Suriye meselesine metafizik bir bakış

Önceki gün gazetemizin başyazısında Hakan Albayrak, Suriye meselesinde Türkiye’nin neler yaptığını, neleri yapamadığını özetledi. Hakan Albayrak, ilk günden itibaren aynı tezi işledi.
“Gerekiyorsa muhalifler dişlerine kadar silahlandırılmalı!..”
Buna mukabil, “çok da ‘şey’ etmeyelim” diyen ve hatta neye mal olursa olsun Esed’le uzlaşmayı öneren İslamcılar (!) da oldu.
Bu hususta, İslamcıların haricinde kalan unsurların yaklaşımlarına değinmeyeceğim bile zira tamamı, zalimden ve zulümden yanaydı.
Zaman zaman Suriye meselesine temas eden kimi kalemler; “biz demedik mi?” anlamına gelen yazılar yazdılar, sanki çok matah önerilerde bulunuyorlarmış gibi.
Açık söylemek gerekirse bu görüş sahipleri çoğunlukla, Erdoğan’ın gereksiz bir biçimde Davutoğlu’nun etkisinde kaldığını ihsas ettiren cümleler sıkıştırdılar o çok da matah olmayan önerilerinin arasına.
Bugün geldiğimiz nokta, mezkûr zevat kabullense de kabullenmese de, Hakan Albayrak’ın yüzde yüz haklı olduğunu ortaya koymuştur.
Başlangıçta hiç kimsenin öngöremediği ABD-Rusya-İran-Esed-PYD ve hatta DEAŞ ittifakı, Türkiye’nin temkinli olması gerektiği yönünde ileri sürülen tezlerin, stratejik derinlikten ne denli yoksun olduğunun da kanıtı niteliğindeydi.
Hayır, ben meselenin strateji, falan filan yönüne değinmeyeceğim.
“Allah’ın tarihe müdahil olduğu gerçeğini” unutan yahut hesap dışı tutan yaklaşımların yanılgılarına işaret etmekle yetineceğim.
Bir anlamda, Bedir’de ‘meleklerin Müslümanları desteklediği’ hakikatini göz ardı eden, unutan, hesap dışı tutan hazin çelişkiye... Türkiye, Suriye meselesinde ‘yarım’ denebilecek sorumluluk üstlendi, karşılığında; eğer yapılması gerekeni bihakkın yapmış olsaydı, elde edeceği büyük mükâfatın, ancak yarısını alabildi.
Ne mi demek istiyorum?
Şunu!
Bu memleket, ‘Gezi’ kalkışmasını, yaptığı bu ‘nim’ iyilik sayesinde kazasız belasız atlatmıştır!
Sonradan müttefik olan şer güçlerin basiretini bağlayan dualar sayesinde yani...
Sadece ‘Gezi’yi mi?
Tabii ki, hayır!
Beynelmilel bir yıkım projesi olan 17-25 Aralık darbe girişimlerini de küçük sıyrıklarla atlatabilmesinin arkasında, mezkûr iyilik ve dualar vardır.
Bu süreçlerde bilip bilmediğimiz onlarca kötülük teşebbüsü, hangi rasyonel önlemlerle engellendi sahi?
7 Haziran’da adeta; “silkelenip kendinize gelin” mealindeki şefkat tokadı ve akabinde husule gelen nimetin, fevkalade seçim çalışmalarının tabii bir neticesi olduğunu mu sanıyorsunuz?
Peki ya, Türkiye’nin bütün bu olumsuzluklara rağmen müthiş bir sıçrama yaparak refah ve gelişmişlik düzeyini birkaç kat arttırmasına ne buyrulur?
Ve daha bir sürü şey...
Evet, normal şartlarda bir memleketi en az 100 yıl geriye götürecek şer teşebbüslerinin akamete uğramasının yanında hâlâ çok iyi şeylerden bahsedebiliyorsak, bunu ‘yarım kalan’ iyiliklerimize borçluyuz.
Kredinin tükenip tükenmediği hususuna gelince...
Hiçbir fikrim yok!
Doğrusunu Allah bilir.
Suriye meselesine metafizik bir bakış Suriye meselesine metafizik bir bakış Reviewed by Habersizim on 10:08:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: