−Yazıklar olsun! Açma onu! Eğer açarsan oradan içeriye girersin. Bu yol, İslam’dır. Perdeler, Allah’ın koyduğu ölçülerdir. Açık kapılar ise Allah’ın haram kıldıklarıdır. Yolun başındaki davetçi, Allah’ın Kitabıdır. Yukarıdaki davetçi ise, Allah’ı hatırlatıcıdır ve her Müslümanın kalbinde bulunur’ buyurdu.”
Dosdoğru yolun başında insanları uyaran elçiler vardır. Allah’ın kulları bu yol içerisinde tutulmalıdır. Sapış noktalarında insanları uyarır. İnsanlar bu yol üzerinde iken şeytanın sözüne kulak verip alternatif yol tekliflerinden etkilenebilir, güdümüne girebilirler. Bu sapma konuları toplumdan topluma farklılık gösterebilir.
Yanlışta inat ve ısrarcılık sapıklığı iel bilinen toplumuna karşı Nuh as.ı, dünyada cennet arama sapmasına karşı Hud as. ı, dünyada sürekli kalma sapıklığı yaşayan Semud kavmine karşı Salih as. ı, cinsel sapma ile öne çıkan kavmine karşı Lut as. ı, ekonomi alanında sapan toplumuna karşı Şuayb as. ı bu dosdoğru yolun üzerindeki uyarıcılar olarak görmekteyiz. Bu sapıklıklar ve nicelerine karşı peygamberler uyarıcı konumundadır. Davetçiler Hz peygamber sav in izinde toplumu yanlışlara, sapmalara karşı uyarma görevini yerine getirmelidir.
İnsaların zevke dalıp gitmesi, paranın, eşyanın kölesi olması, cinsel ahlaksızlığın yaygınlaşması vb. her şey davetçinin uyarı görevini mecbur kılmaktadır. Bu yola uyun başka yollara uymayın. Enam 153 demek durumundadırlar.
5- Aziz ve rahim olan Allah tarafından indirilmiştir
Mekke müşrikleri Hz. Peygamber sav. e ‘bu kitabı sen uydurdun’ diyorlardı. Onların iftiralarını reddetmek üzere ilahi cevap bu ayetle gelmiştir. Vahyin kaynağı açıklanıyor.
O Kur’an yerleri ve gökleri yaratan tarafından parça parça indirildi. Şuara 192
Kur’an-ı Kerim her yönüyle beşer aklını ve gücünü aşar. İnsan üretimi olması mümkün değildir. Kitap indirmeye, peygamber göndermeye kadir olan sadece Allah-u Tealadır.Allah azze ve cellle Rasülüne adeta ’sen çok güçlü ve çok merhametli bir Allah’ ın elçisisin. Getirdiğin bu din, bu yol Allah kaynaklıdır’ demektedir.
Tüm Kur’an, Allah’ın güçlü ve merhametli oluşunu anlatır. Yasin Suresi 4. ayette ise Kur’an’ı indiren Allah azze ve celle kendini aziz ve rahim olarak tanıtmıştır. Bütün celal sıfatlarını temsilen aziz oluşunu, bütün ikram ve ihsan sıfatlarını temsilen rahim oluşunu zikretmektedir.
Kur’an-ı Kerim aziz ve rahim Allah tarafından indirilmiştir.
Allah azizdir.
Aziz olması yenilme ihtimali olmayan, tam galibiyet sahibi, karşı gelinemez, mutlak güç ve egemenlik sahibi, yanılmaz, kendine muhalefet edenlerden intikam alan, emirlerine karşı konulamayan, kendisinden kaçıp kurtulanamayan, karşı gelenin yenileceği, hiç kimseden mihneti, beklentisi olmayan, kimsenin yardımına ihtiyacı olmayan, acaba ne derler diye kimsenin düşüncesini, hatırını veya onayını beklemeyen, kitabın indirilmesi ve peygamber gönderilmesine başkasının kadir olmadığı aziz Allah yüceler yücesidir.
Kur’an-ı Kerim aziz ve rahim Allah tarafından indirilmiştir.
Allah rahimdir.
Rahim olması, kullarına çok merhameti olması ile Kur’an-ı Kerim’i indiren Böylelikle nasıl yaşayacaklarını bilmeden, karanlıklar içinde bocalar vaziyette bırakmayan, Kullarına dünya ve ahrette başarıya ulaşmaları için yol gösterici, hayatlarını düzene sokan, nurlu ve hidayete erdiren kitap gönderen, Yanlışından vazgeçip pişman olanları affeden, onlara sukunet veren, giderek cennet veren Rahmet sahibi Allah yüceler yücesidir. İzzetinden sonra rahmet vasfını anıyor Rabbimiz. Merhametsiz bir güç haksızlık ve zulme götürür. Gücü olmayan bir merhametin ise yaptırımı olmaz. Aziz ve rahim gibi iki üstün sıfatı taşıyan bir kudret kitap indirebilir. Kullar için sevindirici bir diğer yön ise merhameti gazabını geçmiştir.
Allah insanlara değer vermektedir. Tıpkı indirdiği diğer nimetler gibi indirdiği ayetlerle de kullarına rahmet saçıyor.
Bu, Allah’ın izniyle, insanları güçlü ve övülmeye layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz kitaptır. İbrahim 1 Aziz ve rahim Allah kitabını özel bir şekilde tenzil ile yani parça parça indirmiştir. Kur’an-ı Kerim’i bir anda değil 23 senede yere, zamana, ihtiyaca göre peyderpey indirmiştir. Aziz ve rahim Allah’tan gelen vahiyle terbiye olanlar izzet ve merhamet sahibi olurlar. Hz. Peygamberin yolundan gitmek onun getirdiği kitabı insanlara götürmek olacaktır. Rabbimiz rahmetinin eseri olarak Kitabını kendi katından elimizin altına kadar indirmiştir. Hayatımıza, ilişkilerimize indirmek, yaygınlaştırmak durumundayız.
Yaşanan hayatın ötesine taşımamalıyız. Onu gündemden kaldırmak Kur’an-ı Kerim’i etkisizleştirmek demek olacaktır.
Hz Peygamber sav.
Şüphesiz Allah ilmi insanlardan çekip alıvermez. Lakin ilmi, alimleri almakla kaldırır. Nihayet hiçbir alim bırakmadığı zaman, insanlar bir takım cahilleri baş edinirler. Onlara sual sorulur, ilimsiz fetva verirler; bu suretle hem saparlar, hem saptırırlar. Müslim
Devamı nasipse yarın
Mehmet AKAR (Müstakil Gazete)
Yasin Suresi Tefsiri- 3
Reviewed by Habersizim
on
09:29:00
Rating:

Hiç yorum yok: