Tunus'un devrimden sonraki ilk cumhurbaşkanı (2011-2014) olan Munsif Marzuki, Türkiye'nin maruz kaldığı terörist saldırıları şöyle yorumluyor: "Türkiye, Sykes-Picot anlaşmasında kendisine biçilen 'itaatkarlık' rolünü aşarak rol modeli oldu. Türkiye, iki milyondan fazla Suriyeliye desteğinden ve onları korumasından; Arap Baharı'na, özellikle de askeriye ve güvenlik konularında Tunus'a verdiği her türlü destekten; ekonomik ve sosyal alanlardaki başarısından ve büyük devletlerle yarışmasından dolayı cezalandırılmak amacıyla terör saldırıları aracılığıyla hedef alındı." (Bkz. Marzuki'nin Facebook sayfası)
Demek ki bu hakikat, ta Tunus'tan bakılarak -hem de laik gözle bakılarak- bile görülebiliyormuş. Marzuki'yi Türkiye'de davet edip üniversite üniversite gezdirelim; 'bildirici akademisyenlere' Türkiye dersleri versin! Bir ders de bizden. Sykes-Picot anlaşmasında Türkiye'ye biçilen rol, en 'veciz' ifadesini Mustafa Kenal'in şu sözlerinde bulmuştur: "... düşmanlarımızın adedini ve üzerimize yaptıkları baskıları artırmaktansa, hadd-i tabiîye, hadd-i meşrûa rücû edelim. Haddimizi bilelim." Yeni Türkiye'nin liderleri ise şöyle konuşuyorlar:
"Kimse bizi terörle 'terbiye' etmeye kalkmasın!" Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dediği gibi "100 yıllık parantezi kapatıyoruz" ve bu hiç kolay olmuyor tabii. Dünya siyaset sahnesine başrol oyuncusu olarak dönüşümüzü hazmedemeyen uluslararası sistem ağaları bizi sahneden indirmek veya figüran rolüne razı etmek için ellerinden gelen her pisliği yapıyorlar. Onlara boyun eğmek de bir tercihtir; Yeni Türkiye'nin tevessül etmediği bir tercih.
Demek ki bu hakikat, ta Tunus'tan bakılarak -hem de laik gözle bakılarak- bile görülebiliyormuş. Marzuki'yi Türkiye'de davet edip üniversite üniversite gezdirelim; 'bildirici akademisyenlere' Türkiye dersleri versin! Bir ders de bizden. Sykes-Picot anlaşmasında Türkiye'ye biçilen rol, en 'veciz' ifadesini Mustafa Kenal'in şu sözlerinde bulmuştur: "... düşmanlarımızın adedini ve üzerimize yaptıkları baskıları artırmaktansa, hadd-i tabiîye, hadd-i meşrûa rücû edelim. Haddimizi bilelim." Yeni Türkiye'nin liderleri ise şöyle konuşuyorlar:
"Kimse bizi terörle 'terbiye' etmeye kalkmasın!" Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dediği gibi "100 yıllık parantezi kapatıyoruz" ve bu hiç kolay olmuyor tabii. Dünya siyaset sahnesine başrol oyuncusu olarak dönüşümüzü hazmedemeyen uluslararası sistem ağaları bizi sahneden indirmek veya figüran rolüne razı etmek için ellerinden gelen her pisliği yapıyorlar. Onlara boyun eğmek de bir tercihtir; Yeni Türkiye'nin tevessül etmediği bir tercih.
Mustafa Kemal: "Hadd-i tabiîye rücû edelim. Haddimizi bilelim."
Reviewed by Habersizim
on
14:41:00
Rating:

Hiç yorum yok: