AK Parti hükümetlerinin en büyük dış siyaset başarılarından bir tanesi, Suriye ve Irak'ta -adını koyalımkanlı bıçaklı olduğu İran devletiyle diplomatik münasebetleri en üst seviyede, ticari münasebetleri de uluslararası sistemin el verdiği ölçünün çok üstündeki bir seviyede tutabilmiş olmasıdır.
Uluslararası sistemin koyduğu tahditlerin kalkmasıyla beraber ticari ilişkilerin 'tavan yapması' işten bile değil; fakat ne yazık ki bu sahada İran'ın Türkiye'ye gizli-açık garezinden kaynaklanan ciddi sorunlar var. Türkiye ve İran hariciye yetkililerinin geçen salı günü Ankara'da gerçekleştirdikleri toplantıda doğalgaz meselesindeki anlaşmazlıkların çözülüp enerji işbirliğinin daha ileri noktalara taşınması ve kamyoncuların bitmeyen dertlerinin nihayet bitirilmesi gibi hususlarda "anlayış birliği"nin "ortaya çıktığını" duymaktan çok memnun olduk. Bununla beraber, İran'da halk oyuna dayanan hükümetin rasyonelliğinin, "mehdiyete" dayanma iddiasındaki "rehberlik" makamında hüküm süren Şii taassubuna ve bundan mütevellit Türkiye düşmanlığına galebe çalabileceğinden emin olamıyoruz.
İran devletiyle ciddi bir muarızlık ilişkisi içinde olduğumuz gerçeğini yadsımadan ve Suriye ile Irak'ta bunun gereğini yapmamız gerektiğine dair fikrimizi de koruyarak söylüyoruz: İran'la ticari/iktisadi ilişkilerin geliştirilmesinde, karşılıklı bağımlılığın arttırılmasında fayda. Bu sayede kavgaların kontrolden çıkması engellenebilir, her şeye rağmen kontrolden çıkmaları halinde de yeniden kontrol altına alınmaları kolaylaşabilir.
Rusya-Türkiye krizinin kontrolden çıkmamış olmasını büyük ölçüde karşılıklı bağımlılık ilişkisine borçlu olduğumuzu unutmayalım. Hülasa; Türkiye ve İran'ın halk oyuna dayalı hükümetlerinin yukarıda mezkûr gayretlerini takdirle karşılıyor ve Hamaney/Süleymani oligarşisinin bu çarka çomak sokmamasını ümit ediyoruz.
Uluslararası sistemin koyduğu tahditlerin kalkmasıyla beraber ticari ilişkilerin 'tavan yapması' işten bile değil; fakat ne yazık ki bu sahada İran'ın Türkiye'ye gizli-açık garezinden kaynaklanan ciddi sorunlar var. Türkiye ve İran hariciye yetkililerinin geçen salı günü Ankara'da gerçekleştirdikleri toplantıda doğalgaz meselesindeki anlaşmazlıkların çözülüp enerji işbirliğinin daha ileri noktalara taşınması ve kamyoncuların bitmeyen dertlerinin nihayet bitirilmesi gibi hususlarda "anlayış birliği"nin "ortaya çıktığını" duymaktan çok memnun olduk. Bununla beraber, İran'da halk oyuna dayanan hükümetin rasyonelliğinin, "mehdiyete" dayanma iddiasındaki "rehberlik" makamında hüküm süren Şii taassubuna ve bundan mütevellit Türkiye düşmanlığına galebe çalabileceğinden emin olamıyoruz.
İran devletiyle ciddi bir muarızlık ilişkisi içinde olduğumuz gerçeğini yadsımadan ve Suriye ile Irak'ta bunun gereğini yapmamız gerektiğine dair fikrimizi de koruyarak söylüyoruz: İran'la ticari/iktisadi ilişkilerin geliştirilmesinde, karşılıklı bağımlılığın arttırılmasında fayda. Bu sayede kavgaların kontrolden çıkması engellenebilir, her şeye rağmen kontrolden çıkmaları halinde de yeniden kontrol altına alınmaları kolaylaşabilir.
Rusya-Türkiye krizinin kontrolden çıkmamış olmasını büyük ölçüde karşılıklı bağımlılık ilişkisine borçlu olduğumuzu unutmayalım. Hülasa; Türkiye ve İran'ın halk oyuna dayalı hükümetlerinin yukarıda mezkûr gayretlerini takdirle karşılıyor ve Hamaney/Süleymani oligarşisinin bu çarka çomak sokmamasını ümit ediyoruz.
Türkiye-İran münasebetleri
Reviewed by Habersizim
on
14:33:00
Rating:

Hiç yorum yok: